31 Aralık gecesi gelen telefon, sıradan bir kutlama değildi. Hakkari’de Cudi Dağı üs bölgesinden arayan Soylu, yeni yıla sahada görev yapan güvenlik güçleriyle girdiklerini belirtti. Hattın diğer ucunda ise Arif Çetin de vardı. Ancak görüşmenin odağı kutlama değil, sahadaki acil ihtiyaçlardı.
“ARAÇLAR HEMEN LAZIM”
Soylu’nun, üretimi süren zırhlı araçların planlanan takvimden daha erken teslim edilmesini istediği aktarıldı. Sahadaki operasyonel ihtiyaçlara dikkat çeken bu talep, üretim sürecinin hızlandırılmasına neden oldu. Kitaba göre bu müdahale, projelerin seyrini doğrudan etkileyen kritik bir dönüm noktası oldu.
SAHA İLE ÜRETİM HATTI ARASINDA DOĞRUDAN BAĞ
Yalçıntaş’ın aktardığı bu olay, yalnızca bir telefon görüşmesi değil; sahadaki ihtiyaç ile üretim hattı arasında kurulan doğrudan bir köprü olarak değerlendiriliyor. Soylu’nun süreci bizzat takip etmesi ve koordinasyonu hızlandırma talimatı vermesi, savunma sanayi projelerinde karar alma süreçlerinin ne kadar hızlı şekillenebileceğini gözler önüne serdi.
ALTAY PROJESİNDE KRİTİK DETAY
Kitapta yer alan bu anı, Altay Tankı projesinin perde arkasında sahadan gelen taleplerin ne denli etkili olduğunu ortaya koyarken, karar mekanizmasının kriz anlarında nasıl devreye girdiğini de gözler önüne seriyor. Bir telefonla başlayan süreç, takvimleri değiştirdi… Savunma projelerinde sahadaki ihtiyaçların ne kadar belirleyici olduğu bir kez daha ortaya çıktı.




