İstanbul’da 23 Nisan günü meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki Silivri merkezli deprem, kent genelinde kısa süreli paniğe neden olurken, yaşanan sarsıntıyla birlikte gözler bir kez daha Jeoloji Profesörü Şener Üşümezsoy’a çevrildi. Ünlü yerbilimci, tam 20 gün önce yaptığı açıklamada depremin gerçekleştiği bölgeyi Kumburgaz–Silivri hattı olarak işaret etmişti. Deprem sonrası katıldığı canlı yayında konuşan Üşümezsoy, “Aynı dediğim yerde oldu, daha konuşmaya gerek yok” diyerek net mesajlar verdi.
“Nokta Atışı Yaptım, Beklenen Oldu”
Üşümezsoy, depremden yaklaşık üç hafta önce yaptığı açıklamada, “Kumburgaz ve Silivri açıklarında 6.0 ile 6.5 büyüklüğü arasında bir deprem olabileceğini” belirtmişti. Bu açıklamanın ardından tam da tarif edilen bölgede gerçekleşen deprem, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Depremin ardından canlı yayına bağlanan Profesör Üşümezsoy, “Herkes yine büyük deprem senaryoları yazmaya başlayacak. Ama ben daha önceden bu lokasyonu verdim. Aynı bölgede, aynı büyüklükte deprem oldu. Tebrik etmek yerine yine felaket tellallığı yapanlar olacak” ifadeleriyle dikkat çekti.
“Daha Büyük Deprem Beklenmiyor” Açıklaması
Depremin ardından merak edilen en önemli soru ise “Bu sarsıntı daha büyük bir depremin habercisi mi?” oldu. Şener Üşümezsoy bu soruya oldukça net bir yanıt verdi:
“Hayır, daha büyük bir deprem beklemiyoruz. 1999’dan bu yana hep söylediğim gibi, bu segment en fazla 6.5 büyüklüğünde bir deprem üretebilir. Ve o kapasitesini de şimdi tamamladı.”
Üşümezsoy, Silivri açıklarında meydana gelen bu depremin, uzun süredir kırılmayı bekleyen bir fay segmentine ait olduğunu belirtti. 1912 depreminde bu segmentin büyük kısmının kırıldığını hatırlatan Üşümezsoy, “Bu alan, enerjisini büyük ölçüde boşaltmış durumda. Yeni bir yıkıcı deprem için koşullar ortada yok” dedi.
Tarihsel Kayıtlara Göre Fay Hatları Zaten Kırılmış
Profesör Üşümezsoy, Marmara Denizi’ndeki tarihsel deprem geçmişine de değinerek, 1894 ve 1912 depremlerinin bu bölgelerdeki aktif fay hatlarının büyük kısmını kırdığını söyledi.
“Çınarcık açıklarındaki fay 1894 yılında, Silivri açıklarındaki ise 1912’de kırıldı. Yani Marmara’nın bu bölgesinde yeni bir kırılma beklentisi teorik olarak çok düşük.” diyerek mevcut riski detaylandırdı.
Kamuoyuna Uyarı: “Panik Yerine Bilgiyle Hareket Edin”
Şener Üşümezsoy, yaşanan her deprem sonrası ortaya çıkan “büyük İstanbul depremi” senaryolarının bilimsel zemine dayanmadan panik havası estirdiğini belirtti.
“Evet İstanbul deprem bölgesi, ama bu her sarsıntının bir felaketin habercisi olduğu anlamına gelmez. Lütfen bilgiye dayalı açıklamaları dikkate alın.” çağrısında bulundu.
Tartışmalar Devam Ederken Gözler Bilim İnsanlarında
Üşümezsoy’un çıkışı, sosyal medyada ve uzman çevrelerde geniş yankı buldu. Bazı akademisyenler nokta atışı öngörüsünü dikkatle değerlendirirken, bazı uzmanlar ise “deprem öngörülerinin mutlak bilimsel yöntemlerle yapılamayacağı” görüşünde birleşti. Ancak bir gerçek var ki, Şener Üşümezsoy’un açıklaması sonrası, depreme dair bilimsel yaklaşımların kamuoyuna nasıl aktarıldığı yeniden tartışma konusu oldu.




