Türkiye’de su kaynaklarının korunması ve yönetimine ilişkin hazırlanan Ulusal Su Planı (2026-2035), Cumhurbaşkanlığı kararıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Plan kapsamında 8 hedef, 31 strateji ve 141 eylem belirlenirken, uygulama ve izleme sürecinin Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütüleceği açıklandı.
TÜRKİYE'NİN ULUSAL SU PLANI DEVREDE
Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi amacıyla hazırlanan Ulusal Su Planı (2026-2035), 14 Mart 2026 tarihli ve 33196 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla yürürlüğe girdi. Daha önce 2019 yılında yayımlanan birinci planın ardından hazırlanan yeni plan, su kaynaklarının korunması, iklim değişikliğine uyum, su verimliliğinin artırılması ve bütüncül su yönetimi yaklaşımının güçlendirilmesini kapsayan stratejik bir politika belgesi olarak hazırlandı. Planın uygulanması Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek, üst düzey koordinasyon ise Ulusal Su Kurulu tarafından sağlanacak.
SPD BAŞKANI DURSUN YILDIZ PLANI DEĞERLENDİRDİ
Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, planın kurumsal yapıya ilişkin belirsizlikler içerdiğini belirterek, “Su kaynaklarının yönetiminde birçok kurum ve kuruluşun görev,yetki ve sorumluluğa sahip olması ,etkili ve uyumlu bir yönetim sürecini gerektirmektedir.Bununla birlikte su konusunun yanısıra farklı görev ve sorumlulukları bulunan kurumların farklı planlama ve yatırım öncelikleri su kaynaklarının planlanması ve yönetim süreçlerini aksatabilmektedir. Bu doğrultuda kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır” dedi.
Yıldız, planın kurumsal ve yasal yapının güçlendirilmesi hedefini içerdiğini ancak bu yapının hangi kurumları kapsadığına ilişkin açık bir tanım bulunmadığını ifade etti.
HAVZA ÖLÇEĞİNDE YAPI EKSİKLİĞİ VE KOORDİNASYON UYARISI
Plan kapsamında İl Su Kurulları ve Havza Su Kurullarının görev yapacağı belirtilirken, havza ölçeğinde açık ve güçlü bir kurumsal yapının tanımlanmadığı ifade edildi. Yıldız, “Planda belirtilen hedef,strateji ve eylemlerin sistematik olarak gerçekleşebilmesi için özellikle havza ölçeğinde kurumsal bir sistem yapısı tanımlanmış değildir” dedi.
Yıldız ayrıca mevcut yaklaşımın sınırlarına dikkat çekerek, “Mevcut kurumlar arasında koordinasyonun güçlendirilmesi, etkisiz ve yetersiz kalabilir” dedi.
Havza düzeyinde planlama, uygulama ve denetim süreçlerini yürütecek kurumsal yapının net şekilde ortaya konulmadığı belirtilirken, yalnızca kurumlar arası koordinasyonun artırılmasına dayalı modelin yeterli olmayabileceği ifade edildi.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE VERİ ALTYAPISI
Planın dikkat çeken başlıklarından biri de su yönetiminde dijital dönüşüm oldu. Ulusal Su Bilgi Sistemi, Ulusal Su Kaynakları Coğrafi Yönetim Sistemi ve Türkiye Sayısal Su Kaynakları Altlığı gibi projelerin plan kapsamında yer aldığı açıklandı.
Bu alandaki gelişmelere ilişkin Yıldız, “Su kaynakları yönetiminde düzenli ve güncel veri üretilmesine ilişkin teknolojik altyapının iyileştirilmesi ve akıllı su yönetimi için iş ve dijital ekosistemin geliştirilmesi ile yaygınlaştırılması stratejileri”nin uygulanmasının önem taşıdığını belirtti.
SUYUN FİYATLANDIRILMASI
Ulusal Su Planı’nda suyun fiyatlandırılması konusu da yer aldı. Plan kapsamında oluşturulan komisyonun, su ve atıksu hizmetlerinin tam maliyet esasına göre düzenlenmesine yönelik çalışmalar yürüttüğü bildirildi.
Yıldız, bu konuda “Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün gündemindeki Su Piyasası Düzenleme Kurulu ve Su Ajansı gibi yeni yapılarla suyun ticarileşmesi ve bir insan hakkı olarak kabul edilmesinden uzaklaşılması riski ortaya çıkabilecektir” ifadelerini kullandı.
SU-ENERJİ-GIDA BAĞLANTISI PLANDA YER ALIYOR
Planın hedefleri arasında su, enerji, gıda ve ekosistem ilişkisini temel alan bağlantısallık yaklaşımı da yer aldı. Bu kapsamda tarımsal üretimin suya göre planlanmasına yönelik hedefler de belirlendi.
Yıldız, planın katılımcılık ilkesine yer verdiğini ancak bu alanın yasal güvence ile desteklenmesine yönelik açık bir düzenleme bulunmadığını ifade etti.
PLAN İKİ YILDA BİR GÜNCELLENECEK
Ulusal Su Planı’nın uygulanma sürecinin Ulusal Su Kurulu tarafından izleneceği ve elde edilen sonuçlara göre planın iki yılda bir güncelleneceği açıklandı.

PLANDAKİ HEDEFLER GERÇEKLEŞİR Mİ?
Yeni Ulusal Su Planı’nın önceki plana kıyasla daha kapsamlı olduğu, teknolojik gelişmeler ile su yönetimindeki yenilikçi yaklaşımları daha fazla içerdiği belirtildi. Bu kapsamda planda yer alan hedef, strateji ve eylemlerin birinci su şurasında alınan kararlarla uyumlu olduğu ifade edildi.
Dursun Yıldız, planın uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde “Ancak Planda belirtilen hedef,strateji ve eylemlerin sistematik olarak gerçekleşebilmesi için özellikle havza ölçeğinde kurumsal bir sistem yapısı tanımlanmış değildir” dedi.
Yıldız, su yönetiminde görevli kurumların yapısına dikkat çekerek “Planda Su Kurullarında alınan kararların ulusal ve yerel düzeyde uygulanması ve takibinin, Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda su yönetiminde yer alan 11 Bakanlığa bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacağı belirtilmiştir. Bu durumda su yönetiminde çokbaşlı çok parçalı yapının devam edeceği görülmektedir” ifadelerini kullandı.
Yıldız, havza ölçeğinde uygulamaya ilişkin değerlendirmesinde “Türkiy’da son 10 yıldır nehir havzası ölçeğinde bütünleşik,katılımcı,şeffaf bir su yönetimine geçiş için birçok plan hazırlamıştır. Bu planların uygulanarak havza ölçeğinde su ve atıksu hizmetlerinin etkinliğinin sağlanmasının Havza Su Kurulları ile gerçekleştirilebilmesi zor görülmektedir. Bunun için nehir havzası ölçeğinde etkin bir kurumsal yapıya ihtiyaç vardır” dedi.
Planda yer alan sulama yapılarıyla ilgili olarak Yıldız, “Planda yer alan sulama birlikleri ,sulama kooperatifleri ve halk sulamalarının tek çatı altında toplannması birlikteliği sağlayabilir. Ancak daha çok yeraltısuları yönetimi ile ilgili olan sulama kooperatiflerinin ortaklık yapısını ortadan kaldıracağı için sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Yeraltısuyu yönetimi gibi çok stratejik bir alanda katılımcılığın azaltılmasına neden olabilir” ifadelerini kullandı.





