Ankara’da yaşayan ve Türkiye Karate Federasyonunda da görev yapan Gülayten Şan, kızı Dilara Şan ve torunu Ecrin Yılmaz ile aynı salonda karate yapıyor. Türkiye’de karateye uzun yıllarını veren Şan ailesinde spor geleneği, üç kuşaktır tatamide sürüyor.
Emekli hemşire olan Gülayten Şan, 25 yıl acil serviste görev yaptıktan sonra hayatını karateye adadı. Yaklaşık 30 yıldır karateyle iç içe olduklarını belirten Şan, eşi Ahmet Şan’ın Merkez Hakem Kurulu Başkanı olduğunu, üç kızının da küçük yaşlardan itibaren karateye başladığını ve milli sporcu olduğunu söyledi.
Şan, karateye eşiyle tanıştıktan sonra yöneldiğini belirterek, sporun her zaman hayatında olduğunu, daha önce atletizm ve voleybolla ilgilendiğini ifade etti.

ÜÇ KUŞAK AYNI SALONDA ÇALIŞIYOR
Gülayten Şan, kızlarının uluslararası başarılar elde ettiğini belirterek, “Balkan dereceleri, gençlik olimpiyatları dereceleri var. En büyük kızım Simge Ünsay milli antrenör olarak para karate milli takımında görev yapıyor. Dilara ise hem sporculuk hem antrenörlük yapıyor.” dedi.
Ailece spor salonunda çok vakit geçirdiklerini söyleyen Şan, “Evimiz zaten spor salonu. Evden çok burada vakit geçiriyoruz. Aynı şeylerden konuşabiliyoruz, aynı yolda ilerliyoruz. Bu benim için çok güzel bir duygu.” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLARIMIN BAŞARISI VE KARAKTERİ BENİ GURURLANDIRIYOR”
Karatenin hayat boyu yapılabilecek bir spor olduğunu vurgulayan Gülayten Şan, branşın psikolojik olarak rahatlatan ve öz güven kazandıran bir yönü bulunduğunu söyledi. Şan, “Yapabildiğim son ana kadar devam etmek isterim. Çocukların tablet ve telefon yerine spora yönlendirilmesi gerekiyor. Sağlıklı nesiller için spor şart.” diye konuştu.
Yaklaşık 30 yıllık bir spor kulübü olduklarını belirten Şan, bugüne kadar binlerce sporcu yetiştirdiklerini, şu anda 130’un üzerinde öğrencilerinin bulunduğunu aktardı.

"ANNEMİN TATAMİDE OLMASI BANA GÜVEN VERİYOR"
Milli karateci ve antrenör Dilara Şan, karateye 4 yaşında başladığını belirterek, ailesi antrenör olduğu için bu branşın kendisi açısından kaçınılmaz olduğunu söyledi. Yaklaşık 17 yıldır salonda olduğunu ifade eden Dilara Şan, ailesiyle birlikte antrenman yapmanın özel bir duygu olduğunu anlattı.
Dilara Şan, “Herkesin yaşayabileceği bir duygu değil. Özellikle annenizin salonda olması size ayrı bir güven hissi veriyor.” dedi.
Aktif sporculuk döneminde Gençlik Olimpiyatları ve Marmara Cup gibi organizasyonlarda dereceler elde ettiğini anlatan Dilara Şan, sakatlık sonrası antrenörlüğe ağırlık verdiğini ve yaklaşık 5 yıldır aktif antrenörlük yaptığını söyledi.

ECRİN YILMAZ’IN HEDEFİ MİLLİ TAKIM
Şan ailesinin üçüncü kuşak karatecisi 13 yaşındaki Ecrin Yılmaz ise karateye annesi sayesinde başladığını ifade etti. Bir dönem Afyonkarahisar’da yaşadığını anlatan Ecrin, Ankara’ya geldikten sonra dedesi ve ailesiyle çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
Anneannesi ve teyzeleriyle aynı salonda çalışmanın kendisini gururlandırdığını söyleyen Ecrin Yılmaz, “Karate yaparken içimde hep şampiyonluk ve zirve duygusu var. İleride milli takıma girip Avrupa ve dünya şampiyonu olmak istiyorum. Sporculuğu bırakmam ama aynı zamanda annem ve teyzem gibi antrenörlük yapmak istiyorum. Tüm annelere kucak dolusu sevgiler gönderiyorum. Onlar iyi ki var.” ifadelerini kullandı.




