"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
İçeriği Görüntüle

Bakanlık, acil durum personeli dışında kalan tüm çalışanlarına ve ailelerine “ülkeyi terk edin” talimatı verdi.

Bu adım, Washington ile Riyad arasındaki onlarca yıllık stratejik ortaklıkta şimdiye kadar görülmemiş ölçekte bir gerilimin yaşandığı yorumlarına yol açtı. Bölgesel uzmanlara göre karar, Orta Doğu’daki hızla tırmanan güvenlik risklerinin yanı sıra iki ülke arasında büyüyen siyasi anlaşmazlıkların da açık bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

ORTA DOĞU’DA GERİLİM TIRMANIYOR

Son haftalarda bölgede tırmanan kriz, özellikle İran ile İsrail arasındaki çatışmaların genişleme ihtimaliyle yeni bir boyut kazandı.

Diplomatik kulislerde konuşulan iddialara göre Washington yönetimi, İran’a karşı oluşturulacak bölgesel güvenlik hattına Körfez ülkelerinin de aktif biçimde katılmasını istiyor. Ancak Riyad yönetiminin bu planlara mesafeli yaklaşması iki ülke arasında ciddi bir görüş ayrılığına yol açtı.

Uzmanlar, ABD’nin bölgedeki müttefiklerinden askeri ve lojistik destek talep etmesinin Körfez başkentlerinde büyük bir stratejik kaygı yarattığını belirtiyor.

RİYAD’DAN ABD’YE SERT TEPKİ

Diplomatik kaynaklara göre Suudi yetkililer, ABD’nin Orta Doğu politikasını sert ifadelerle eleştiriyor. Riyad yönetiminin, Washington’ın politikalarının bölgeyi daha büyük bir savaşa sürükleyebileceği görüşünde olduğu belirtiliyor.

Suudi yetkililerin kapalı kapılar ardında “ABD bölgeyi ateşe atıyor” şeklinde değerlendirmelerde bulunduğu iddia edilirken, bu durum iki ülke arasındaki güven krizini daha da derinleştirdi.

Bazı kulis bilgilerine göre Suudi Arabistan yönetimi, ülkedeki Amerikan askeri tesislerinin faaliyetlerine yönelik çeşitli kısıtlamalar getirmeyi de gündeme aldı.

KÖRFEZ’DE DENGELER DEĞİŞİYOR

Krizin yalnızca Riyad ile Washington arasında sınırlı kalmadığı da konuşuluyor. Bölgedeki bazı diplomatik kaynaklar, Kuveyt ve Katar gibi Körfez ülkelerinin de İran-İsrail savaşına doğrudan dahil olma ihtimaline sıcak bakmadığını belirtiyor.

Bu durum, ABD’nin uzun yıllardır inşa ettiği Körfez güvenlik mimarisinin çatırdamaya başladığı yorumlarına yol açtı. Uzmanlara göre Körfez ülkeleri artık büyük güç rekabetinin merkezinde kalmak istemiyor ve daha temkinli bir dış politika izlemeye çalışıyor.

70 YILLIK STRATEJİK ORTAKLIK TEHLİKEDE Mİ?

ABD ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler, özellikle enerji güvenliği ve bölgesel güvenlik konularında yaklaşık 70 yıldır stratejik ortaklık temelinde ilerliyordu.

Ancak son gelişmeler, bu ittifakın geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı. ABD’nin personel tahliyesi kararı diplomatik çevrelerde “güvenlik önlemi mi yoksa siyasi mesaj mı?” sorusunu gündeme getirdi.

Uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre Washington ile Riyad arasındaki bu gerilim, yalnızca iki ülkeyi değil Orta Doğu’daki güç dengelerini de kökten değiştirebilecek bir sürecin başlangıcı olabilir.

WASHINGTON–RİYAD ARASINDA GİZLİ DİPLOMATİK SAVAŞ İDDİASI

Bölgedeki diplomatik kaynakların aktardığı bilgilere göre iki ülke arasında perde arkasında yoğun bir diplomatik mücadele yaşanıyor.

Kulislerde, askeri üslerin faaliyetlerinden enerji politikalarına kadar birçok konuda tarafların karşılıklı baskı uyguladığı konuşuluyor. Bu nedenle bazı analistler, yaşanan süreci “sessiz bir diplomatik savaş” olarak nitelendiriyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ