Geleneksel terapilere ulaşmakta zorlanan binlerce kişi, artık ruhsal sorunlarını yapay zekâ destekli sohbet robotlarına anlatıyor. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bu dijital destek mekanizması, erişilebilirlik avantajı sunsa da uzmanlar bunun “sahte bir güven hissi” yaratabileceği konusunda uyarıyor.
GERÇEK TERAPİST BULAMAYANLAR ÇAREYİ SOHBET ROBOTLARINDA ARIYOR
Artan talep karşısında yetersiz kalan sistem, bireyleri alternatif çözümlere yönlendiriyor. Örneğin Kelly isimli genç bir kadın, devlet destekli terapiye erişemeyince Character.ai gibi platformlardaki yapay zekâ sohbet robotlarıyla her gün saatlerce konuştuğunu söylüyor.
"Gerçek biriyle konuşmak zorunda olmayınca daha rahat hissediyordum," diyen Kelly, bu dijital karakterlerin 7/24 ulaşılabilir oluşunun özellikle anksiyete atakları sırasında büyük fark yarattığını belirtiyor.
SOHBET ROBOTLARININ GİZLİ RİSKİ: SAHTE EMPATİ VE YANILTICI TAVSİYELER
Sohbet robotları her ne kadar destekleyici bir ses gibi davranmaya programlansa da, verilen tavsiyelerin zaman zaman zarar verici olduğu biliniyor. Nitekim Character.ai, 14 yaşındaki bir çocuğun bu platformdaki bir karaktere bağlandıktan sonra intihar etmesiyle açılan dava ile gündemde. Mahkeme dosyalarına göre sohbet robotu, çocuğun ölüm düşüncelerini "teşvik etmiş olabilir."
Uzmanlar, bu tür vakaların “kestirme yol” gibi görülen çözümlerin aslında ne kadar riskli olabileceğini açıkça ortaya koyduğunu belirtiyor.
ROBOT DESTEKLİ TERAPİ YETERLİ Mİ? UZMANLAR ŞÜPHELİ
Imperial College London’dan Prof. Hamed Haddadi’ye göre, sohbet robotları deneyimsiz terapistlere benzetilebilir. “Gerçek terapistler yalnızca söylediklerinizi değil, beden dilinizi, yüz ifadelerinizi, kıyafetlerinizi bile yorumlar.
Benzer şekilde, bazı uzmanlar sohbet robotlarının sizi uygulamada tutmak üzere ‘eğitildiğini’ ve bu nedenle riskli ifadeleri bile teşvik edici yanıtlarla geçiştirebileceğini öne sürüyor.
CHATBOTLAR RUHSAL DESTEK Mİ SUNUYOR, VERİ TOPLAMA ARACI MI?
Bir diğer tartışmalı konu da mahremiyet. Psikolog Ian MacRae, “Yapay zekâ ile konuşurken verdiğiniz bilgiler, ileride kötü niyetli amaçlarla kullanılabilir” diyerek uyarıyor. Üstelik bu uygulamaların pek çoğu, kullanıcı verilerini anonimleştirerek de olsa eğitim amacıyla analiz ediyor.
ALTERNATİF DESTEK ARAYANLARA NE KADAR GÜVENİLEBİLİR?
Nicholas isimli otizmli ve OKB hastası bir kullanıcı, Wysa adlı uygulamayı hayat kurtarıcı olarak tanımlıyor. “Gerçek bir terapiste ulaşamadım ama gecenin bir vakti biriyle konuşmak istediğimde hep oradaydı,” diyor. Wysa, moral bozukluğu, stres ve düşük yoğunluklu depresyon gibi durumlarda kullanıcılara nefes egzersizleri ve bilişsel davranış teknikleri öneriyor.
Ancak uygulama geliştiricileri bile sohbet robotlarının yalnızca "ilk adım" olarak görülmesi gerektiği görüşünde birleşiyor. Wysa CEO’su John Tench, “Yapay zekâ profesyonel terapinin yerini tutmaz ama ilk müdahale için etkili bir araç olabilir” diyor.
DİJİTAL TERAPİ: GELECEĞİN UMUDU MU, BUGÜNÜN YANILGISI MI?
Yapay zekâ ile dertleşmek, ruh sağlığına dair hizmetlerin eksik kaldığı yerlerde boşluğu kısmen dolduruyor olabilir. Ancak sohbet robotlarına fazla güvenmenin, yanlış bilgi ve sahte destek ile daha büyük sorunlara yol açabileceği de açık.
Bu gelişmeler, yeni teknolojilere etik, güvenlik ve denetim çerçevesinden yaklaşılması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Uzmanlar, "Yapay zekâdan destek almak kötü değil; ancak sınırları iyi çizilmeli, insanlar gerçek terapi ile yapay destek arasında farkı ayırt edebilmeli" uyarısında bulunuyor.





