Bir konutun dışarıdan yeni, modern ve estetik görünmesi, yapının işçilik ve uygulama açısından aynı ölçüde kaliteli olduğu anlamına gelmeyebiliyor. Mimar Melek Gizem Ünsal, Türkinform Muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda, ev satın alırken veya yeni bir yapıyı incelerken dikkat edilmesi gereken ayrıntıları anlattı. Ünsal, özellikle boya, süpürgelik, tesisat ve genel işçilikte görülen özensizliklerin yapının uygulama kalitesi hakkında önemli ipuçları verebileceğini belirtti.
Ünsal’a göre bir binanın yalnızca görünen yüzüne değil, yapının bütününde sergilenen işçilik anlayışına bakmak gerekiyor. Yeni yapılarda küçük ve önemsiz gibi görünen uygulama hatalarının, aslında yapım sürecindeki genel yaklaşım konusunda soru işaretleri oluşturabileceğini ifade eden Ünsal, estetik görünümün tek başına kalite göstergesi olarak kabul edilmemesi gerektiğini söyledi.
İŞÇİLİKTEKİ ÖZENSİZLİK İLK UYARI OLABİLİR
Bir yapının kalitesinde işçiliğin önemli rol oynadığını belirten Ünsal, yeni bir konut incelenirken ilk bakışta görülebilecek uygulama hatalarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Duvar boyalarında belirgin dalgalanmalar, süpürgeliklerin düzgün uygulanmaması veya iç mekan imalatlarında göze çarpan özensizliklerin güvenilir işçilik konusunda soru işareti yaratabileceğini ifade eden Ünsal, bu tür detayların yalnızca estetik bir problem olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Ünsal, “Bir binanın vitrinine, yani boyasına, alçısına ve içerideki imalatlara önem vermeyen insanların demirine ve betonuna da ne kadar önem verdiğini sorgulamak gerekir” değerlendirmesinde bulundu.
YENİ EVDE SADECE BOYA VE DEKORASYONA BAKILMAMALI
Yeni konutlarda parlak yüzeyler, modern mutfaklar, yeni seramikler veya dikkat çekici dekorasyonların alıcı üzerinde güçlü bir ilk izlenim oluşturabildiğini belirten Ünsal, ancak yapı kalitesinin yalnızca bu unsurlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Ünsal’a göre duvar birleşimleri, kaplama detayları, süpürgelikler ve farklı imalat noktalarında görülen işçilik seviyesi, uygulamanın ne kadar özenli yapıldığı hakkında fikir verebilir. Bariz hataların bulunduğu bir yapıda diğer uygulamaların da daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bir başka deyişle, evin görünen yüzündeki küçük kusurların her zaman doğrudan yapısal bir probleme işaret etmeyeceğini ancak genel işçilik anlayışı hakkında önemli bir sinyal verebileceğini belirtti.
KULLANILAN EVLERDE TESİSAT ÖNEMLİ İPUÇLARI VERİYOR
Daha önce kullanılmış konutlarda ise tesisat problemlerinin önemli göstergelerden biri olabileceğini belirten Ünsal, özellikle banyolarda suyun yavaş tahliye edilmesi veya sürekli su kaçaklarının yaşanması gibi sorunlara dikkat çekti.
Bu tür problemlerin yalnızca günlük kullanım konforunu etkilemediğini ifade eden Ünsal, uzun süre devam eden su ve tesisat sorunlarının yapı elemanlarında da zaman içerisinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini söyledi.
Ünsal, bir yapının taşıyıcı sisteminin doğru uygulanmış olmasının tek başına yeterli görülmemesi gerektiğini, binanın farklı bileşenlerinin birbirini etkileyen bir bütün olarak değerlendirilmesinin önemli olduğunu vurguladı.

TESİSAT SORUNLARI ZAMANLA YAPIYI DA ETKİLEYEBİLİR
Ünsal, özellikle sürekli tekrar eden su kaçaklarının yalnızca bir kullanım sorunu olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Bu tür problemlerin uzun vadede yapı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade eden Ünsal, tesisat kalitesinin de yapı güvenliği ve dayanıklılığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Banyoda suyun geç gitmesi, sık sık kaçak yaşanması veya benzer sorunların tekrarlanmasının uygulama kalitesi hakkında ipucu verebileceğini belirten Ünsal, konut alırken bu tür ayrıntıların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
“BİNA BİR BÜTÜN OLARAK ELE ALINMALI”
Yapı kalitesinde beton ve demir kadar mimari uygulamalar ile tesisatın da önem taşıdığını belirten Ünsal, bina içerisindeki farklı sistemlerin birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerektiğini ifade etti.
Ünsal, geçmişte bir müteahhidin yapı denetimin tesisat ve mimari uygulamalarla ilgilenmesini eleştirdiğini aktararak, yalnızca beton ve demirin sağlam olmasının yeterli olduğu yönündeki yaklaşımın eksik olduğunu savundu.
Yapının uzun vadede sağlıklı biçimde kullanılabilmesi için taşıyıcı sistemden tesisata, su yalıtımından ince işçiliğe kadar farklı uygulamaların birlikte doğru şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.
ESTETİK GÖRÜNÜM KALİTE GARANTİSİ DEĞİL
Ünsal’ın değerlendirmelerine göre bir evin yeni, temiz veya estetik görünmesi tek başına yapı kalitesi konusunda kesin bir gösterge oluşturmuyor. Özellikle gözle fark edilebilen işçilik hataları ile sürekli tekrarlanan tesisat sorunlarının dikkate alınması gerekiyor.
Konut incelemesinde yalnızca dekorasyona odaklanmak yerine uygulama detaylarının da değerlendirilmesini öneren Ünsal, yapının farklı bölümlerinde görülen özensizliklerin genel işçilik anlayışı hakkında fikir verebileceğini ifade etti.
Ünsal, konut almayı düşünen kişilerin yalnızca evin ilk bakışta bıraktığı izlenime değil, detaylara da dikkat etmesi gerektiğini belirterek, kaliteli bir yapının yalnızca güzel görünmekle değil, farklı imalat kalemlerinin birbiriyle uyumlu ve özenli biçimde uygulanmasıyla ortaya çıkacağını söyledi.





