Küresel ekonomide ticaret savaşları, finansal yaptırımlar, rezerv para tartışmaları ve emtia rekabeti giderek daha önemli hale gelirken, ülkelerin ekonomik güçlerini korumak için attığı adımlar da yeni bir dönemin işaretlerini veriyor. İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Dirican, küresel finans sistemindeki dönüşümü Türkinform'a değerlendirdi.

Dirican'a göre finansal savaşların temelleri 2008 küresel krizinin ardından atılırken, 2016 sonrasında ticaret savaşları, 2018'den itibaren ise finansal savaşlar daha görünür hale geldi. Bugün ise dolar sistemi, ABD tahvilleri, altın ve stratejik emtialar üzerinden çok daha kapsamlı bir rekabet yaşanıyor.

Maduro Krizi Piyasaları Etkiledi Altın Yükselişte! 6 Ocak 2026 Altın Ve Döviz Fiyatları3-1

TİCARET SAVAŞLARINDAN FİNANSAL SAVAŞLARA

Küresel ekonomik rekabetin yeni olmadığını belirten Dirican, kur savaşlarının ilk kez 2008 küresel krizinin ardından ciddi biçimde tartışılmaya başlandığını söyledi.

Dirican, 2016 yılında Donald Trump'ın ilk kez ABD Başkanı seçilmesiyle birlikte Çin'in açık biçimde hedefe konulduğunu, Brexit süreciyle beraber ticaret savaşlarının küresel gündemin merkezine yerleştiğini ifade etti.

2018 sonrasında ise sürecin finansal boyutunun daha belirgin hale geldiğini belirten Dirican, yaptırımların ve dolar sistemine erişimin ekonomik bir araç olarak kullanılmasının yeni dönemin önemli unsurlarından biri olduğunu savundu.

“KAPİTALİST SİSTEMİN CAN ÇEKİŞTİĞİNİ GÖSTERİYOR”

Dirican, İsviçre'deki banka birleşmelerinden Rusya'nın SWIFT sisteminden çıkarılmasına, Venezuela'nın altınlarıyla ilgili tartışmalardan Çin ve Rusya'ya yönelik ekonomik yaptırımlara kadar birçok gelişmenin aynı çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bu gelişmelerin serbest piyasa, neoliberalizm ve kapitalist sistemin işleyişindeki dönüşümün göstergeleri olduğunu savunan Dirican, küresel sistemin kendisine rakip olabilecek yeni ekonomik ve finansal yapıların ortaya çıkmasına karşı mücadele verdiğini ifade etti.

Faiz Kararı Sonrası Piyasalar Dolar 42 Tl’yi Aştı3

ABD TAHVİLLERİ VE JAPON YENİ YAKINDAN İZLENİYOR

Dirican, son dönemde Japon yeni ile ABD tahvilleri arasında yaşanan gelişmelerin de küresel finansal dengeler açısından önemli olduğunu belirtti.

ABD'nin uzun yıllar boyunca kendisini finanse etmek amacıyla Çin ve Japonya gibi ülkelere tahvil sattığını hatırlatan Dirican, bugün ABD tahvillerinin geçmişte kullanılan finansal aracın tersine çevrilmesi riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

Merkez bankalarının uzun süredir altın rezervlerini artırmasına da dikkat çeken Dirican, bunun küresel finans sistemindeki güven ve rezerv tercihlerinin değiştiğine işaret ettiğini söyledi.

Altın fiyatlarında düşüş!
Altın fiyatlarında düşüş!
İçeriği Görüntüle

Dolartl Güne Nasıl Başladı Piyasalarda Önemli Gelişmeler Neler2

“BİR SABAH ELİNİZDEKİ DOLARIN HÜKMÜ OLMAYABİLİR”

Dirican'ın dikkat çeken değerlendirmelerinden biri ise dolar ve ABD tahvilleri üzerinden oldu.

Doları ve ABD tahvillerini “borç senetleri” olarak tanımlayan Dirican, küresel sistemde ülkelerin finansal araçlara erişiminin siyasi ve ekonomik güç ilişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceğini savundu.

Dirican, “Bir sabah uyandığınızda elinizdeki dolarların ya da ABD tahvillerinin artık hiçbir hükmü yoktur, bir geçerliliği yoktur, ‘Ben ne dersem o olur’ denildiği döneme girmiş durumdayız” ifadelerini kullandı.

Bu değerlendirmesinin devamında ise haberin manşetine taşıdığı ifadeyi kullandı:

“Bir sabah Benjamin zaten sizin değildi denebilir.”

ALTIN VE NADİR ELEMENTLERİN ÖNEMİ ARTIYOR

Küresel rekabetin yalnızca para ve finans piyasalarıyla sınırlı kalmadığını belirten Dirican, altın, petrol ve nadir elementlerin önümüzdeki yıllarda çok daha stratejik hale geleceğini söyledi.

Yapay zekâ, çip üretimi, savunma sanayisi ve uzay ekonomisinin de bu kaynaklardan bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Dirican, “Nadir elementlerin ve emtiaların, başta petrol olmak üzere altının kontrolü önümüzdeki yıllarda daha da büyük önem arz edecek” dedi.

Dirican'a göre ülkeler bu kaynaklara erişimi güvence altına alamazsa teknoloji ve savunma alanındaki rekabette geri kalma riskiyle karşı karşıya kalacak.

Piyasalarda Yükseliş Sinyali! Gram Altın Rekora Göz Kırptı, Dövizde Hareketlilik! 15 Aralık 2025 Altın Ve Döviz Fiyatlar4

YAPAY ZEKÂDA DA AYNI REKABETİN İZLERİ VAR

Yapay zekâ alanındaki küresel rekabeti de finansal ve ticari savaşların farklı bir cephesi olarak değerlendiren Dirican, burada emek-sermaye tartışması üzerinden Çin ile Batı arasındaki rekabetin başka bir boyutunun ortaya çıktığını savundu.

Yapay zekâ, çip teknolojisi ve nadir elementlerin aynı ekonomik denklem içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dirican, teknolojik üstünlüğün gelecekte ekonomik ve siyasi güç açısından belirleyici olacağını ifade etti.

“DOLARİZASYON BİR SOPA OLARAK KULLANILACAK”

Dirican, dolarizasyonun hem mevduat hem de kredi tarafında ülkeler üzerinde baskı oluşturabilecek bir araç olarak kullanılmaya devam edeceğini söyledi.

Bu nedenle yerli paraların dış ticarette kullanımının ve finansal bağımsızlığın daha fazla önem kazanacağını belirten Dirican, “İthal mallar, ithal ekonomik sistemler ve ithal paralarla artık finansal bağımsızlık mümkün değil” değerlendirmesinde bulundu.

MİSAK-I İKTİSADİ VURGUSU

Türkiye açısından ekonomik bağımsızlığın önemine de dikkat çeken Dirican, Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmir İktisat Kongresi'ndeki ekonomik bağımsızlık vurgusunu hatırlattı.

Dirican, askeri ve siyasi başarıların ekonomik başarılarla desteklenmesi gerektiğini belirterek, Türkiye açısından çıkış yolunun yalnızca dış finansmana bağlı bir ekonomik yapıdan geçmediğini savundu.

“Bizi kurtaracak olan Benjamin değil, Misak-ı İktisadi anlayışıdır” diyen Dirican, finansal bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Piyasalar Nefesini Tuttu! Türkiye’nin Kredi Notu Için Kritik Gün Yaklaşıyor

“FİNANSAL EMPERYALİZM VE SÖMÜRGECİLİK HIZ KAZANDI”

Küresel sistemde ülkelerin borçlanma maliyetleri ve faiz giderlerinin de önemli bir sorun haline geldiğini belirten Dirican, ABD, İngiltere ve Fransa gibi gelişmiş ekonomilerde bütçe açıklarından ziyade faiz giderlerinin giderek daha kritik bir sorun oluşturduğunu ifade etti.

Dirican, küresel finans sistemindeki mevcut yapıyı “finansal emperyalizm ve finansal sömürgecilik” kavramlarıyla tanımlarken, sistemdeki tansiyonun yükseldiğini ve mevcut ekonomik düzenin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri oluştuğunu söyledi.

Dirican, küresel ekonomik rekabetin artık yalnızca ticaret veya kur üzerinden değil; para, tahvil, altın, enerji, teknoloji ve stratejik hammaddeler üzerinden yürüdüğünü belirterek, dünyanın yeni ve daha sert bir ekonomik güç mücadelesi dönemine girdiği değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: ESRA KOÇAK MAYDA