Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin son yıllarda en büyük ve en çok mücadele verdiği konuların başında “uyuşturucu” geliyor. Uyuşturucu kullanım yaşı her geçen gün düşerken, aileler evlatları için endişeli. Devlet ise, uyuşturucu konusunda ciddi adımlar atıyor.

Eski Kriminal Daire Başkanı İrfan Bayar, uyuşturucu ile mücadele konusunda yapılması gereken noktalarla ilgili Türkinform’dan Ecem Çetin’e konuştu.

“UYUŞTURUCUYA OLAN TALEP ENGELLENMELİ”

Konunun bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini kaydeden İrfan Bayar, öncelikle uyuşturucuya olan talebin engellenmesi gerektiğini kaydetti.

“DEVLETİN BÜTÜN KURUMLARIYLA BUNU KESMEK GEREKİR”

Bayar, “Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı bir bütün olarak devletin bütün kurumlarıyla bunu kesmek gerekir. Spora yönlendirmek, bu tür kurslar açmak gibi. Başta ilk planda mantıklı olarak bu. Ancak bu uzun bir zaman mı? Bugün başlarsak bugün başlamış oluruz. Bu talebi kesersek o zaman arz azalacaktır” dedi.

“SINIRLARIN KORUNMASI GEREKİYOR”

Ülkenin sınırının, kadının, çocuğunun, doğanın, sokak hayvanlarının korunması gerektiğini, ifade eden Bayar, “Sınırları korursak. Çünkü bu maddeler bir şekilde ülkeme geliyor. Allah aşkına bu maddeler yukarıdan dronla atılmıyor. Bunlar bir şekilde ama deniz, kara yoluyla geliyor bu ülkeye. İşte bunu da engellemek durumundayız. Çünkü ortada çok ciddi rakam var. Bir nokta üç trilyon dolar gibi yıllık. Bütün dünya genelinde için söylüyorum. Korkunç bir rakam. Ve insanlar bu paraya ulaşmak için gençler perişanmış, aileler yıkılmış, kahrolmuş, umurları değil” değerlendirmesinde bulundu.

“KEŞKE DEMEYELİM, EVLATLARIMIZI KORUYALIM”

15-24 arasındaki gençlerin çok önemli olduğunu, Türkiye’de bu yaşta 13 milyon 200 bin gencin olduğunu ve bu gençlerin bu tehlikenin içerisinde olduğunu aktaran Eski Kriminal Daire Başkanı İrfan Bayar, ailelerinin ne yapması gerektiği konusuna dikkat çekti. Bayar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Aile olarak çocuklarımızla kucaklaşalım. Çocuklarımızın gözlerinin içine bakalım. Onlarla sohbet edelim. Bakın konuşmayla sohbet ayrıdır. Nasılsın? Ne yaptın demek böyle azarlar şekilde sohbet değil. Onunla hayatı paylaşmak, onlarla yemek yemek, onlarla televizyon izlemek, onların sorunlarına eğilmek, onlarla maça gitmek, onların ilgi alaka. Bakın o kadar çok aile tanıyorum ki çocukları için parçalanıyorlar. Fakat o kadar çok aile tanıyorum ki çocuklarının varlığından habersizler. Bu yüzden bu tür kötümcül insanlar da işte bu fırsatı beklerler. O ilgi ve alakadan sevgiden yoksun çocukları kaparlar. Ve ondan sonra eyvah diyoruz. Dünyada yapılan araştırmalar, psikologlar en pahalı ve en geri dönülmez ifadeni keşke olduğunu ortaya koymuşlar. Keşke geri dönülmez bir yol. Keşke demeyelim, evlatlarımızı koruyalım”

Muhabir: ECEM ÇETİN