Et fiyatlarındaki artış sadece kırmızı etle sınırlı değil. TÜİK raporları tavuk ve balık fiyatlarında da ortalama yüzde 300'lük bir artış olduğunu gösteriyor. Ancak bu oranlar, kırmızı etteki fiyat artışlarıyla kıyaslandığında nispeten daha sınırlı kaldı. Bu durum, tüketicinin yönünü beyaz et ve balığa çevirmesine neden oldu.
VATANDAŞ KIRMIZI ETTEN UZAKLAŞTI
Artan enflasyon, gıda ürünleri içinde en çok kırmızı eti etkiledi. Vatandaşın alım gücü yıllar geçtikçe düşerken, kırmızı et fiyatlarındaki artış dana ve kuzu etinin tadını unutan vatandaşın bu ürünleri satın almadaki gücünü daha da zayıflattı. Artık birçok vatandaş kırmızı eti yalnızca bayram ya da özel günlerde tüketebilir hale geldi. Kasapların önünden geçen pek çok kişi artık et fiyatlarına sadece uzaktan bakıyor.

SAĞLIKLI BESLENME ZORLAŞIYOR
Uzmanlara göre, kırmızı etin düzenli tüketilmesi vücudun ihtiyaç duyduğu bazı temel vitamin ve mineralleri karşılamak açısından önemli. Ancak fiyatların ulaştığı seviyeler, alt ve orta gelir grubundaki birçok ailenin sofralarından kırmızı eti çıkarmasına neden oldu. Bu durum, uzun vadede halk sağlığı açısından da risk oluşturabilir.
DAR GELİRLİ AİLELER PROTEİNSİZ KALIYOR
Dar gelirli aileler, etin yerine alternatif protein kaynakları arayışına girdi. Ancak baklagiller ve yumurta gibi seçeneklerde de fiyat artışları yaşanması, yeterli protein alımını zorlaştırıyor. Özellikle çocukların gelişim çağında kırmızı etten uzak kalması, gelecekte telafisi zor sağlık sorunlarına yol açabilir.
KASAPLARIN İŞİ DE ZORLAŞTI
Kasaplar da kırmızı et satışlarının ciddi oranda düştüğünü belirtiyor. Müşterilerin artık 1 kilogram yerine 100 gramlık alımlar yaptığı, hatta bazılarının sadece fiyat sorup gittiği ifade ediliyor. Bu durum, küçük esnafın da gelirini ciddi şekilde etkiliyor.




