Gazeteci Alican Uludağ’ın “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla tutuklanmasının ardından dosyaya ilişkin hukuki tartışmalar büyüyor. Uludağ’ın avukatı Abbas Yalçın, sürecin hem yetki hem de tutuklama gerekçesi bakımından ciddi hukuka aykırılıklar içerdiğini belirterek TÜRKİNFORM’a kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?
Abbas Yalçın, sürecin 19 Şubat’ta yapılan bir sosyal medya paylaşımıyla başlatıldığını ancak dosyanın daha sonra genişletildiğini söyledi.
“Alican 18 yıldır Ankara’da yaşayan ve görevini Ankara adliyelerinde sürdüren bir yargı muhabiridir. 19 Şubat’ta Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bir basın açıklamasını alıntılayarak değerlendirme yaptı. İlk olarak TCK 301 kapsamında ‘yargı organlarını aşağılama’ iddiasıyla soruşturma açıldı. Ancak bu suç izne tabi olduğu için süreç ilerlemeyince, geriye dönük 2025 yılına ait 22 ayrı paylaşım dosyaya eklendi.”
Yalçın, bu aşamada dosyanın TCK 299 (Cumhurbaşkanına hakaret) ve TCK 217/A (halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma) kapsamında genişletildiğini ifade etti.
“PAYLAŞIMLARIN TAMAMI 2025 YILINA AİT”
Tutuklama sevk yazısında suç tarihinin 19 Şubat 2026 olarak gösterildiğini belirten Yalçın, dosyadaki içeriklerin tamamının 2025 yılına ait olduğunu vurguladı.
“Dayanak yapılan paylaşımların en yenisi yaklaşık dört ay öncesine ait, bazıları bir yıl öncesine dayanıyor. Bir yıl boyunca Cumhurbaşkanının avukatları tarafından herhangi bir şikâyet yapılmamış. Ankara’daki savcılıklar da bu paylaşımlar nedeniyle soruşturma açmamış. Buna rağmen İstanbul’da ve üstelik bir terör savcısı tarafından re’sen soruşturma başlatılıyor.”
“TERÖR SUÇU YOK AMA DOSYA TERÖR SAVCILIĞINDA”
Yalçın, dosyanın terör savcılığı tarafından yürütülmesini de eleştirdi:
“Savcıya açıkça sorduk: ‘Müvekkiliniz terör suçu ile mi suçlanıyor?’ Hayır. Terör isnadı yok. Buna rağmen dosya terör savcılığında yürütülüyor. Bunun hukuki bir açıklaması yok.”
Soruşturmanın İstanbul’da yürütülmesine ilişkin gerekçenin Cumhurbaşkanı’nın ikamet adresi olduğunu belirten Yalçın, bunun yeterli bir hukuki dayanak oluşturmadığını savundu.
“Cumhurbaşkanı yılın büyük bölümünü Ankara’da geçiriyor ve görevini oradan icra ediyor. Buna rağmen İstanbul yetkili gösteriliyor. Bu yaklaşım hukuken tartışmalıdır.”
“DELİL KARARTMA VE KAÇMA ŞÜPHESİ GEREKÇESİ İNANDIRICI DEĞİL”
Tutuklama gerekçelerine de değinen Yalçın, dosyada toplanacak veya karartılacak bir delil bulunmadığını söyledi.
“Paylaşımlar zaten dosyada. Toplanacak başka bir delil yok. Buna rağmen ‘delil karartma’ gerekçesi gösteriliyor. Kaçma şüphesi ise evinde yakalanmış olması üzerinden kuruluyor. Müvekkilim hâkimlik sorgusunda ‘Vize bile almıyorum, kaçtı denmesin diye başvuru yapmıyorum’ dedi. Buna rağmen kaçma şüphesinden söz edilmesi kabul edilemez.”
“PAYLAŞIMLAR HABER VE RESMİ BELGELERE DAYANIYOR”
Abbas Yalçın, müvekkilinin paylaşımlarının olgusal temele dayandığını belirterek şunları söyledi:
“Alican’ın paylaşımlarının tamamı yaptığı haberlere, yargı kararlarına ve resmi açıklamalara dayanıyor. Somut olarak hangi paylaşımın hakaret içerdiği ya da hangi bilginin yanıltıcı olduğu ortaya konulamıyor. Biz bu içeriklerin hiçbirinde hakaret görmüyoruz.”
“TUTUKLAMA KARARINA İTİRAZ EDECEĞİZ”
Yalçın, tutuklamanın hem ölçüsüz hem de hukuka aykırı olduğunu savunarak karara itiraz edeceklerini açıkladı.
“Bu soruşturmanın hiç açılmaması gerekirdi. Bu tutuklamanın hiç olmaması gerekirdi. Ama olacaksa da bu şekilde olmamalıydı. Tüm işlemlerin hukuka aykırı olduğunu düşünüyoruz ve gerekli hukuki başvuruları yapacağız.”
Uludağ’ın tutukluluğunun sürmesi halinde Ankara’daki bir cezaevine naklin mümkün olduğunu belirten Yalçın, ailesinin Ankara’da yaşadığını hatırlattı:
“İki çocuğu ve eşi Ankara’da. Ailesinin yüzlerce kilometre yol katederek İstanbul’a gelmek zorunda bırakılması hem kendisi hem ailesi açısından açık bir mağduriyet yaratıyor.”

“SUSMAYACAĞIM” MESAJI
Alican Uludağ’ın hâkimlik ifadesinde, “Halka asla yalan söylemedim. İşimi doğru yaptım. Bundan geri adım atmayacağım, susmayacağım” dediğini aktaran Yalçın, sürecin basın ve ifade özgürlüğü açısından da yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.








