Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki toplantının ardından açıklamalarda bulunan Çelik, PKK/KCK terör örgütünün tüm uzantılarıyla tasfiyesini ve silah bırakmasını öngören çerçeve yasanın hukuki bir navigasyon oluşturduğunu vurguladı.
"ÇERÇEVE YASA İLE SİLAHLI TEHDİDİN GÜNDEMDEN ÇIKMASI HEDEFLENİYOR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın MKYK toplantısının açılışındaki konuşmasında "Terörsüz Türkiye" konusuna geniş yer ayırdığını aktaran Çelik, sürecin başarıya ulaşması için gerekli talimatların yinelendiğini belirtti. Bugüne kadar yürütülen hassas çalışmaların neticesinde hazırlanan yasa teklifinin TBMM'ye sunulmasıyla birlikte 2 yıllık sürecin en kritik eşiğinin aşıldığını ifade eden Çelik, düzenlemenin PKK/KCK terör örgütünün Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Avrupa'daki tüm legal ve illegal uzantılarıyla sona ermesini hedeflediğini kaydetti. Silahların bırakılması ve tasfiye sürecinin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararları, Meclis izleme komisyonu ve Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığındaki bir kurul tarafından koordine edilip denetleneceğini belirtti.

DEMOKRASİ ÜZERİNDEKİ TERÖR STRESİ KALKACAK
Terör yükünün ve silahlı tehdidin ortadan kalkmasıyla birlikte Türkiye'nin siyasi ikliminin oksijene kavuşacağını ve demokrasinin ölçeğinin büyüyeceğini ifade eden Çelik, bu durumun Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sunacağını belirtti. YAŞ kararlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki kadın general sayısının artmasından duyduğu memnuniyeti de dile getiren Çelik, tarihi yaklaşımla hayata geçirilen bu sürecin kardeş halkların kol kola yürüyeceği yeni bir geleceğin kapısını aralayacağını sözlerine ekledi.
ÇERÇEVE YASA İLE SİLAHLI TEHDİT SONA ERİYOR
Terörün gündemden çıkmasına yönelik sürecin devletin nitelikleri ve milletin değerleri çerçevesinde yürütüldüğünü belirten Çelik, hazırlanan yasal düzenlemenin güven ve güvenceyi bir arada sunduğunu ifade etti. PKK/KCK terör örgütünün Türkiye, Irak, İran, Suriye ve Avrupa'daki tüm legal ve illegal unsurlarıyla tasfiye edilmesinin hedeflendiğini aktaran Çelik, bu silahsızlanmanın demokrasinin üzerindeki en büyük yükü ortadan kaldıracağını dile getirdi. Atılan bu adımların ülkenin geleceği açısından tarihi bir dönüm noktası oluşturduğunu vurgulayan Çelik, yürütülecek çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Düzenlemenin yasalaşmasıyla birlikte güvenlik bürokrasisi ve ilgili tüm birimlerin koordinasyon içinde hareket edeceğini belirtti.

YEPYENİ BİR DEMOKRASİ İKLİMİ DOĞACAK
terör tehdidinin kalkmasıyla birlikte Türkiye'de yepyeni bir siyasi iklimin doğacağını belirten çelik, bu durumun demokrasinin derinleşmesine ve Türkiye yüzyılı hedeflerine güçlü bir katkı sunacağını kaydetti. sürecin başarıyla sonuçlanmasının Meclis'e, ekonomiye ve sivil toplum hayatına son derece pozitif yansımaları olacağını ifade eden Çelik, 86 milyon vatandaşın ortak iradesiyle Türkiye'nin geleceğine önemli bir imza atıldığını belirtti. bu yeni dönemin toplumsal huzuru pekiştireceğini ve kardeşlik bağlarını daha da güçlendireceğini dile getirdi. siyasi alanda atılacak adımların ülkenin küresel ölçekteki gücünü artıracağını sözlerine ekledi.
BÖLGESEL BARIŞ VE KALICI İSTİKRAR
Bölgedeki halkların geçmişte el ele ve kol kola medeniyetin en güzel örneklerini verdiğini hatırlatan Çelik, emperyalist ve Siyonist projelerin bu ortaklığı bozmasına izin vermeyeceklerini ifade etti. Türkiye'nin yürüttüğü bu iradenin, bölgede vekalet savaşları üzerinden oynanan tüm oyunları boşa çıkardığını vurgulayan çelik, kardeş halkların karşılıklı güven içerisinde geleceğe yürüyeceğini belirtti. bu sürecin sadece Türkiye için değil, tüm yakın coğrafya için de kalıcı barışın kapısını aralayacağını söyledi. Çelik, dış müdahalelere karşı milli iradenin en güçlü kalkan olacağının da altını çizdi.
ÇERÇEVE YASA VE YASAL GÜVENCE SÜRECİ
Terörsüz Türkiye sürecini destekleyenlerin yanı sıra karşı çıkanların da yapıcı bir üslup benimsemesi gerektiğine dikkat çeken Çelik, demokrasilerde eleştirinin bir hak olduğunu ancak şiddetten uzak medeni bir toplum hayatının esas alınması gerektiğini belirtti. PKK/KCK terör örgütünün tüm şube ve uzantılarıyla silah bırakmasının teyit edilmesinden sonra yasanın MGK kararıyla hayata geçirileceğini açıkladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulacak izleme komisyonu ile Cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığındaki kurulun süreci şeffaf bir şekilde koordine edeceğini vurguladı. Bu düzenlemenin yasal bir navigasyon işlevi göreceğini ve tüm adımların hukuki zemin üzerinde atılacağını ifade etti.

DEVLETİN TÜM UNSURLARIYLA ORTAK YÖNETİMİ
Dünyadaki kaotik yapıya ve kuralsız dünya düzenine karşı Türkiye'nin hukuk devletinin imkanlarıyla meşruiyet alanında hareket ettiğini dile getiren Çelik, devletin tüm kurumlarının ve siyaset mekanizmalarının uyum içinde çalıştığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin öncülüğündeki Cumhur İttifakı başta olmak üzere, Meclisteki farklı siyasi partilerden gelen sağduyulu katkıların bu ortak iradeyi güçlendirdiğini ifade etti. Bu tablonun Türkiye'nin meseleleri topyekun sahiplenme iradesini açıkça gösterdiğini belirtti.

TARİHİ BİR YAKLAŞIM VE DÖNÜM NOKTASI
Hazırlanan yasa teklifinin çok yüksek bir oyla ve güçlü bir yasal çerçeveyle sunulduğunu belirten Çelik, bunun Cumhuriyet tarihi açısından silahlı terör örgütünün tasfiyesinde sağlam bir zemin oluşturduğunu kaydetti. Türkiye modeli olarak hayata geçirilen bu sürecin, ilerleyen aşamada benzer sorunlar yaşayan diğer ülkeler için de önemli bir referans kaynağı olacağını dile getirdi. Süreci sabote etmeye ve iftiralarla gölge düşürmeye çalışanların tüm argümanlarının bu hukuki ve kararlı adımlarla boşa çıkarıldığını ifade etti.
"TÜRKİYE'NİN ÜÇÜNCÜ BİR GÖZE İHTİYACI YOKTUR"
Dünyadaki farklı örnekler üzerinden seslendirilen "üçüncü göz" tartışmalarına net bir şekilde karşı çıktıklarını yineleyen Çelik, bu coğrafyada yaşayan halkların arasına dışarıdan bir müdahalenin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Türk ile Kürt arasına üçüncü bir göz sokma çabalarının anlamsız olduğunu belirten Çelik, "Bütün bu sürece bakacak olan milli bir göz var. O milli göz de 86 milyon vatandaşımızın tamamıdır" diyerek kararlılık mesajı verdi. Kendi sorunlarını kendi iradesiyle çözen Türkiye'nin dünyaya güçlü bir birlik mesajı aktardığını sözlerine ekledi.





