ABD'de Montefiore Einstein Kapsamlı Kanser Merkezi ve Colorado Üniversitesi Kanser Merkezi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışma, solunum yolu enfeksiyonlarının kanser hücreleri üzerindeki etkilerini laboratuvar ortamında inceledi. Nature dergisinde yayımlanan araştırmada, meme kanseri geçirmiş ve akciğerlerinde uykuda kanser hücreleri barındıran fareler grip ve Covid-19'a benzer virüslere maruz bırakıldı. Gerçekleştirilen deneyler sonucunda, enfeksiyonların akciğerlerdeki uyuyan hücreleri aktive ederek yalnızca iki hafta içinde metastatik lezyonlara yol açtığı tespit edildi.
"GEÇMİŞTE KANSER TANISI ALMIŞ BİREYLERİN DAHA DİKKATLİ OLMALARI GEREKİYOR"
Araştırmayı yürüten bilim insanlarından Montefiore Einstein Kapsamlı Kanser Merkezi Kanser Enstitüsü Direktörü Dr. Julio Aguirre-Ghiso, elde edilen hücresel bulguların hastalar için ne anlama geldiğine değindi. Dr. Aguirre-Ghiso, "Bulgularımız, geçmişte kanser tanısı almış bireylerin grip ve benzeri enfeksiyonlara karşı daha dikkatli olmaları gerektiğini gösteriyor" dedi.
"VİRÜSLER BU KÖZLERİ YENİDEN ALEVLENDİREN RÜZGÂR GİBİ"
Colorado Üniversitesi Kanser Merkezi Yardımcı Direktörü ve araştırmanın kıdemli yazarı Dr. James DeGregori ise uyuyan tümörlerin tetiklenme mekanizmasını örnekleyerek anlattı. Dr. DeGregori, "Uyuyan kanser hücreleri terk edilmiş bir kamp ateşinde kalan közler gibidir. Solunum yolu virüsleri ise bu közleri yeniden alevlendiren rüzgâr gibi" ifadelerini kullandı.
"PANDEMİ DÖNEMİNDE KANSER ÖLÜMLERİNDE ARTIŞ OLDUĞUNA DAİR RAPORLAR VAR"
Tıp dünyası uzun süredir kronik inflamasyonun (iltihaplanma) uyuyan kanser hücrelerini yeniden aktif hale getirebileceği hipotezi üzerinde duruyordu. Yapılan bu araştırmada söz konusu hipotez desteklenirken, özellikle interlökin-6 (IL-6) adı verilen bağışıklık sistemi proteininin süreci tetikleyen ana faktör olduğu belirlendi. Dr. Aguirre-Ghiso, IL-6'yı hedef alan ilaçların enfeksiyon sonrası metastaz riskini azaltabileceğini belirterek, "Pandemi döneminde kanser ölümlerinde artış olduğuna dair gözlemsel raporlar, bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor" şeklinde konuştu.
"VİRÜSLERİN KANSERE ETKİSİ YENİ BİR KONU DEĞİL"
Northwell Staten Island Üniversitesi Hastanesi’nde görev yapan meme cerrahı Dr. Karishma Kollipara da solunum yolu enfeksiyonlarına karşı aşılama ve erken teşhisin klinik önemine dikkat çekti. Enfeksiyonların hızla tedavi edilmesinin kalıcı iltihapların zararlı etkilerini sınırlayacağını dile getiren Dr. Kollipara, "Virüslerin kansere etkisi yeni bir konu değil. Örneğin HPV’nin rahim ağzı kanserine, Helicobacter pylori bakterisinin ise mide kanserine yol açtığı biliniyor. Ortak nokta, inflamasyonun azaltılması" ifadelerine yer verdi.
ARAŞTIRMALAR FARKLI KANSER TÜRLERİ ÜZERİNDE DE DEVAM EDECEK
Dr. Aguirre-Ghiso ve ekibi, önümüzdeki süreçte yalnızca meme kanseri değil, diğer kanser türleri ve farklı organlardaki uyuyan hücreler üzerine de araştırmalarını sürdüreceklerini duyurdu. Tıbbi uzmanlar, solunum yolu enfeksiyonlarının uzun vadeli etkilerinin daha iyi anlaşılmasının hem hastalıkların önlenmesi hem de spesifik kanser tedavilerinin geliştirilmesi açısından büyük bir önem taşıdığını belirtiyor.




