Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ve kademeli emeklilik tartışmaları Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi etrafındaki en sıcak başlıklardan biri olmaya devam ediyor. EYT Emekliler Federasyonu Genel Başkanı Arzu Lastikci, konuya ilişkin Türkınfotrm muhabiri Sümeyye aksu’ya açıklamalarda bulundu.

Arzu Lastikçi, mevcut emeklilik düzenlemelerinin yıllar içinde değişmesi nedeniyle ciddi hak kayıpları ve mağduriyetler ortaya çıktığını savundu.

İslam Memiş'ten yatırımcılara dikkat çeken mesaj: "Bu yıl kazanma değil, toplama yılı"
İslam Memiş'ten yatırımcılara dikkat çeken mesaj: "Bu yıl kazanma değil, toplama yılı"
İçeriği Görüntüle

Lastikci, özellikle 1999 yılında yapılan yasal değişikliklerin ardından emeklilik şartlarının çalışma hayatına girişte öngörülen koşullardan farklılaştığını belirterek bunun “geriye dönük etki” yarattığını ifade etti. Bu durumun çalışanların planlamalarını doğrudan etkilediğini söyleyen Lastikci, emeklilik sisteminde güven duygusunun zedelendiğini dile getirdi.

“KURALLAR DEĞİŞTİRİLDİ, ÇALIŞMA BARIŞI ETKİLENDİ”

Emeklilik şartlarının zaman içeresinde değiştirildiğini dile getiren Lastikçi, işe giriş döneminde iki temel şart bulunduğunu ancak daha sonra sisteme yaş kriterinin eklenmesiyle üçlü bir yapıya geçildiğini belirtti.

“Biz çalışma hayatına başlarken belirlenen şartlara göre hareket ettik. Ancak süreç içinde üçüncü bir şart olarak yaş kriteri eklendi. Bu durum yalnızca bireysel değil, toplumsal ölçekte de çalışma barışını etkiledi” diyen Lastikci, bu değişikliğin özellikle EYT kapsamında değerlendirilen kesimlerde uzun süreli bir mağduriyet yarattığını ifade etti.

Lastikçi, ortaya çıkan bu mağduriyetin bazı çalışanlar açısından 17 yıla kadar uzanan bir bekleyişe dönüştüğünü savunarak, kademeli emeklilik modeline yönelik talepleri “haklı ve makul bir beklenti” olarak değerlendirdiklerini söyledi.

Arzu Lastikçi

KADEMELİ EMEKLİLİK TALEBİ: “TOPLUMSAL DENGEYİ GÖZETEN BİR MODEL OLMALI”

Lastikci, kademeli emeklilik tartışmalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu sistemin yalnızca bir talep değil, aynı zamanda sosyal adaletin yeniden tesisi için bir araç olabileceğini savundu.

Mevcut emeklilik sisteminin farklı kuşaklar arasında eşitsizlik oluşturduğunu söyleyen Lastikci, aynı şartlarda çalışma hayatına giren kişilerin farklı dönemlerde farklı sonuçlarla karşılaştığını belirtti. Bu durumun ilerleyen yıllarda daha büyük bir sosyal sorun haline gelebileceğini ifade etti.

Lastikci, kademeli emeklilik modelinin hayata geçirilmesi durumunda hem sistemin yükünün dengelenebileceğini hem de mağduriyetlerin kısmen giderilebileceğini dile getirdi.

“EYT DÜZENLEMESİ SONRASI YENİ TARTIŞMALAR ORTAYA ÇIKTI”

EYT düzenlemesinin yasalaşmasının ardından tartışmaların tamamen sona ermediğini vurgulayan Lastikci, aksine yeni talepler ve yeni mağduriyet iddialarının gündeme geldiğini söyledi. Lastikçi, toplumun farklı kesimlerinde emeklilik sistemine ilişkin beklentilerin değiştiğini belirterek, “EYT ile bir kesim haklarını aldı ancak sistemdeki yapısal sorunlar çözülmediği için yeni talepler ortaya çıktı” dedi.

Bu süreçte toplumsal hassasiyetlerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Lastikci, hiçbir kesimin dışlanmaması gerektiğini ifade etti. Ancak EYT sürecinde yaşanan adaletsizliklerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.

“GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİKLERİ TARTIŞMAYI DERİNLEŞTİRİYOR”

Lastikci, kamuoyunda emeklilik sistemiyle ilgili farklı görüşlerin zaman içinde değiştiğine de dikkat çekti. Daha önce EYT’ye destek veren bazı kesimlerin bugün eleştirel bir tutum sergilediğini öne süren Lastikci, bu durumun tartışmaları daha da karmaşık hale getirdiğini ifade etti.

Bu değişken tutumların sosyal güvenlik politikalarına olan güveni zayıflattığını savunan Lastikci, emeklilik sistemine ilişkin tartışmaların daha istikrarlı ve uzun vadeli politikalar üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.

“ADİL VE EŞİT EMEKLİLİK SİSTEMİ” ÇAĞRISI

Mevcut sistemin yeniden yapılandırılması gerektiğini vurgulayan Lastikçi, temel taleplerinin “adil, eşit ve sürdürülebilir bir emeklilik sistemi” olduğunu yineledi.

Lastikci, emeklilik yaşından aylık bağlanma oranlarına kadar birçok kalemin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, mevcut yapının uzun vadede sürdürülebilir olmadığını savundu. Sosyal güvenlik sisteminin yalnızca bugünü değil, geleceği de güvence altına alması gerektiğini ifade eden Lastikci, aksi halde yeni mağduriyetlerin kaçınılmaz olacağını söyledi.

Muhabir: Sümeyye Aksu