Dünyanın gözünü çevirdiği Orta Doğu denkleminde diplomasi trafiği hız kesmeden devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telekonferans yöntemiyle kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede yalnızca iki lider değil, Körfez ve Orta Doğu’nun en güçlü isimleri de yer aldı. Telekonferansa Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al-i Halife, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in yanı sıra ABD yönetiminden üst düzey isimlerin katılması dikkat çekti.

Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
İçeriği Görüntüle

ERDOĞAN’DAN DİKKAT ÇEKEN İRAN MESAJI

Görüşmenin ana gündem maddesini İran ile yürütülen diplomatik süreç ve Orta Doğu’daki gelişmeler oluşturdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin başından beri sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini savunduğunu vurguladı. Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ın daha önce işaret ettiği İran ile diplomatik temas seviyesinin önemli bir aşamaya gelmesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti. Ankara’nın süreçten umutlu olduğu mesajını veren Erdoğan, olası bir mutabakatın sadece bölgesel değil küresel etkileri olacağını söyledi.

“HÜRMÜZ BOĞAZI DÜNYA EKONOMİSİNİ RAHATLATIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmede özellikle Hürmüz Boğazı’na dikkat çekmesi uluslararası kamuoyunda yankı uyandırdı. Erdoğan, İran’la sağlanacak olası anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nda serbest geçişi güvence altına alacağını belirterek bunun bölgesel istikrar kadar dünya ekonomisi açısından da kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi. Enerji sevkiyatının kalbi olarak görülen Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek herhangi bir kriz, küresel petrol piyasalarını doğrudan etkilerken, Erdoğan’ın bu çıkışı “ekonomik denge” mesajı olarak yorumlandı.

“TÜRKİYE HER TÜRLÜ DESTEĞE HAZIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yalnızca izleyen değil sürece aktif katkı sunmaya hazır bir aktör olduğunun da altını çizdi. İran ile varılabilecek mutabakatın uygulanması aşamasında Türkiye’nin her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu belirten Erdoğan, Ankara’nın bölgede kalıcı barış için diplomatik çabalarını sürdürdüğünü ifade etti. Erdoğan ayrıca, İran bağlamında özellikle nükleer mesele gibi zorlu başlıklarda zaman içerisinde çözüm üretilebileceğine inandığını söyledi.

“BÖLGE TEHDİT DEĞİL BARIŞ ÜRETSİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmedeki en dikkat çeken mesajlarından biri ise “yeni dönem” vurgusu oldu. Türkiye’nin, bölge ülkelerinin birbirine tehdit oluşturmadığı bir Orta Doğu arzuladığını belirten Erdoğan, “Adil bir barışın kaybedeni olmaz” ifadeleriyle diplomasi çağrısını yineledi. Bu açıklama, son dönemde bölgede artan gerilimler ve İran merkezli kriz tartışmaları sürerken Ankara’nın dengeleyici rolünü korumaya çalıştığı şeklinde değerlendirildi.

GÖZLER İRAN-ABD HATTINA ÇEVRİLDİ

Trump yönetiminin İran ile yürüttüğü temasların hangi noktaya evrileceği merak edilirken, Erdoğan’ın dahil olduğu bu geniş katılımlı zirve diplomatik temasların hız kazandığını ortaya koydu. Özellikle Körfez ülkeleriyle birlikte gerçekleştirilen görüşme, Orta Doğu’da yeni bir diplomasi masasının kurulduğu yorumlarına neden oldu. Ankara kulislerinde ise Türkiye’nin önümüzdeki süreçte hem arabulucu hem de kolaylaştırıcı rol üstlenebileceği konuşuluyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ