Sağlık sisteminde giderek derinleşen personel yetersizliği, özellikle yoğun dönemlerde ve bayram süreçlerinde ciddi bir krize dönüşüyor. Hastanelerde doktor, hemşire ve yardımcı sağlık personeli sayısının talebi karşılamakta zorlanması hem hizmet kalitesini hem de çalışanların iş yükünü doğrudan etkiliyor. Bayram tatillerinde artan hasta yoğunluğu ve acil başvurular ise bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor. Uzmanlara göre sağlık çalışanlarının sayısındaki yetersizlik, sadece iş yükünü artırmakla kalmıyor; aynı zamanda hata riskini yükseltiyor, hasta başına ayrılan süreyi azaltıyor ve acil servislerde bekleme sürelerini uzatıyor. Özellikle büyük şehir hastaneleri ve acil servisler, bayram dönemlerinde “normal kapasitenin çok üzerinde” bir hasta akınıyla karşı karşıya kalıyor.

“YÜK, BELİRLİ GRUBUN OMZUNDA”

Hemşireler Derneği Başkanı Azize Atlı, Türkinform’a özel yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

“Hâlihazırda hemşirelerin çalışma listeleri, 24 saat aralıksız mesailerle ucu ucuna dönmektedir. Bayram gibi özel günlerde ise hemşire açığı giderek derinleşmekte, 7/24 kesintisiz hizmet gereken alanlarda bu işi devam ettirebilmek giderek zorlaşmaktadır. Özellikle bayram tatillerinin birleştirildiği ve arada kalan günlerin idari izin sayıldığı durumlarda, hemşireler bu idari izinlerden de yararlandırılmamaktadır. Tabii ki bizler hemşire olurken bayramda da yeni yılda da özel günlerimizde de nöbet tutacağımızın bilinciyle bu mesleği seçtik ve halkımızın hastalarımızın canı bizlere emanet. Hemşireler bayramda da bu bilinçli mesleklerini yapıyor. Ancak tamamen yük belirli bir grubun omzuna yüklendiğinde ve bu grubun ihtiyaçları, insani gereksinimleri yok sayıldığında bir süre sonra çalışanları tüketiyor.”

ÇİFTE YOĞUNLUK

Bayram dönemleri toplumun büyük bölümü için tatil anlamına gelirken, sağlık çalışanları için tam tersine en yoğun dönemlerden biri oluyor. Trafik kazaları, beslenme kaynaklı rahatsızlıklar, kronik hastalık alevlenmeleri ve ani acil vakalar nedeniyle acil servislerde ciddi bir yığılma yaşanıyor. Bu süreçte personel yetersizliği daha görünür hale geliyor. Birçok hastanede hemşirelerin aynı anda birden fazla hastaya bakmak zorunda kaldığı, doktorların ise uzun süren nöbetlerle mesai üstüne mesai yaptığı ifade ediliyor. Özellikle kırsal bölgelerde bu durum daha da kritik bir hal alıyor.

SAĞLIK ÇALIŞANLARI ÜZERİNDE ARTAN YÜK

Sektör temsilcileri, personel eksikliğinin en büyük etkisinin sağlık çalışanları üzerinde görüldüğünü belirtiyor. Uzayan nöbetler, dinlenme süresinin azalması ve sürekli artan hasta yükü, çalışanlarda hem fiziksel hem de psikolojik yıpranmaya yol açıyor. Uzmanlara göre bu durum “tükenmişlik sendromu” riskini artırıyor. Uzun çalışma saatleri, dinlenemeden yapılan nöbet değişimleri ve yoğun stres, sağlık çalışanlarının motivasyonunu düşürürken iş gücü kaybı riskini de beraberinde getiriyor.

150 milyon dolarlık denizlerin sarayı Bodrum'a demir attı
150 milyon dolarlık denizlerin sarayı Bodrum'a demir attı
İçeriği Görüntüle

HASTALAR İÇİN GECİKEN MÜDAHALELER RİSKİ

Personel eksikliğinin bir diğer kritik sonucu ise hastalar açısından ortaya çıkıyor. Acil servislerde artan yoğunluk nedeniyle bazı vakalara müdahale süresi uzayabiliyor. Bu durum özellikle kalp krizi, inme ve travma gibi zamanla yarışılan vakalarda hayati risk oluşturabiliyor. Sağlık çalışanları, birim başına düşen hasta sayısının artmasının “hizmet kalitesini zorladığını” ifade ederken, sistemin sürdürülebilirliği için kadro planlamasının yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Muhabir: BEYZA COŞKUN