Türk basınının en deneyimli isimlerinden Yalçın Bayer, yaklaşık 33 yıldır yazılarını kaleme aldığı Hürriyet Gazetesi'nden ayrıldı. Meslekte 64 yılı geride bıraktığını belirten Bayer, gazetesine veda ederken yalnızca kişisel bir ayrılığı değil, Türk basınının içinde bulunduğu tabloya ilişkin dikkat çeken eleştirileri de kamuoyuyla paylaştı. Hürriyet'te yayımlanmayan veda yazısında Bayer, son dönemde yaşanan yayın politikalarını sert ifadelerle eleştirdi.

"64 YILLIK MESLEK HAYATIMI GERİDE BIRAKTIM"

Veda yazısına gazetecilik serüvenini anlatarak başlayan Bayer, 1962 yılında üniversite eğitimi için İstanbul'a geldiğini, Cumhuriyet Gazetesi'nin Yurt Haberleri Servisi'nde muhabir olarak göreve başladığını anlattı. Gazetecilik kariyeri boyunca İlhan Selçuk, Turhan Selçuk ve Uğur Mumcu gibi Türk basınının önemli isimleriyle birlikte çalıştığını hatırlatan Bayer, Cumhuriyet'teki 29 yıllık görevinden, yönetimde yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle ayrıldığını ifade etti.

"KARABORSADAKİ GAZETECİ" OLMUŞTU

Cumhuriyet'ten ayrılmasının ardından Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazetelerinden teklif aldığını anlatan Bayer, o dönemde adının medya kulislerinde "karaborsadaki gazeteci" olarak anıldığını söyledi. Son kararını ise Ertuğrul Özkök ile Doğan Hızlan'ın ısrarı üzerine Hürriyet'ten yana kullandığını belirtti. Bayer, Hürriyet'in güçlü kadrosuna ve yıllarca süren ekip ruhuna vurgu yaparken, gazetenin geçmişteki kurumsal yapısını övgüyle anlattı.

"SANSÜR BENİ RAHATSIZ EDİYORDU"

Veda yazısının en dikkat çeken bölümü ise son dönemde yaşanan yayın müdahalelerine ilişkin ifadeleri oldu. Bayer, yazıların zaman zaman bilgi verilmeden yayından kaldırıldığını belirterek, "Son zamanlarda 'sansür' diye nitelendirilen uygulamalar beni rahatsız ediyordu. Sık sık haber verilmeden yazılar yayından çıkarılıyor, onların yerine başka haberler konuluyordu" ifadesini kullandı. Deneyimli gazeteci, bunun mesleki etik açısından kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Çocuklara ağır ceza çözüm mü? Hukukçudan dikkat çeken değerlendirme
Çocuklara ağır ceza çözüm mü? Hukukçudan dikkat çeken değerlendirme
İçeriği Görüntüle

"GENEL YAYIN YÖNETMENİNİN YETKİSİ AŞILIYORDU"

Bayer'in en dikkat çekici iddialarından biri de yayın kararlarına ilişkin oldu. Veda yazısında, bir televizyon yöneticisinin gazetenin genel yayın yönetmeninin yetkisini aşarak bazı yazıların yayımlanmamasına karar verdiğini öne süren Bayer, bu durumu gazetecilik bağımsızlığı açısından doğru bulmadığını dile getirdi. Yazıların, yazı işleri hiyerarşisinin dışında verilen talimatlarla sessizce yayından kaldırıldığını savunan Bayer, bunun basın etiği açısından kabul edilemeyeceğini söyledi.

"HÜRRİYET ÇEŞİTLİ SÖYLENTİLERLE DEĞERSİZLEŞTİRİLİYOR"

Gazetenin kurumsal yapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bayer, Hürriyet'in çeşitli söylentiler nedeniyle yıpratıldığını savundu. Deneyimli gazeteci, yıllarca Türkiye'nin en etkili gazetelerinden biri olan Hürriyet'in güçlü yapısını koruması gerektiğini belirterek, "Hürriyet yıkılmamalı, iyi ellerde liderliğini sürdürmelidir" ifadelerini kullandı.

ÇALIŞMA KOŞULLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Bayer, yalnızca yayın politikalarını değil, gazete çalışanlarının yaşadığı ekonomik sorunları da gündeme taşıdı. Veda yazısında; Toplu sözleşme sürecindeki belirsizlikler, maaş zamlarının açıklanmaması, yemek ücretlerinin aylarca ödenmemesi, piyasa ortalamasının altında kalan ücretler, çalışanlar arasındaki maaş dengesizlikleri gibi sorunların çalışanlar arasında huzursuzluğa neden olduğunu dile getirdi. Gazetenin siyasi baskılar nedeniyle iyi yönetilemediğinin konuşulduğunu da ifade eden Bayer, çalışanların sürekli belirsizlik içinde bırakıldığını savundu.

10 BİNE YAKIN YAZIYLA REKOR KIRDI

Yalçın Bayer, Hürriyet'te kaleme aldığı "Yeter Söz Milletin" köşesinde bugüne kadar yaklaşık 10 bin yazıya imza attığını belirtti. Bu rakamın yalnızca Türk basını için değil, dünya gazeteciliği açısından da çok ender görülebilecek bir başarı olduğunu ifade eden Bayer, köşe yazılarının gazetelerin lokomotifi olduğunu söyledi. Sayfa tasarrufu gerekçesiyle köşe alanlarının küçültülmesini ise doğru bulmadığını dile getirdi.

"BİR MÜCEVHER GİBİ HAZIRLANMALI"

Veda yazısında Hürriyet'in gazetecilik geleneğine de vurgu yapan Bayer, gazetenin her sayfasının büyük bir titizlikle hazırlanması gerektiğini belirtti. Deneyimli gazeteci, Hürriyet'i "bir kuyumcunun işlediği mücevher"e benzeterek, gazetenin geçmişte bu anlayışla hazırlandığını ifade etti.

OKURLARINA VEDA ETTİ

Yazısının sonunda meslek hayatı boyunca haksızlıkları dile getirmeyi görev bildiğini söyleyen Bayer, kamuoyuna, çalışma arkadaşlarına ve okurlarına teşekkür etti. "Azimli, ilkelerine bağlı ve saygılı olmaya çalıştım. Herkese selam ve saygılar…" diyen deneyimli gazeteci, yazısını tamamladı.

MEDYA DÜNYASINDA GENİŞ YANKI UYANDIRDI

Yalçın Bayer'in özellikle "sansür", yayın müdahaleleri ve çalışma koşullarına ilişkin açıklamaları, medya kulislerinde geniş yankı uyandırdı. Yaklaşık otuz yılı aşkın süredir Hürriyet'te yazan deneyimli gazetecinin ayrılığı, yalnızca bir köşe yazarının vedası olarak değil, Türkiye'de medya ortamına ilişkin dikkat çeken değerlendirmeleri içeren önemli bir açıklama olarak yorumlandı. Özellikle yayımlanmadığı belirtilen veda yazısında yer alan iddialar, basın özgürlüğü ve editoryal bağımsızlık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Kaynak: HABER MERKEZİ