Basın açıklamasında, cinayete iştirak ettiği iddia edilen aile üyelerinin de tutuklanması istenirken, 17 Haziran'da görülecek mahkeme için tüm Türkiye'ye duyarlılık çağrısı yapıldı.
"KATİL SAMSUN'DA MİSAFİR EDİLİYOR"
Samsun’da düzenlenen eylemde grup adına konuşan Ecrin Taştekin, 5 Nisan 2025'te yaşanan cinayetin ardından katil E.A'ya verilen 19 yıllık hapis cezasının fiili yatarının sadece 5 yıl olduğunu hatırlattı. Taştekin, "Bir çocuğun hayatının bedeli Samsun’un havasını sadece 5 yıl solumak mı olmalı? Katil burada cezaevinde misafir edilirken, suç ortakları dışarıda nefes almaya devam ediyor. Bu, toplumun adalet duygusuna indirilmiş en büyük darbedir" sözleriyle yargı sürecine tepki gösterdi.
AİLE ÜYELERİNE "İŞTİRAK" TEPKİSİ
Protestonun odak noktalarından biri de katilin serbest gezen aile bireyleriydi. İddianamenin olaydan bir yıl sonra hazırlandığına dikkat çeken eylemciler; kanlı kıyafetleri yıkayan anne ve teyze ile bıçağı saklayan babanın "suçluyu kayırma" suçundan değil, "cinayete iştirak" suçundan yargılanması gerektiğini savundu. Taştekin, "Katillerin ve onlara siper olanların dışarıda gezdiği bir düzende hiçbir çocuk güvende değildir" diyerek tutuklama taleplerini yineledi.
"BİZ SADECE BİR MEZAR TAŞI GÖRÜYORUZ"
Eylemde, Gülden Coni'nin ablası Nurhan Alüzrek'in gönderdiği duygusal ses kaydı da dinletildi. Kardeşinin ölümüyle sadece bir hayatın değil, tüm ailesinin yaşam sevincinin yok olduğunu belirten Alüzrek, "En acısı ne biliyor musunuz? Katilin annesi babası gidip onu görebiliyor, ona sarılabiliyorlar. Peki ya biz? Biz sadece bir mezar taşı görüyoruz. Bu acının karşılığı birkaç yıl olmamalı" ifadelerini kullandı.
GÖKYÜZÜNE ADALET BALONLARI
CHP İl Kadın Kolları ve ilçe başkanlarının da destek verdiği basın açıklamasının sonunda, Gülden Coni’nin anısına gökyüzüne balonlar bırakıldı. Adalet arayışını sürdüren grup, 17 Haziran’da yapılacak mahkemenin adaletin yerini bulacağı gün olması gerektiğini vurgulayarak yetkililere seslendi. Gençler, katilin elini kolunu sallayarak toplum içine karışmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.




