Suudi Arabistan'da Aramco helikopteri düştü: 14 can kaybı
Suudi Arabistan'da Aramco helikopteri düştü: 14 can kaybı
İçeriği Görüntüle

Avrupa Birliği’nin Rusya’nın savaş ekonomisini hedef alan 20. yaptırım paketi, bu kez sadece Moskova’ya değil, ona lojistik ve finansal destek sağladığı öne sürülen üçüncü ülkeleri, özellikle Çinli şirketleri de kapsayacak şekilde genişletildi. Macaristan ve Slovakya'nın vetolarını geri çekmesiyle birlikte paketin yürürlüğe girmesi, bölgedeki jeopolitik dengeleri daha karmaşık bir hâle getirdi.

"AĞIR SONUÇLARI OLACAK"

Çin Ticaret Bakanlığı, AB’nin kararına yönelik tepkisini net bir şekilde dile getirdi. Bakanlık açıklamasında söz konusu yaptırımların "sistematik bir ayrımcılık" ve "yatırım engeli" olduğu vurgulandı. Pekin, listenin derhal iptal edilmemesi halinde AB’nin "ağır sonuçlarla" karşılaşacağını açıkladı ve Çinli şirketlerin haklarını korumak için "gerekli her türlü önlemin" alınacağını belirtti. Bu açıklama, ekonomik misilleme tehdidini ortaya koyuyor.

Avrupa Birliği Rusya Yaptırım

RUS BANKALARI EURO İŞLEMLERİNDEN MEN EDİLDİ

Yeni yaptırım paketi, Rusya’nın Avrupa’daki finansal hareket kabiliyetini önemli ölçüde kısıtlamayı amaçlıyor. Pakette 20 Rus bankasının euro işlemlerinden men edilerek küresel finans sisteminden izole edilmesi yer alıyor. Ayrıca Rusya’nın askeri sanayisinde kullanılabileceği kritik teknolojilerin tedarikçilerinden olan üçüncü ülke şirketleri, özellikle Çinli firmalar, ilk defa yaptırım listesine alındı. Bunun yanında, Druzhba boru hattındaki krizin çözülmesine paralel olarak, Rusya’nın petrol gelirleri üzerindeki denetimler de artırıldı.

Macron-4

"AB ÜÇ KOLDAN KUŞATMAYA MARUZ KALIYOR"

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Atina’daki açıklamasında Avrupa’nın tarihî bir baskı altında olduğunu ifade etti. Macron’a göre AB şu anda üç koldan yoğun bir kuşatmaya maruz kalıyor: Rusya’dan gelen askeri ve güvenlik tehdidi, Çin’den kaynaklanan ticari baskı ve yaptırımlara yönelik direnç; ayrıca ABD’nin uyguladığı ekonomik korumacılık ve hızla değişen küresel politikalar. Macron, "ABD, Rusya ve Çin devlet başkanlarının Avrupalılara karşı cephe aldığı bu eşsiz anı hafife almamalıyız" diyerek, Avrupa’nın kendi sanayi kapasitesini güçlendirmesi ve stratejik özerkliğini artırması gerektiğini belirtti.

Bunun yanı sıra, AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası, bölgedeki gerilimin yeni bir boyutunu oluşturuyor. Çin, bu yasa kapsamında sağlanan teşvikler ve menşei kurallarının doğrudan Çinli şirketleri dışlamayı hedeflediğini savunuyor. Pekin’e göre AB, serbest ticaret ilkelerinden uzaklaşarak "sistematik bir ayrımcılık" politikası izliyor. Bu durum, Çin ve AB arasındaki ticari ilişkilerde yeni gerilimlerin habercisi olarak görülüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ