Bayram dönemlerinde artan sosyal temas ve harcama beklentileri, ekonomik zorluk yaşayan bireyler üzerinde psikolojik baskıyı artırabiliyor. Uzmanlar, bu süreçte ortaya çıkan kıyaslama duygusunun stres, kaygı ve içe kapanma gibi sonuçlara yol açabileceğini belirtiyor. Konuya ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulunan Psikolog Kerem Gümüş, bayramların giderek ‘harcamak’ ve ‘gösteriş’ üzerinden anlamlandırılan bir sürece dönüştüğüne dikkati çekti.

“BAYRAMIN ÖZÜ BİRLİKTE HİSSEDEBİLMEK”
Gümüş, insan ruhunu iyileştiren temel şeyin maddi hediyeler değil, birlikte hissedebilmek, anlaşılmak ve sıcak bir bağ kurabilmek olduğunu söyledi.
Aynı sofrada huzurla oturmanın, içten bir sohbetin ve samimi bir sarılmanın maddi hiçbir karşılığının olmadığını vurgulayan Gümüş, bayramların özünün bu manevi bağlarda saklı olduğunu belirtti.
“BAYRAM BEKLENTİ BASKISINA DÖNÜŞMEMELİ”
Günümüz insanının bazen bayramın ruhunu değil, toplumsal beklentileri taşımak zorunda hissettiğini söyleyen Gümüş, bu durumun kişiyi hem zihinsel hem de duygusal olarak yorduğunu vurguladı.
Gümüş, bayramların kusursuz görünme yarışı değil, birbirine iyi gelebilme hali olduğunu vurgulayarak, bireylerin kendilerini ekonomik ya da sosyal kıyas baskısı altında hissetmemeleri gerektiğini ifade etti.





