Yapay zekânın iş hayatındaki kullanım alanları genişlerken işe alım süreçleri de bu dönüşümden payını alıyor. Şirketlerin adayların özgeçmişlerini değerlendirmek için kullandığı teknolojiler, CV hazırlarken dikkat edilmesi gereken kriterleri de değiştiriyor.
20 yılı aşkın süre ulusal ve uluslararası firmalarda insan kaynakları yöneticiliği yapan, İstanbul Arel Üniversitesi'nde 7 yıl Kariyer Merkezi Müdürlüğü görevini yürüten İnsan Kaynakları Danışmanı Sevgi Sönger, Türkinform'a yaptığı değerlendirmede yapay zekânın işe alım süreçlerine etkisini, ATS sistemlerini ve adayların iş ararken yaptığı hataları anlattı.
CV'NİZİ ARTIK İLK OLARAK BİR SİSTEM OKUYABİLİR
Teknolojiyi aktif kullanan şirketlerde işe alım süreçlerinin ön eleme aşamasında yapay zekâ kullanımının giderek yaygınlaştığını belirten Sönger, adayların özgeçmişlerini ATS (Applicant Tracking System - Aday Takip Sistemi) sistemlerini dikkate alarak hazırlamasının önem kazandığını söyledi.
Sönger, “ATS sistemlerinin özgeçmişi doğru okuyabilmesi için adayların karmaşık grafiklerden, tablolardan ve iki sütunlu tasarımlardan kaçınarak düz metin ağırlıklı format kullanması gerekmektedir. Ek olarak ilanlarda yer alan kelimelerin özgeçmiş içinde yer alması, yani anahtar kelime eşleşmesinin sağlanması adayın ATS sisteminden geçmesini sağlayacaktır” dedi.

DİPLOMA VE DENEYİMİN YANINA YENİ BECERİLER EKLENDİ
Diploma ve deneyimin işe alım süreçlerindeki önemini koruduğunu ifade eden Sönger, bazı mesleklerde beceri ve yetkinliklerin diplomanın önüne geçebildiğine dikkat çekti. Sağlık ve yetkilendirme gerektiren mesleklerin bu değerlendirmeden ayrı tutulması gerektiğini belirten Sönger, yapay zekânın iş yapış biçimlerini de değiştirdiğini söyledi.
Sönger, “Günümüzde yapay zekânın kullanımının artmasıyla birlikte pek çok iş çok daha kısa sürede tamamlanabilmektedir. Bu nedenle sektörde artık multitask, yani birden farklı işi yapabilme becerisi de aranmaya başlanmıştır” ifadelerini kullandı.
“YAPAY ZEKÂ İLE HAZIRLANAN ÖZGEÇMİŞLER FARK EDİLİYOR”
İş arayanların CV ve ön yazılarını oluştururken yapay zekâ araçlarından yararlanmasına da değinen Sönger, bu araçları kullanmanın tek başına olumsuz değerlendirilmemesi gerektiğini ancak ortaya çıkan metnin mutlaka aday tarafından kişiselleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanan özgeçmişlerin teknoloji kullanım becerisi açısından olumlu değerlendirilebileceğini belirten Sönger, “Yapay zekâ düzenlemeleri benzer görsel ve içerikte olup özgünlük açısından eksik kalmaktadır. Yapay zekâ ile hazırlanan özgeçmişler kesinlikle fark edilmektedir” dedi.
Adayların hazırlanan CV'yi doğrudan kullanmak yerine başvurdukları sektör, şirket ve ilandaki beklentilere göre yeniden düzenlemesi gerektiğini ifade eden Sönger, özgeçmişin özgünleştirilmesinin önemine dikkat çekti.

HER İLANA BAŞVURMAK ADAYIN ALEYHİNE DÖNEBİLİR
İş arama sürecinde mümkün olduğunca fazla ilana başvurmanın doğru bir strateji olmadığını belirten Sönger, adayların kendi niteliklerine ve kariyer hedeflerine uygun pozisyonlara yönelmesi gerektiğini söyledi.
İnsan kaynakları profesyonellerinin ilan platformları üzerinden adayların yaptığı farklı başvuruları görebildiğini belirten Sönger, “Birbiri ile çok alakasız farklı ilanlara veya hiç ayırt etmeden tüm ilanlara başvuran adayları da görebiliyoruz. Bu durum da adayın kariyer hedefinin belirsiz olduğu veya başvurularını bilinçli şekilde yapmadığı düşüncesiyle eleme yapılmasına neden olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
İŞ ARAYANLARA 3 ÖNERİ
İş arayan adayların diğer adaylardan ayrışabilmesi için CV optimizasyonundan profesyonel ağ oluşturmaya kadar farklı noktalara dikkat etmesi gerektiğini belirten Sönger, ilk olarak ücretsiz ATS kontrol araçlarından yararlanılabileceğini söyledi.
Birden fazla sektörde iş arayan adaylara tek bir CV kullanmak yerine sektörlere özel özgeçmiş hazırlamalarını öneren Sönger, adayların ilanda aranan ve kendilerinde bulunan nitelik, yetkinlik ve becerilere CV'lerinde yer vermesinin önemine dikkat çekti.
İlan portallarının yanı sıra LinkedIn gibi iş yaşamına yönelik platformların aktif kullanılmasını tavsiye eden Sönger; adayların ilgilendikleri şirketleri ve sektör temsilcilerini takip etmelerini, İŞKUR, belediyeler, meslek örgütleri ve üniversiteler tarafından düzenlenen iş yaşamı etkinliklerine katılarak şirket temsilcileriyle bağlantı kurmalarını önerdi.
İş bulma sürecinin zaman alabileceğini hatırlatan Sönger, “Bu iş bulma süreleri ülkemizde 6-8 aya kadar uzamaktadır, ümitsizliğe kapılmayın. Doğru yerden başlamak kariyerinizi doğru şekillendirir” ifadelerini kullandı.



