Emtia piyasalarında haftanın yönünü Fed’in para politikasına ilişkin beklentiler ve jeopolitik gelişmeler belirledi. Haftanın ilk bölümünde yükselişini sürdüren altın, Fed’in yeni Başkanı Kevin Warsh’un şahin mesajlarının ardından sert satış baskısıyla karşılaştı. Altının ons fiyatı hafta içinde 4 bin 696,8 dolara kadar yükselerek 14 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviyesini gördü. Ancak haftanın son işlem gününde tablo değişti. Güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri altın üzerindeki baskıyı artırdı. Böylece altının ons fiyatı haftayı yüzde 3,2 düşüşle tamamladı ve üç haftalık yükseliş serisi sona erdi.

FED MESAJI PİYASAYI SARSTI
ABD’de açıklanan ekonomik veriler ve Fed yetkililerinin mesajları emtia fiyatlarının yönünde belirleyici oldu. Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi temmuz ayında aylık yüzde 0,2 arttı. Endeks yıllık bazda yüzde 3,7 yükselirken, gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek PCE fiyat endeksindeki yıllık artış yüzde 3,3 oldu. Enflasyonun Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde kalmayı sürdürmesi, para politikasına ilişkin beklentileri değiştirdi. Haftanın son işlem gününde Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda konuşan Fed Başkanı Kevin Warsh, enflasyonla mücadeleyi öne çıkaran mesajlar verdi. Warsh, Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefinin "esnetilemez sabit bir ilke" olduğunu belirterek mevcut finansal koşulların henüz yeterince sıkı olmadığını söyledi. Bu açıklamalar sonrası para piyasalarında Fed’in eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırma ihtimali yüzde 35’ten yüzde 60’a yükseldi.
DOLAR GÜÇLENDİ, ALTIN BASKI ALTINDA KALDI
Warsh’un açıklamalarının ardından ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi yaklaşık 10 baz puan yükselerek yüzde 4,35’e çıktı. Dolar endeksi ise haftalık bazda yüzde 0,9 artışla 99,7 seviyesine yükseldi. Doların güçlenmesi ve tahvil faizlerindeki yükseliş, faiz getirisi bulunmayan altının alternatif maliyetini artırdı. Haftanın ilk bölümünde altın ve diğer değerli metal fonlarına yönelik güçlü talep de dikkat çekti. 26 Ağustos'ta sona eren haftada söz konusu fonlara 4,21 milyar dolarlık net giriş gerçekleşti. Bu tutarın yaklaşık son 6 ayın en yüksek seviyesi olduğu belirtildi. Ancak Fed kaynaklı faiz beklentilerinin güçlenmesiyle birlikte altın haftanın son bölümünde yönünü aşağı çevirdi.

DEĞERLİ METALLERDE KAYIPLAR ARTTI
Altındaki düşüş diğer değerli metallere de yansıdı. Haftalık bazda gümüş yüzde 3,8, platin yüzde 3,0 gerilerken paladyum yüzde 5,3 yükseldi. Böylece değerli metallerde haftanın genelinde paladyum dışındaki ürünlerde negatif seyir öne çıktı.
Petrol piyasasında ise Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmeler, ABD ile İran arasındaki diplomatik temas beklentileri ve Fed politikası etkili oldu. ABD'nin İran'a yönelik yeni ekonomik yaptırımları gündemdeki yerini korurken, iki ülke arasında diplomatik temasların yeniden başlayabileceği beklentisi jeopolitik risk primini aşağı çekti. İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, Umman ile Hürmüz Boğazı konusunda yapılan görüşmelerde bazı konularda mutabakata varıldığını söyledi. Muhibbi, Boğaz'ın açılmasının ABD'nin İran'ın şartlarını kabul etmesine bağlı olduğunu açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump da Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün tamamen ABD'de olduğunu savunarak İran'la savaşın "çok yakında sona ereceğini" belirtti. Bu gelişmeler petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskı oluştururken Brent petrolün varil fiyatı haftayı yüzde 4,8 düşüşle tamamladı.
BUĞDAYDA KARADENİZ ETKİSİ
Tarım emtialarında ise bu kez Karadeniz'deki sevkiyat riskleri öne çıktı. Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl sevkiyatlarını aksatabileceğine yönelik endişeler buğday fiyatlarını yukarı taşıdı. Chicago Ticaret Borsası'nda aralık vadeli buğday kontratı kile başına 790,3 sente kadar çıkarak Temmuz 2023'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Bölgedeki tahıl yüklü gemiler, limanlar ve lojistik altyapıya yönelik saldırılar, ihracatın aksayabileceği endişesini artırdı. Haftalık bazda buğday fiyatı yüzde 12,1 yükseldi. Mısır yüzde 5,5, soya fasulyesi yüzde 3,9 ve pirinç yüzde 2,5 değer kazandı. Baz metallerde ise ABD'nin olası bakır tarifelerine ilişkin belirsizlik, Çin'den gelen talep beklentileri ve arz görünümü fiyatları farklı yönlere taşıdı. ABD'nin 2027'den itibaren rafine bakır ithalatına tarife uygulayabileceği beklentisi, metalin ABD depolarına yönelmesine neden oldu. Londra Metal Borsası depolarındaki 65 bin 400 ton bakır için çekme talimatı verilmesinin ardından kullanılabilir stokların yaklaşık 90 bin tona gerilediği belirtildi. Haftalık bazda çinko yüzde 1,2, kurşun yüzde 0,3 ve alüminyum yüzde 0,3 yükselirken nikel yüzde 1,9, bakır ise yüzde 0,5 geriledi.

Kahve, şeker, kakao ve pamukta da farklı gelişmeler fiyatlamaları etkiledi. Brezilya'daki hasadın ilerlemesiyle piyasaya ulaşan arzın artacağı beklentisi kahve fiyatlarını baskıladı. Buna karşın Intercontinental Exchange sertifikalı arabica stoklarının 1999'dan bu yana en düşük seviyelere gerilemesi kayıpları sınırladı. Şeker fiyatları, Brezilya realindeki değer kaybının ihracatı artırabileceği beklentisiyle geriledi. Kakaoda ise Fildişi Sahili'ndeki zorlu hava koşulları ve tarla bakımındaki sorunların yeni sezonu geciktirebileceğine ilişkin haberler fiyatları yukarı taşıdı. Haftalık tabloda pamuk yüzde 3,5 yükselirken kahve yüzde 3,1, şeker yüzde 0,3 geriledi. Kakaonun ton başına fiyatı ise yüzde 10 arttı.




