Başkent Ankara’nın Çankaya ilçesinde yer alan Ayrancı Kapalı Pazar Yeri’nde her ayın ilk pazar günü kurulan Antika Pazarı, Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüzlerce esnafı ve binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Tarihi objelerden plaklara, porselen takımlardan retro ürünlere kadar geniş bir yelpaze sunan pazar, yalnızca alışveriş değil aynı zamanda kültürel bir deneyim alanı olarak öne çıkıyor.

Sabahın erken saatlerinde kurulan tezgâhlar, özellikle koleksiyonerler ve “hazine avcıları” için büyük önem taşıyor. En değerli parçaları kaçırmak istemeyen ziyaretçiler, pazarın açılış saatinde alanda bulunmayı tercih ediyor.
ANTİKA MI, TARİHİ ESER Mİ? HUKUKİ SINIR ÇOK NET
Antika pazarlarına olan ilgi artarken, alışverişlerde dikkat edilmesi gereken hukuki çerçeve de önem kazanıyor. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, antika ile tarihi eser arasındaki farkı net şekilde ortaya koyuyor.
Bu kapsamda pazarda satılan ürünlerin “taşınır kültür varlığı” niteliği taşımaması gerekiyor. Emniyet güçleri ve müze uzmanları tarafından düzenli olarak denetlenen pazarda, kökeni belirsiz ya da arkeolojik değer taşıyan ürünlerin satışı yasak kapsamında değerlendiriliyor.
Uzmanlar, vatandaşların özellikle toprak altından çıkmış izlenimi veren ya da devlete ait olması gereken objelerden uzak durmasının hukuki riskleri önlemek açısından kritik olduğunu vurguluyor.
PAZARLIK KÜLTÜRÜ BU PAZARIN RUHU
Ayrancı Antika Pazarı’nı diğer alışveriş alanlarından ayıran en önemli unsurlardan biri de pazarlık kültürü. Sabit fiyat anlayışının aksine, alıcı ile satıcı arasındaki diyalog alışverişin temelini oluşturuyor.
Ürünün nadirliği, kondisyonu ve piyasa değeri üzerinden yapılan pazarlıklar, hem alıcı hem de satıcı için dengeli sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlar, bilinçli alıcıların ürünün değerini bilerek hareket etmesinin daha sağlıklı bir alışveriş süreci sağladığını belirtiyor.
HER ÜRÜN BİR HİKÂYE TAŞIYOR
Pazarın en dikkat çekici yönlerinden biri ise sunduğu ürün çeşitliliği. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi paraları, eski mektuplar, fotoğraflar, plaklar, daktilolar ve vintage objeler ziyaretçilere adeta geçmişe yolculuk imkânı sunuyor.
Son yıllarda özellikle gençlerin analog fotoğraf makinelerine ve nostaljik ürünlere olan ilgisinin artması, bu ürünlerin değerini de yükseltmiş durumda.
Pazar esnafı Halil Çelenk, Ayrancı Antika Pazarı’nın kendine özgü bir kitlesi olduğunu belirterek TÜRKİNFORM'a açıklamalarda bulundu.
“BURASI SADECE BİR PAZAR DEĞİL, HİKÂYELERİN BULUŞMA NOKTASI”
Çelenk, pazarın sıradan bir alışveriş alanı olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Bu pazar bildiğiniz pazarlardan değil. Buranın alıcısı bellidir, ince eler sık dokur. Koleksiyonerler, antikacılar ve dekorasyon meraklıları burada buluşur. Bardaktan koltuğa, eski paralardan fotoğraflara kadar her şeyi bulabilirsiniz.”
Yaklaşık 10 yıldır pazarda esnaflık yaptığını belirten Çelenk, “Elimden kitaplar, paralar, fotoğraflar geçti. Türlü çeşitli insanla karşılaştım. Burası eski hikâyelerini satanların ve o hikâyelerle yeni bir yaşam kuranların pazarı” diyerek pazarın kültürel yönüne dikkat çekti.

PLAK TUTKUNLARININ ADRESİ
Pazarın dikkat çeken esnaflarından plakçı Hüseyin Doğan da koleksiyoner kitlesine hitap ettiklerini belirterek TÜRKİNFORM'a açıklamalarda bulundu.
Doğan, “Benim müşterim bellidir. Piyasada olmayan plakları temin edip burada sevenleriyle buluşturuyorum. Yabancı plak satmıyorum, özellikle yerli plakları tercih ediyorum” dedi.
Plak koleksiyonculuğunu daha ulaşılabilir hale getirmek istediğini vurgulayan Doğan, “Fiyatlarımı uygun tutuyorum ki bu iş pahalı bir zevk olmaktan çıkıp herkes için erişilebilir olsun” ifadelerini kullandı.








