Son dönemde hayata geçirilen yeni vergi düzenlemeleri, teşvik politikaları ve “varlık barışı” uygulamaları, ekonomik etkileri ve vergi adaleti açısından yeniden tartışma konusu olurken, bu adımların vatandaşın alım gücü ve ekonomik dengeler üzerindeki yansımaları gündemdeki yerini koruyor.

Şirketlere can suyu, emekliye seyyanen zam şart!
Şirketlere can suyu, emekliye seyyanen zam şart!
İçeriği Görüntüle

Eski Devlet Bakanı ve Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Tekir, son dönemde hayata geçirilen vergi düzenlemeleri, teşvik politikaları ve “varlık barışı” uygulamalarına ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu.

Tekir, söz konusu düzenlemelerin ekonomik dengeler ve toplumsal adalet açısından dikkatle ele alınması gerektiğini ifade etti.

Sabri Tekir

VARLIK BARIŞINDA YENİ DÜZENLEMELER VE OLASI ETKİLER

Geçmiş yıllarda da benzer “varlık barışı” uygulamalarının hayata geçirildiğini hatırlatan Tekir, bu politikaların ilk dönemlerinde sınırlı da olsa olumlu sonuçlar verdiğini ancak zaman içinde amacından uzaklaştığını dile getirdi. Tekir, yeni düzenlemelerle birlikte yurtdışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesini teşvik eden önemli vergi avantajları sağlandığını ancak bu durumun uzun vadede farklı sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

“VERGİYE GÖNÜLLÜ UYUMU ZAYIFLATIR”

Yurtdışından gelecek sermayeye tanınan vergi kolaylıklarının, vergi adaleti açısından tartışmalara neden olabileceğini vurgulayan Tekir, “Vergisini düzenli ödeyen vatandaşlar açısından bu tür uygulamalar adaletsizlik algısını güçlendirebilir. Bu da vergiye gönüllü uyumu zayıflatabilir” dedi.

“DOLAYLI VERGİLER DAR GELİRLİYİ DAHA FAZLA ETKİLİYOR”

Tekir, söz konusu düzenlemelerin bazı kesimler için avantaj sağlarken, yükün geniş toplum kesimlerine yayılmasına neden olabileceğine dikkat çekti. Özellikle dolaylı vergilerdeki artışın vatandaşın günlük yaşamına doğrudan yansıdığını belirten Tekir, temel tüketim ürünleri üzerinden alınan vergilerin dar ve sabit gelirli kesimler üzerinde daha büyük bir baskı oluşturduğunu ifade etti.

“ADİL VE ÖNGÖRÜLEBİLİR VERGİ SİSTEMİ EKONOMİK İSTİKRARI GÜÇLENDİRİR”

Ekonomik sistemde adalet duygusunun korunmasının önemine değinen Tekir, vergi politikalarının sadece gelir elde etmeye yönelik değil, aynı zamanda sosyal dengeyi gözeten bir anlayışla şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı. Tekir, “Vergi sistemi ne kadar adil ve öngörülebilir olursa, ekonomik istikrar da o kadar güçlü olur” değerlendirmesinde bulundu.

“SERMAYE VE BEŞERİ KAYNAK KAYBI YAŞANABİLİR”

Öte yandan ekonomik güven ortamının sadece finansal sermaye açısından değil, nitelikli insan gücünün ülkede kalması açısından da kritik rol oynadığını belirten Tekir, adalet algısının zayıfladığı ortamlarda hem sermaye hem de beşeri kaynak kaybı yaşanabileceğine işaret etti.

“VERGİ POLİTİKALARI ŞEFFAF VE ADİL OLMALI”

Tekir, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşabilmesi için vergi politikalarının daha şeffaf, adil ve uzun vadeli bir perspektifle ele alınması gerektiğini belirterek, mevcut uygulamaların bu çerçevede yeniden değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Açılışının 106'Ncı Yıl Dönümü

YENİ VERGİ DÜZENLEMELERİ

AK Parti vergi düzenlemelerini içeren yeni “ekonomi paketi” hazırlıklarında son aşamaya geldi. 13-14 maddeden oluşan kanun teklifinin 4 Mayıs Pazartesi günü TBMM Başkanlığı’na sunulacağı öğrenildi.

Kanun teklifinde, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının ardından Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler kapsamında, özellikle yatırımcılar açısından İstanbul Finans Merkezi’nin cazip hale getirilmesi, küresel firmaların Türkiye'ye çekilmesine yönelik düzenlemeler yer alacak.

Teklifte, İstanbul Finans Merkezi bünyesindeki kurumlara vergi avantajlarının genişletilmesi, küresel şirketlere vergi avantajları getirilmesi, imalatçı ve ihracatçılar için Kurumlar Vergisi oranlarının düşürülmesi ve yurt dışındaki para, altın ve menkul kıymetlerin düşük oranda vergiyle Türkiye’ye getirilmesinin teşvik edilmesi gibi düzenlemeler öngörülüyor.

Muhabir: Sümeyye Aksu