Finlandiya Savunma Bakanı Antti Häkkänen, Münih Güvenlik Konferansı'nda yaptığı açıklamada, Rusya’nın Arktik bölgesindeki askeri varlığını güçlendirdiğini ve özellikle Finlandiya sınırı boyunca yeni askeri tesisler inşa ettiğini belirtti. Arktik'in Avrupa savunması açısından kritik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Häkkänen, nükleer kapasitenin önemli bir bölümünün, Rusya’nın kuzeybatısındaki Kola Yarımadası’nda konumlandığını söyledi. Bu bölgenin, nükleer denizaltılar ve uzun menzilli bombardıman uçakları gibi stratejik askeri varlıklara ev sahipliği yaptığını aktardı.
"ARKTİK GÜVENLİĞİ ÖNCELİK HALİNE GETİRİLMELİYDİ"
Häkkänen, Rusya’nın Finlandiya sınırı boyunca yeni askeri altyapı yatırımlarının Soğuk Savaş dönemini anımsattığını ifade etti. Bu gelişmeler ışığında, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından NATO’ya katılan Finlandiya, ittifakın Arktik’te savunma planlarını güçlendirmesini desteklediğini açıkladı. NATO’nun bölgedeki gözetim faaliyetlerini artırmayı hedefleyen “Arctic Sentry” girişiminin de destekçisi olduklarını belirtti ancak Arktik güvenliğinin çok daha önceden öncelik haline getirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Finlandiya’nın Arktik koşullara uyumlu tam donanımlı bir orduya sahip olduğunu söyleyen Bakan, bu deneyimleri müttefiklerle paylaşmaya açık olduklarını dile getirdi. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin 150 milyar euroluk savunma kredi programı kapsamında Finlandiya’nın 1 milyar euroluk başvurusunun geçtiğimiz ay onaylandığını ve kaynağın büyük bölümünün kara kuvvetlerinin modernizasyonuna ayrılacağını bildirdi. Bu bağlamda zırhlı araçlar ve insansız sistemlerin tedarik edilmesi planlanıyor.
"ABD NATO'NUN 5. MADDESİNE UYUYOR"
Häkkänen, Avrupa’nın savunma kapasitesini artırma çalışmalarının olumlu yönde ilerlediğini belirtirken, kısa vadede ABD’nin Avrupa güvenliğindeki kritik rolünün değişmediğini vurguladı. NATO'nun kolektif savunmayı esas alan 5. maddesine ABD’nin bağlılığının güçlü şekilde sürdüğünü ifade etti. Uzun vadede Avrupa’nın daha güçlü bir askeri kapasiteye sahip olması gerektiğine ancak kısa ve orta vadede ABD desteğinin vazgeçilmez olduğuna işaret etti.
Son olarak, Fransa ve İngiltere’nin Avrupa genelinde nükleer caydırıcılık kapasitesini yayma önerisini olumlu bulduğunu kaydeden Häkkänen, bunun ABD’nin nükleer şemsiyesi için alternatif olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.




