Ticaret Bakanlığının resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, devre tatil veya devre mülklerin hemen her bütçeye hitap etmesinin, dört mevsim faydalanılabilir olmasının ve cazip fiyat seçenekleri nedeniyle vatandaşlar tarafından sıkça tercih edildiği kaydedildi.
“TÜKETİCİLER MAĞDUR EDİLDİ”
Sektörde faaliyet gösteren firmalar da ücretsiz tatil vaadi ve benzeri pazarlama yöntemleriyle yoğun satış faaliyeti yürüttüğü ifade edilirken, ticaret bakanlığına son dönemde ulaşan bazı başvurularda, tüketicilerin geçmiş dönemde satın almış oldukları devre mülklerin satışı için kendileri ile iletişime geçildiği, çeşitli gerekçelerle ikna edildiği veya bilgileri dışında kendilerinden vekaletname alındığı ve bu yolla devre tatil adı altında başka bir bağımsız bölüm satışı gerçekleştirildiği ve tüketicilerin bilgileri dışında vekaletname aracılığıyla bu taşınmazların tapu devirlerinin yapıldığı, tüketicilerin ödeme iadesi almak ve tapuyu iptal etmek için şirket ile iletişime geçtiğinde benzer bir yöntem kullanılarak kendilerine ikinci kez satış yapıldığı, satışın iptal edilmesi için senet imzalatıldığı ve ayrıca ödeme alınarak tüketicilerin tekrar tekrar mağdur edildiğinin hususlarına yer verildiğinin anlaşıldığının aktarıldığı bildirildi.
62 FİRMAYA 352 MİLYON TL PARA CEZASI
Söz konusu pazarlama ve satış faaliyetleri ile tüketicilerden gelen şikayetler kapsamında yürütülen incelemelere istinaden, 2023 yılından bugüne kadar 21 firma hakkında düzenlenen 25 soruşturma raporunun Cumhuriyet Başsavcılıklarına intikal ettirildiği ve; 62 firma hakkında yürütülen denetim faaliyetleri sonucunda 352 milyon TL'nin üzerinde idari para cezası uygulandığı ve 3 firma hakkındaki denetim sürecinin ise devam ettiği aktarıldı.
DEVRE TATİL/DEVRE MÜLK SATIŞ VE PAZARLAMASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLARI
Tüketicilerin doğru doğru bilgilendirilmesini sağlamak ve cazip tekliflerle mağdur edilmesini önlemek amacıyla devre tatil/devre mülk satış ve pazarlamasında dikkat edilmesi gereken hususların hatırlatılmasında fayda görüldüğü belirtilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
-Kendileri ile bu şekilde iletişime geçilen tüketicilerimizin imza attıkları bilgi ve belgeleri, sözleşmeleri, senetleri ve vekaletnameleri mutlaka okumaları ve imzaladıkları belgelerin içeriğinin kendilerine vaat edilen hususlarla uyumlu olup olmadığına dikkat etmeleri gerekmektedir.
-Devre tatil sektöründe tüketicilerimizin sıklıkla karşılaştığı sorunlardan biri de ücretsiz tatil kazanıldığı vaadi ile devre tatil tesislerine davet edilerek, burada yapılan agresif pazarlama faaliyetleri sonucu sözleşme imzalamaya ikna edilmeleridir.
-Bu yönde davet alan tüketicilerimizin tesise gitmeleri halinde kendilerine tanıtım ve satış yapılacağının bilincinde olmaları önem arz etmektedir. Satıştan en az bir gün önce sözleşmeye ilişkin önemli hususları içeren ön bilgilendirme formunun tüketiciye verilmesi zorunludur.
-Devre tatil sözleşmelerinde tüketicilerimiz, sözleşme tarihinden itibaren 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma haklarını kullanabilirler.
-Sözleşme tapu devri yapılmasını vadediyorsa cayma bildirimi noter aracılığıyla yapılmalıdır. Kullanım hakkının devrini içeren devre tatil sözleşmesinde cayma hakkının kullanıldığına ilişkin bildirimin yazılı olarak yapılması yeterlidir.
-Devre tatil satışlarında 14 günlük cayma süresi dolmadan tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme talep edilemez, tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge alınamaz, sözleşmedeki ödeme tarihleri cayma süresi içinde kalacak şekilde belirlenemez. Herhangi bir tapu devri içermeyen ve tüketicilere yalnızca kullanım hakkı sağlayan şahsi hakka konu devre tatil sözleşmeleri en fazla 10 yıl için kurulabilir.
-Tüketicilerimiz şahsi hakka konu devre tatilini belirli bir dönem için kullanmayacağını, tatilin başlayacağı tarihten en az 90 gün önce sağlayıcıya yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirirse, o dönem için tüketiciden yıllık gider payı, aidat, katılım bedeli, genel idari masraf ve benzeri herhangi bir isim altında bedel talep edilemez.
TÜKETİCİLER HANGİ DURUMDA NEREYE BAŞVURACAK?
Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin , firmaların uygulamaları nedeniyle mağdur olmaları durumunda; 2026 yılı için değeri 186.000 TL'nin altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine, bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Tüketici Mahkemesine, başvurabileceğini aktararak, dava şartı olarak tüketici mahkemelerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği, ayrıca konusu suç teşkil eden dolandırıcılık iddialarına ilişkin olarak Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurulması gerektiğini belirtti.





