Türkiye'nin ormanları, yalnızca doğal yaşamın değil; su kaynaklarının, biyolojik çeşitliliğin ve iklim dengesinin de en önemli güvenceleri arasında yer alıyor. Ancak son yıllarda artan orman yangınları, kuraklık, iklim değişikliğinin etkileri ve insan kaynaklı baskılar, yeşil alanların geleceğine ilişkin endişeleri de beraberinde getiriyor.
Uzmanlar, orman varlığının korunmasının yalnızca ağaç dikmekle sınırlı olmadığını; bilimsel ormancılık uygulamalarından etkin yangın yönetimine, orman köylüsünün desteklenmesinden sürdürülebilir çevre politikalarına kadar pek çok başlığın bir arada ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
Gelecek nesillere daha güçlü ve sağlıklı ormanlar bırakabilmek için bugünden atılacak adımların büyük önem taşıdığı belirtilirken, Türkiye'nin ormanlarının geleceğine ilişkin değerlendirmeler de kamuoyunda yakından takip ediliyor.
Gelecekte Türkiye’nin orman varlığında nasıl değişimler beklenildiğine ilişkin Öz Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, Türkinform Haber Sitesi’ne özel değerlendirmelerde bulundu.
“ORMAN İŞÇİSİNİN SAHADAKİ VARLIĞI ARTIRILIRSA TÜRKİYE ORMAN VARLIĞINI KORUYABİLİR VE GELİŞTİREBİLİR”
Önlem alınabileceğini, bilimsel ormancılığın güçlendirileceğini, orman köylüsünün destekleneceğini ve orman işçisinin sahadaki varlığının artırılırsa, Türkiye’nin orman varlığını koruyabileceğini ve geliştirebileceğini kaydetti.
BAZI BÖLGELERDE CİDDİ KAYIPLAR YAŞANABİLİR UYARISI
Öz Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, ancak iklim krizi, plansız kentleşme, yangınlar, kuraklık ve insan baskısının dikkate alınmazsa bazı bölgelerde ciddi kayıplar yaşanabileceğini belirtti.
“BUGÜNDEN DAHA PLANLI, DAHA DİSİPLİNLİ VE DAHA UZUN VADELİ HAREKET ETMELİYİZ”
“Türkiye’nin güçlü bir ormancılık birikimi var” diyen Aslan, şöyle devam etti:
“Bu ülkenin orman işçisi, mühendisi, teknik personeli, köylüsü büyük bir tecrübeye sahip. Fakat geleceği korumak için bugünden daha planlı, daha disiplinli ve daha uzun vadeli hareket etmeliyiz”




