Filoda son olarak, adını işgal güçlerince öldürülen Filistinli bir öğrenciden alan "Lina Al-Nabulsi" teknesinin hedef alındığı açıklandı. Akdeniz'de sivil ve silahsız yardım gönüllülerine yönelik yürütülen bu operasyonla, 2026 Bahar Misyonu bünyesindeki tüm iletişim ve yardım kanalları kesilmiş oldu.

ULUSLARARASI SULARDA YASA DIŞI OPERASYON TAMAMLANDI
Gazze Şeridi’ndeki insani krize dikkat çekmek ve ablukayı tamamen kırmak amacıyla dünya genelinden yola çıkan Küresel Sumud Filosu, Akdeniz'in uluslararası sularında İsrail ordusunun topyekun saldırısına uğradı. Küresel Sumud Filosu Kriz Masası tarafından yapılan son dakika açıklamasında, İsrail deniz ve hava kuvvetlerinin filoda yer alan irili ufaklı tüm sivil teknelere yasa dışı askeri operasyon düzenlediği ve misyonu tamamen engellediği bildirildi.

SON HEDEF LİNA AL-NABULSİ TEKNESİ OLDU
Kriz Masası, insani yardım organizasyonu kapsamında açık denizde bulunan ve fiziki müdahaleye maruz kalan en son geminin "Lina Al-Nabulsi" teknesi olduğunu kaydetti. Askeri komandolar tarafından etrafı sarılan ve zorla kurulan abluka neticesinde, teknede bulunan uluslararası yardım gönüllülerinin tamamının insani hukuka aykırı bir biçimde alıkonulduğu ve her türlü iletişim imkanının ellerinden alındığı belirtildi.

ÜNİFORMASIYLA KATLEDİLEN ÖĞRENCİNİN ADINI TAŞIYORDU
Operasyonun son hedefi olan teknenin taşıdığı ismin, Filistin direnişi ve yaşanan sivil dram açısından büyük bir sembolik anlam taşıdığına dikkat çekildi. Bildiride, "Lina Al-Nabulsi" isminin, üzerinde okul üniforması bulunmasına ve hiçbir tehdit unsuru oluşturmamasına rağmen İsrail işgal güçleri tarafından fütursuzca sokak ortasında öldürülen Filistinli kız öğrenciye ait olduğu hatırlatılarak, sivil katliamların hafızalardan silinmek istendiği vurgulandı.

KÜRESEL BARIŞ MİSYONUNA BİR YILDA ÜÇÜNCÜ SALDIRI
39 farklı ülkeden 426 sivil aktivistin yer aldığı Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, daha önce de benzer saldırıların hedefi olmuştu. Filo ilk olarak 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında, henüz Gazze'ye 600 deniz mili mesafedeyken durdurulmuş ve 177 aktivist kötü muameleyle alıkonulmuştu. 18 Mayıs'ta uluslararası sularda başlayan son dalga saldırı ve Ağustos 2025'te 500 aktivistin esir alınması, İsrail'in yardım koridorlarını kapatmadaki hukuk tanımaz kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.




