Çocukların dijital dünyadan tamamen uzak tutulmasının günümüz koşullarında gerçekçi olmadığını belirten Psikolog İlayda Kutevu, asıl tehlikenin ekranın çocuğun hayatını ne ölçüde kontrol etmeye başladığında ortaya çıktığını vurguladı. Kutevu, ailelerin hem kendi ekran alışkanlıklarını gözden geçirmesi hem de çocuklarla kurdukları iletişimi güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
![]()
BAĞIMLILIĞIN SINIRI NEREDE BAŞLIYOR?
Kutevu, ekran kullanımında belirleyici unsurun yalnızca geçirilen süre olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Günümüzde çocukları ekranlardan tamamen izole etmek gerçekçi olmayabilir. Ancak bu, ekran kullanımının sınırsız olması gerektiği anlamına gelmez. Çocuğun yaşına uygun ekran süresi ve içerik sınırlarının olması, sağlıklı gelişim açısından oldukça önemlidir. Ekran kullanımında asıl belirleyici olan yalnızca süre değil; ekranın çocuğun günlük yaşamını ne kadar etkilemeye başladığıdır."
Ailelerin dikkat etmesi gereken kritik belirtileri de sıralayan Kutevu, "Ekran nedeniyle uyku düzeni bozuluyor, ders başarısı düşüyor, sosyal ilişkileri zayıflıyor veya ekran elinden alındığında yoğun öfke yaşıyorsa, bunlar ailelerin dikkat etmesi gereken önemli uyarı işaretleridir" uyarısında bulundu.
![]()
"ÇOCUKLAR SÖYLENENİ DEĞİL, GÖRDÜKLERİNİ MODEL ALIR"
Ebeveynlerin kendi davranışlarının çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Kutevu, ekran bağımlılığının temelinde çoğu zaman aile içindeki iletişimin de bulunduğunu ifade etti. Kutevu, şu değerlendirmede bulundu:
"Ailelerin ekran kullanım alışkanlıkları, çocukların ekranla kurduğu ilişkiyi doğrudan etkiler. Çünkü çocuklar söyleneni değil, gördüklerini model alırlar. Bu nedenle sürekli telefonla ya da televizyonla meşgul olan bir ebeveynin, çocuğuna ekran konusunda katı yasaklar koyması beklenen etkiyi yaratmayabilir."
Çocuğun duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Kutevu, "Aynı zamanda çocukla kurulan iletişimin niteliği de çok önemlidir. Çocuk kendini yeterince anlaşılmış ve duygusal olarak yakın hissetmediğinde, ekran zamanla bir eğlence aracından çok bir kaçış alanına dönüşebilir. Bu nedenle çözüm sadece ekran süresini azaltmak değil; ebeveynin iyi bir rol model olması, tutarlı sınırlar koyması ve çocukla kaliteli zaman geçirmesidir" ifadelerini kullandı.

YASAK DEĞİL, KADEMELİ DİJİTAL DİYET
Ekran süresini bir anda kesmenin çocuklarda ciddi tepkiye yol açabileceğini belirten Kutevu, ailelere yasaklayıcı değil planlı bir yaklaşım önerdi. Kutevu, "Ekran süresini bir anda ve tamamen kesmek, çoğu zaman çocukta yoğun bir direnç ve öfkeye neden olabilir. Bu nedenle yasaklayıcı bir tutum yerine, sınırları önceden belirlenmiş, tutarlı ve kademeli bir yaklaşım çok daha etkilidir" dedi.
Sorunun yalnızca ekranı kaldırmakla çözülemeyeceğini belirten Kutevu, çocukların doğal yollarla keyif alabilecekleri alanlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kutevu, önerilerini şu sözlerle sıraladı:
"Burada önemli olan sadece ekranı azaltmak değil, ekranın yerine ne koyduğunuzdur. Çocuğun spor yapması, açık havada vakit geçirmesi, akranlarıyla oyun oynaması, ailece geçirilen kaliteli zaman ve ilgi duyduğu hobilere yönlendirilmesi hem ekran ihtiyacını azaltır hem de doğal yollarla keyif almasını destekler. Çocuk, ekran dışında da mutlu olabileceğini deneyimledikçe ekranla kurduğu ilişki daha sağlıklı bir hale gelir."




