HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun mevcut antidemokratik yapısının değiştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, süreçte "Almanya Modeli"nin uygulanmasını teklif etti.

"KOMİSYONUN YAPISI ANTİDEMOKRATİK"

İşveren ve hükümet kanadının belirlediği 2026 yılı asgari ücretinin çalışanların beklentilerini karşılamadığını ve enflasyon karşısında hızla eridiğini ifade eden Arslan, komisyon yapısına yönelik eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:

Asgari ücret, çalışma hayatının kronik sorun alanlarından birini oluşturuyor. Bu hem belirlenen rakamın çalışanların beklentilerini karşılamaması hem de asgari rakamı belirleyen Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yapısının antidemokratik olmasından kaynaklanıyor. Bunun için HAK-İŞ olarak yıllardır komisyonun yapısında değişiklik talep ediyoruz. Yıllardır Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda işçi kesimini temsil eden TÜRK-İŞ, geçen yıl doğru bir karar vererek, önce komisyonun yapısına itiraz etti, ardından da komisyonda yer almadı. Biz TÜRK-İŞ'in ve Sayın Genel Başkan Ergün Atalay'ın bu kararını destekliyoruz. Bu konuda TÜRK-İŞ ile birlikte hareket etmeye hazırız. Aralık ayında başlayacak asgari ücret görüşmeleri öncesinde Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yapısının, temsilde daha adil ve işleyişte daha demokratik olacak şekilde güncellenmesini istiyoruz. Bu değişiklik olmadığı, TÜRK-İŞ de aynı kararlılığını devam ettirdiği sürece işçiler yine masada olmayacaktır.

ALMANYA MODELİ NEDİR, NASIL İŞLİYOR?

HAK-İŞ Başkanı Arslan'ın masaya getirdiği Almanya modelinde kararlar, bağımsız bir hakem başkanlığında işçi ve işveren taraflarının doğrudan müzakeresiyle alınıyor. Almanya'daki sistem şöyle işliyor:

Komisyon Yapısı: 5 yıllığına atanan komisyonda 1 başkan, oy hakkına sahip 6 daimi üye ve oy hakkı bulunmayan 2 bilim insanı yer alıyor.

Temsil Eşitliği: Oy hakkı bulunan 6 üyenin 3'ü işçi, 3'ü işveren sendikalarınca atanıyor.

Başkan Seçimi: İşçi ve işveren kanadının ortak önerisiyle hükümet tarafından atanıyor. Uzlaşma olmaması durumunda iki kesimin seçtiği iki başkan dönüşümlü görev yapıyor.

Karar Mekanizması: Kararlar basit çoğunlukla alınıyor. Eşitlik bozulmazsa başkan önce uzlaşma öneriyor, yine sonuç alınamazsa oy hakkını kullanıyor.

Hükümetin Rolü: Hükümet pazarlık masasında yer almıyor; yalnızca tarafların üzerinde uzlaştığı rakamı resmi olarak ilan ediyor.

Arslan, bu modelin Türkiye'ye uyarlanması gerektiğini belirterek taleplerini şöyle sıraladı:

"Hükümet ve işveren tarafı aralık ayındaki görüşmelerde işçilerin masada olmasını istiyorsa derhal harekete geçmelidir. HAK-İŞ olarak biz bu konuda ne istediğimizi biliyoruz. Asgari ücreti belirleme yetkisinin, dünyadaki örneklerde olduğu gibi işçi ve işveren temsilcilerinde olduğu, objektif ve güvenilir verilerle çalışan bağımsız bir mekanizmanın oluşturulması talebimizi yineliyoruz.

Asgari ücretin belirlenmesi sürecinde Almanya modelini öneriyoruz. Bu modelde, işçi ve işveren kesimi bir hakem başkanlığında kendi aralarında müzakere ediyor. Hükümet ise burada tarafların üzerinde uzlaştığı rakamı ilan ediyor. Böyle bir modelle hem çalışanların beklentilerini karşılayan hem de toplumsal huzuru güçlendiren bir asgari ücret politikasının hayata geçirilmesi mümkün olacaktır."

"TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ"

Asgari ücretin Türkiye'de artık temel bir geçim ücretine dönüştüğünü vurgulayan Mahmut Arslan, değerlendirmesini şu ifadelerle tamamladı:

Kobi'lere 30 milyon liralık finansman desteği: Başvurular başladı!
Kobi'lere 30 milyon liralık finansman desteği: Başvurular başladı!
İçeriği Görüntüle

Komisyonun, konfederasyonların temsil gücünü yansıtan, sosyal diyaloğu esas alan ve toplumsal uzlaşıyı önceleyen bir yapıya kavuşturulması, sürecin sağlıklı işlemesi açısından zorunludur.

Milyonlarca emekçiyi ilgilendiren ve bu yönüyle Türkiye'nin en büyük toplu iş sözleşmesi niteliğindeki asgari ücretin, çok daha güçlü, kapsayıcı ve temsil kabiliyeti yüksek bir komisyon yapısıyla belirlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Asgari ücret, ülkemizde artık yalnızca 'asgari' bir ücret değil, çalışanların önemli bir kısmının geçim ücreti haline gelmiştir. HAK-İŞ olarak asgari ücretin bir kişiyi değil, dört kişilik bir ailenin insanca yaşam koşullarını esas alması gerektiğini savunuyoruz. Gıda, kira, ulaşım, enerji ve eğitim gibi zorunlu harcamaların merkeze alındığı, gerçekçi ve kapsayıcı kriterlere dayanan bir yaklaşım ile daha güçlü, daha gerçekçi ve daha adil kriterlere ihtiyaç olduğu açıktır.

Kaynak: HABER MERKEZİ