Özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenler, düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve atama süreçlerinde yaşanan adaletsizliklere karşı seslerini yükseltmeye devam ediyor. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İzmir İl Meclisi Üyesi İpek Karenfil, özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağdurlarının yaşadığı sorunlara ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu.
Karenfil, öğretmenlerin yıllardır dile getirdiği taleplerin kamu otoriteleri tarafından bilindiğini ancak somut adım atılmadığını savundu.
“SORUN BİLGİSİZLİK DEĞİL, SİYASİ TERCİH”
Öğretmenlerin düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve taban maaş hakkı taleplerine ilişkin konuşan Karenfil, sorunun taleplerin bilinmemesi olmadığını söyledi. Karenfil, hem Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin hem de siyasi iktidar temsilcilerinin özel sektör öğretmenlerinin yaşadığı sorunlardan haberdar olduğunu belirtti. Karenfil sözlerini şöyle sürdürdü;
“Taban maaş talebimizin haklı olduğunu biliyorlar. Ancak mevcut sistem özel okul ve kurs patronlarının daha fazla kâr elde etmesini sağlıyor. Öğretmenin emeğini korumak yerine patronların çıkarlarını koruyan bir düzen tercih ediliyor”
Öğretmenlerin düşük ücretlerle ve iş güvencesinden yoksun şekilde çalıştırılmasının yalnızca denetim eksikliğiyle açıklanamayacağını savunan Karenfil, bunun bilinçli bir politika olduğunu ileri sürdü.
“ÖĞRETMENLER KARAR MEKANİZMALARININ DIŞINDA BIRAKILIYOR”
Eğitim politikalarının hazırlanma sürecinde öğretmenlerin görüşlerinin dikkate alınmadığını ifade eden Karenfil, sınıfta yaşanan gerçekliği en iyi öğretmenlerin bildiğini söyledi. Eğitim sistemine ilişkin kararların öğretmenlerden uzak bir şekilde alındığını belirten Karenfil, öğretmenlerin yalnızca uygulayıcı olarak görüldüğünü ifade etti.
“Öğretmenler eğitimin doğrudan öznesidir” diyen Karenfil, bugün hem özel sektör öğretmenlerinin hem de mülakat mağduru öğretmenlerin kendi geleceklerini belirleyen süreçlerde söz sahibi olamadığını dile getirdi.
“ÖĞRETMENİN YAŞADIĞI HER SORUN ÖĞRENCİYİ ETKİLİYOR”
Öğretmenlerin yaşadığı ekonomik ve mesleki sorunların eğitim kalitesine doğrudan yansıdığını vurgulayan Karenfil, geçim sıkıntısı yaşayan ve uzun çalışma saatlerine maruz kalan öğretmenlerden verimli eğitim beklemenin gerçekçi olmadığını söyledi.
Karenfil, “Bugün eğitimde yaşanan nitelik sorunu yalnızca müfredatla ilgili değildir. Öğretmenin emeğinin değersizleştirilmesinin de bir sonucudur. Öğretmen ne kadar güvencesizleşirse eğitim de o kadar niteliksizleşir” ifadelerini kullandı.
Mücadelelerinin yalnızca öğretmenler adına yürütülmediğini belirten Karenfil, öğrencilerin eğitim hakkı ve velilerin geleceği için de mücadele ettiklerini dile getirdi.
“14 HAZİRAN’DAN SONRA EYLEMLER BÜYÜYECEK”
Taleplerin karşılanmaması halinde yeni eylem sürecinin başlayacağını açıklayan Karenfil, Milli Eğitim Bakanlığı önünde süresiz eylem planladıklarını söyledi. Örgütlenmeyi büyüteceklerini ve daha fazla öğretmene ulaşacaklarını belirten Karenfil, Türkiye genelinde öğretmenlerin sesini daha güçlü duyurmak için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
“Öğretmenlerin daha fazla oyalanmaya tahammülü kalmadı” diyen Karenfil, haklarını alana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.





