Türkiye İstatistik Kurumu ile Enflasyon Araştırma Grubu tarafından açıklanan enflasyon verileri arasındaki fark Nisan ayında daha da belirgin hale geldi. İki kurumun açıkladığı oranlar arasındaki yaklaşık 23 puanlık fark, sadece istatistiksel bir ayrışma olarak değil, aynı zamanda vatandaşın günlük yaşamda hissettiği fiyat artışları ile resmi veriler arasındaki uyumsuzluğun göstergesi olarak öne çıktı. Farklı hesaplama yöntemleri ve harcama kalemlerine verilen ağırlıklar, enflasyon tartışmalarını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.

ENAG VE TÜİK ARASINDAKİ UÇURUM BÜYÜYOR
Enflasyon Araştırma Grubu Nisan ayı enflasyonunu aylık yüzde 5,07, yıllık ise yüzde 55,38 olarak açıkladı. Aynı dönemde Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı verilerle karşılaştırıldığında yıllık bazda yaklaşık 23 puanlık bir fark oluştu. Bu durum, iki farklı veri setinin ortaya koyduğu tablo arasındaki belirgin ayrışmayı gözler önüne serdi.
ENAG VE TÜİK VERİLERİ NEDEN BU KADAR FARKLILAŞIYOR?
Ekonomist Elif Kaya, iki veri arasındaki farkın temelinde harcama sepetlerindeki ağırlıkların bulunduğunu ifade etti. Kaya, "ENAG, Nisan ayı enflasyonunu aylık %5,07, yıllık ise %55,38 olarak açıkladı. Aradaki 23 puanlık yıllık fark, harcama sepetindeki ağırlıklardan kaynaklanıyor." dedi.
Kaya, TÜİK’in hesaplamalarında konut, su ve elektrik gibi kalemlerin öne çıktığını belirterek, "TÜİK sepetinde konut, su ve elektrik gibi kalemlerin yıllık %46'lık artışı baskınken; ENAG online verilerle gıda ve hizmet sektöründeki anlık değişimleri daha sert yansıtmaktadır." ifadelerini kullandı.
HİSSEDİLEN ENFLASYON İLE RESMİ VERİLER ARASINDAKİ AYRIŞMA
Veriler arasındaki farkın toplumdaki enflasyon algısına doğrudan yansıdığını belirten Kaya, "Bu fark, orta sınıfın 'hissedilen' enflasyonu ile 'resmi' veriler arasındaki makasın hala kapanmadığına işaret ediyor." diye konuştu.
Açıklanan oranlar, özellikle temel tüketim kalemlerinde yaşanan fiyat değişimlerinin vatandaş tarafından daha yüksek hissedildiğini ortaya koyarken, resmi verilerle günlük hayat deneyimi arasındaki uyumsuzluk dikkat çekmeye devam ediyor.
Enflasyon hesaplamalarında kullanılan yöntemler ve veri kaynakları arasındaki farklılık, ekonomik göstergelerin yorumlanmasında yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. TÜİK ve ENAG verileri arasındaki makasın açılması, ekonomik değerlendirmelerde hangi verinin referans alınacağına ilişkin tartışmaları da artırıyor.





