Türkiye’de boşanmaların giderek artması, evlilik kurumunun karşı karşıya olduğu sorunları yeniden gündeme taşıyor. Avukat Hatice Yıldız, Türkiye’de evliliklerdeki sorunlar ve boşanmalara yol açan faktörler üzerine saha gözlemlerini Türkinform’a değerlendirdi.

Avukat Yıldız, evlilikteki problemlerin sadece bireysel ya da aile içi çatışmalardan kaynaklanmadığını, toplumsal ve kültürel yapının da boşanmalara doğrudan etkisi olduğunu vurguladı.

EVLİLİĞE HAZIRLIKSIZ BAŞLAMAK

Yıldız, boşanmaların en temel nedeni, çiftlerin evliliğe dair yeterli bilgi ve bilinçle yola çıkmaması olduğunu söyledi. Yıldız, “Çiftler çoğu zaman neden evlendiklerini, evlilik kurumunun ne olduğunu ve iyilikten beklentilerini bilmeden karar veriyor. Bu kararlar çoğunlukla kısa bir tanışıklık, duygusal bir motivasyon ya da çevrenin uygun görmesine dayalı oluyor. En çok gördüğüm algılardan biri, evlilik bir sosyal kimlik kazanımı gibi görülüyor; evli olmak bir başarı, evli olmamak ise başarısızlık olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle evlilikler yanlış bir temelle başlıyor” dedi.

Hatice Yıldız

MEDYANIN VE DİZİLERİN ROLÜ

Yıldız, televizyon dizileri ve dijital medya platformlarının da evliliklerdeki sorunlara etkisine dikkat çekti. “Pek çok dizi, ekonomik kaygısı olmayan, sürekli romantizm ve aşk peşinde koşan karakterler gösteriyor” diyen Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü;

“Kadınlar genellikle bakımlı, çekici ve neredeyse idealize edilmiş biçimde tasvir ediliyor. Gençler ve çiftler, bu ekranlarda gördükleri hayatı gerçek hayata yansıtmaya çalışıyor, beklentilerini bu senaryolar üzerine kuruyor. Oysa hayatın zorluklarıyla birlikte yürütülen bir süreç olduğunu göstermiyorlar. Bu, boşanmaya yol açan yanlış algıların oluşmasına neden oluyor”

Kazalarda bunlara dikkat! Sigorta şirketleri ödeme yapmaktan kaçınabiliyor
Kazalarda bunlara dikkat! Sigorta şirketleri ödeme yapmaktan kaçınabiliyor
İçeriği Görüntüle

EKONOMİK GERÇEKLER VE TÜKETİM KÜLTÜRÜ

Boşanmalarda ekonomik etkenlerin de belirleyici olduğunu vurgulayan Yıldız, şunları söyledi:

“Ekonomik kriz, geçim sıkıntısı, sürekli belirsizlik ve gelecek kaygısı hem çiftler arasında ciddi tartışmalara sebep oluyor hem de toplumsal düzeyde karamsarlık yaratıyor. Dijital medya ve tüketim kültürü, ‘her şeyi satın al, gösterebileceğin bir yaşam sür’ anlayışını pompalıyor. Ancak çoğu aile bunu karşılayamıyor; yılda bir tatil, çocuklarla etkinlikler gibi asgari yaşam standartlarını dahi yerine getiremiyor. Bu durum evliliklerde gerilimi artırıyor, sevgi ve saygıya dayalı sağlıklı ilişkilerin gelişmesini engelliyor.”

KADINLARIN İŞ HAYATINA KATILIMI VE ANNE YÜKÜ

Yıldız, kadınların iş hayatına katılımının evliliklerdeki diğer önemli bir faktör olduğunu söyledi. Yıldız, “Kadınlar hem çalışmak hem de çocuk bakımıyla ilgilenmek zorunda. Ev işlerinin, çocukların okul ve sağlık süreçlerinin çoğu anneye yükleniyor. Esnek çalışma saatleri yeterince sağlanmıyor; özel sektördeki kadınlar, doğum sonrası işlerini sürdürmekte ciddi sorunlar yaşıyor. Kreşler hem yetersiz hem de maliyetleri çok yüksek. Bu ekonomik ve toplumsal yük, kadınlarda gerginlik ve evlilik çatışmalarına yol açıyor” ifadelerini kullandı.

ÇEKİRDEK AİLE VE DIŞ MÜDAHALELER

Yıldız, çekirdek aile kavramının yeterince yerleşmemesinin de boşanmalarda etkili olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti;

“Çekirdek aile içinde yaşaması gereken sorunlar, geniş aile tarafından müdahalelerle gölgeleniyor. Bayram ziyaretleri, akraba ilişkileri, kayınvalide-gelin-damat problemleri evlilikleri zorluyor. Çoğu çift, aileler arası çatışmaları yönetemediği için boşanmaya kadar gidiyor. Bu, ekonomik ve duygusal sorunlarla birleşince evliliklerin sürdürülmesini zorlaştırıyor.”

TOPLUMSAL VE ETİK DEĞERLER

Evliliklerin sağlıklı ilerlemesinde eğitim, etik ve ahlaki değerlerin önemine de dikkat çeken Yıldız, “Toplumun genel eğitim ve ahlaki düzeyindeki yozlaşma, evliliklere de yansıyor. Sağlıklı aile ortamlarının eksikliği, genç kuşakların sosyal ve psikolojik gelişimini etkiliyor. Ebeveynlerin kendi ilişkilerindeki problemler ve çocuk yetiştirmedeki eksiklikler, aile içi sorunların derinleşmesine yol açıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR”

Yıldız, sağlıklı aile yapısının sağlıklı nesiller için elzem olduğunu vurgulayarak, toplumsal, ekonomik ve kültürel düzeyde önlemler alınması gerektiğini ifade etti. Yıldız, “Evliliklere hazırlık sürecinde bireyleri bilinçlendirmek, medyada gerçekçi ve etik içerikler sunmak, kadınların çalışma hayatında desteklenmesini sağlamak, çekirdek aileyi güçlendirmek, devlet politikalarını bu yönde geliştirmek boşanmaları azaltacaktır. Sahadaki gözlemlerim, bu adımların gecikmeksizin uygulanmasının hayati önem taşıdığını gösteriyor” şeklinde konuştu.

Yıldız, açıklamalarının aile yapısını güçlendirmek ve toplumsal bilinç oluşturmak açısından önemli olduğunu belirterek, bu gözlemlerin ilgili çalışmalara katkı sağlamasını umduğunu ifade etti.

Muhabir: Sümeyye Aksu