Gayrimenkul sektöründe dijital dönüşümün en önemli adımlarından biri olarak görülen e-kontrat (e-Devlet kira sözleşmesi) sistemi yeniden gündemde. e-kontrat sistemi, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilerek 2024 sonu ve 2025 başı itibarıyla temel bir standart haline gelmeye başladı. Bu sistem, kira ilişkilerini dijitalleştirerek hem taraflar arasındaki güveni artırmayı hem de kayıt dışı ekonomiyi engellemeyi hedefliyor.
Tüm Emlak Danışmanları Birliği (TEDB) Genel Başkanı Hakan Akçam, e-Devlet üzerinden yapılabilen ancak halen isteğe bağlı olarak uygulanan e-kontrat sistemine ilişkin Türkinform’a açıklamalarda bulundu.
“ZORUNLULUK PROFESYONELLEŞMEYİ HIZLANDIRIR”
Hakan Akçam, e-kontrat sisteminin sektörde tam anlamıyla etkili olabilmesi için zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. E-kontrat sisteminin zorunlu hale getirilmesinin sektörde köklü bir dönüşüm yaratacağını belirten Akçam, bu adımın özellikle kayıt dışı faaliyetlerin önüne geçeceğini ifade etti. Sistemin yalnızca mülk sahipleri ve yetki belgeli emlak danışmanları tarafından kullanılabilmesinin, yetkisiz aracılık faaliyetlerini ortadan kaldıracağını söyledi.
Akçam bu durumun, mesleğini resmi ve profesyonel şekilde icra eden emlak danışmanlarının değerini artıracağını ve sektörde standartlaşmayı güçlendireceğini söyledi.

KAYIT DIŞI EKONOMİYLE MÜCADELE VURGUSU
Zorunlu e-kontrat uygulamasının kira gelirlerinin ve sözleşme bedellerinin şeffaf şekilde kayıt altına alınmasını sağlayacağını belirten Akçam, böylece vergi kayıplarının önüne geçileceğini dile getirdi.
Gerçek kira bedellerine dayalı bir veri havuzunun oluşacağını ifade eden Akçam, bu sayede Türkiye genelinde daha sağlıklı bir gayrimenkul değer haritası çıkarılabileceğini ve piyasa öngörülebilirliğinin artacağını kaydetti.
“İSTEĞE BAĞLI SİSTEM ÇİFTE STANDART YARATIYOR”
Mevcut sistemin isteğe bağlı olmasının en büyük sorunlardan biri olduğunu belirten Akçam, şeffaflıktan kaçınan kişilerin eski yöntemlerle işlem yapmayı sürdürdüğünü ifade etti. Akçam, bu durumun piyasada çifte standart oluşturduğunu belirterek, “Vergisini ödeyen ve süreci şeffaf yürüten profesyoneller dezavantajlı duruma düşerken, kayıt dışı çalışanlar sistem dışında kalabiliyor. Bu nedenle tam bir düzen için zorunluluk şart” dedi.
DOLANDIRICILIĞA KARŞI GÜÇLÜ KORUMA
E-kontrat sisteminin dolandırıcılık vakalarına karşı önemli bir güvenlik sağladığını vurgulayan Akçam, sistemin Tapu ve Kadastro verileri ile e-Devlet kimlik doğrulama altyapısını kullandığını hatırlattı. Akçam, bu sayede başkasına ait bir mülkün kiralanması, aynı evin birden fazla kişiye kiralanması veya sahte vekaletle işlem yapılması gibi dolandırıcılık yöntemlerinin büyük ölçüde ortadan kalkacağını belirtti.
DİJİTAL İMZA ISLAK İMZADAN DAHA GÜVENLİ
Akçam, dijital imza ve zaman damgasının hukuki açıdan son derece güçlü olduğunu ifade ederek, e-Devlet üzerinden oluşturulan barkodlu belgelerin işlemin tüm detaylarını kayıt altına aldığını söyledi. Akçam, bu sistem sayesinde imza inkârı, sözleşme değişikliği iddiaları ve evrakta sahtecilik gibi uzun süren hukuki ihtilafların önüne geçileceğini vurguladı.
“SEKTÖR HAZIR, VATANDAŞ ADAPTE OLACAK”
Türkiye’de emlak sektörünün profesyonel kesiminin dijitalleşmeye hazır olduğunu belirten Akçam, özellikle lisanslı emlak danışmanlarının bu süreci desteklediğini ifade etti.
Buna karşın bazı mülk sahiplerinin geleneksel yöntemleri tercih edebileceğini belirten Akçam, kısa bir adaptasyon süreci yaşanabileceğini ancak yetki belgeli danışmanların bu süreçte köprü görevi üstleneceğini söyledi.
YASAL DÜZENLEME ÇAĞRISI
Akçam, e-kontrat sisteminin tam anlamıyla işlerlik kazanması için yasal düzenlemelerin de hızla tamamlanması gerektiğini belirterek, sistemin zorunlu hale getirilmesinin sektörde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı sağlayacağını sözlerine ekledi.





