Ücretli öğretmen olarak görev yaptığı dönemde yaşadıklarını anlatan kadın, mesleğe ilk başladığı dönemde ders programında ismine yer verilmediğini söyledi. Kadın, “Mesleğe ilk başladığımda ders programına tam 3 ay boyunca adımı yazmadılar. Diğer kadrolu hocaların isimleri yazılırken benim ismimi yazmıyorlardı. Branşımı yazıyorlardı onun yerine” ifadelerini kullandı.
Bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirten kadın, ücretli öğretmen olarak görev yapan kişilerin kadrolu öğretmenlerden farklı bir muamele gördüğünü dile getirdi.
“DIŞ KAPININ DIŞ MANDALI OLARAK GÖRÜLÜYORDUK”
Görev yaptığı süre boyunca ücretli öğretmenlere yönelik yaklaşımı gözlemlediğini belirten kadın, okullarda ücretli öğretmenlerin yeterince dikkate alınmadığını savundu. Kadın, “Ücretli öğretmenler okullarda ne yazık ki dış kapının dış mandalı olarak görülüyorlardı” dedi.
Özellikle okul, öğrenci ve velilerle ilgili konularda kendisine bilgi verilmediğini söyleyen kadın, bu durumun mesleki açıdan kendisini dışlanmış hissettirdiğini ifade etti.

“KONUŞULANLARI BENİM ANLAMAMAM İÇİN KISIK SESLE KONUŞURLARDI”
Kadın, öğretmenler arasındaki bazı konuşmalara kendisinin dahil edilmediğini de ileri sürdü. Okulla, öğrencilerle veya velilerle ilgili konuların kendisine anlatılmadığını belirten kadın, “Okulla ilgili, öğrenciyle ilgili ya da veli ile ilgili bir konu olduğu zaman bunu bana kesinlikle anlatmıyorlardı” diye konuştu.
Bazı öğretmenlerin kendi aralarında konuşurken özellikle seslerini alçalttığını söyleyen kadın, “Konuşulanları benim anlamamam için çok kısık bir sesle kendi aralarında konuşurlardı” ifadelerini kullandı.
“NEREYE KADAR ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK YAPABİLİRSİN?”
Yaşadığı süreçte kendisine yönelik dikkat çekici bir soru sorulduğunu da anlatan kadın, bir kadrolu öğretmenin kendisine “Ne yapmayı düşünüyorsun? Nereye kadar ücretli öğretmenlik yapabilirsin?” dediğini aktardı. Bu sözlerin, ücretli öğretmenlik yapanların meslekte geçici ve daha düşük konumda görüldüğü yönündeki düşüncesini güçlendirdiğini belirten kadın, atama konusunun bazı kişiler tarafından hayatın merkezine konulduğunu savundu.

“ATANMAMAYI DÜNYANIN SONU GİBİ ZANNEDİYORLAR”
Kadın, öğretmenlikte kadrolu olarak atanmanın kişiyi otomatik olarak daha mutlu bir hayata kavuşturmadığını savunarak, kendisine yönelik bakış açısını eleştirdi. “Yani atanmamayı dünyanın sonuymuş gibi zannediyorlar” diyen kadın, ardından kadrolu öğretmenlere yönelik şu ifadeleri kullandı:
“Siz atandınız da ne oldu? Hayat sizin için toz pembe mi oldu? Dünyanın en mutlu insanı mısın?”
Ücretli öğretmenlik yaptığı dönemde yaşadığını belirttiği bu deneyimleri paylaşan kadın, okullarda ücretli ve kadrolu öğretmenler arasındaki ayrımın öğretmenlerin çalışma ortamını ve motivasyonunu etkilediğini dile getirdi. Kadının açıklamaları sosyal medyada gündem oldu.





