"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
İçeriği Görüntüle

Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde inşa edilen ve yaklaşık bin 500 yıllık geçmişiyle İstanbul'un simgelerinden biri haline gelen Yerebatan Sarnıcı, son aylarda yalnızca tarihi ve turistik değeriyle değil, mülkiyet tartışmalarıyla da gündemde yer alıyor. Uzun yıllardır İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin işletmesinde bulunan yapı, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından vakıf kökenli eser olarak değerlendirilerek kurum adına tescil edildi. Bu gelişmenin ardından tahliye süreci başlatıldı ve tartışmalar kamuoyunun gündemine taşındı.

BİR MİRAS ESERİ ETRAFINDA BÜYÜYEN HUKUK SAVAŞI

Sürecin başlangıcı, Yerebatan Sarnıcı'nın tapu kayıtlarında yapılan değişiklikle oldu. Vakıflar Genel Müdürlüğü, yapının vakıf kökenli eser statüsünde bulunduğunu ve ilgili mevzuat doğrultusunda vakıf adına tescil edildiğini açıkladı. Kurum tarafından yapılan değerlendirmede, yalnızca Yerebatan Sarnıcı'nın değil, Türkiye genelinde yüzlerce vakıf kökenli taşınmazın benzer süreçlerle vakıflar adına kaydedildiği belirtildi. Açıklamalarda, uygulamanın herhangi bir kuruma yönelik olmadığı ve tamamen yasal çerçevede yürütüldüğü vurgulandı.

MİLYARLAR HARCANAN RESTORASYONUN ARDINDAN GELDİ

Tartışmanın en dikkat çeken yönlerinden biri ise son yıllarda gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmaları oldu. Uzun süre güçlendirme ve yenileme çalışmalarından geçen Yerebatan Sarnıcı, restorasyonun tamamlanmasının ardından yeniden ziyaretçilere açılmış ve kısa sürede milyonlarca turisti ağırlamıştı. Yapının ışıklandırmasından yürüyüş platformlarına kadar birçok bölümü yenilenmiş, İstanbul'un kültürel vitrininde önemli bir yere sahip olmuştu.

"15 GÜN İÇİNDE BOŞALTIN"

Mülkiyet devrinin ardından gönderilen tahliye yazıları kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İddialara göre tarihi yapının belirli bir süre içinde boşaltılması istendi. Bu gelişme üzerine konu yargıya taşınırken, taraflar arasında hukuki mücadele başladı. Özellikle İstanbul'un en çok ziyaret edilen tarihi noktalarından biri olan Yerebatan Sarnıcı'nın geleceğinin ne olacağı sorusu gündemin en sıcak başlıklarından biri haline geldi.

MAHKEMEDEN KRİTİK KARAR

Tahliye sürecinin ardından açılan davada İstanbul 8. İdare Mahkemesi önemli bir karara imza attı. Mahkeme, dava sonuçlanıncaya kadar uygulanacak tahliye işleminin telafisi güç sonuçlar doğurabileceğini değerlendirerek yürütmenin durdurulmasına hükmetti. Böylece tarihi yapının devrine ilişkin süreç yargı denetimi altına alınmış oldu.

İSTANBUL'UN EN DEĞERLİ KÜLTÜREL HAZİNELERİNDEN BİRİ

Yerebatan Sarnıcı yalnızca İstanbul'un değil, Türkiye'nin de en önemli kültür varlıkları arasında gösteriliyor. 336 mermer sütunu, Medusa başları, mistik atmosferi ve tarihi dokusuyla her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan yapı, dünya çapında İstanbul'un sembolleri arasında yer alıyor. Bu nedenle sarnıçla ilgili alınacak her karar yalnızca idari bir işlem olarak değil, kültürel mirasın geleceğini ilgilendiren stratejik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

GÖZLER ŞİMDİ NİHAİ KARARDA

Bir tarafta vakıf kökenli eserlerin ait olduğu kuruma devredilmesi gerektiğini savunan Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğer tarafta restorasyon ve işletme süreçlerine dikkat çeken İstanbul Büyükşehir Belediyesi... Tarafların hukuk mücadelesi sürerken, gözler mahkemeden çıkacak nihai karara çevrilmiş durumda. Kararın yalnızca Yerebatan Sarnıcı'nı değil, benzer statüdeki diğer tarihi eserleri de etkileyebilecek emsal sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

İSTANBUL'UN YER ALTINDAKİ SARAYI KİMİN OLACAK?

Yüzyıllardır ayakta kalan ve İstanbul'un hafızasında özel bir yere sahip olan Yerebatan Sarnıcı, bugün tarihi kimliğinden çok mülkiyet tartışmalarıyla konuşuluyor. Hukuki süreç devam ederken milyonlarca kişinin merak ettiği soru ise aynı: İstanbul'un yer altındaki bu eşsiz sarayının geleceği nasıl şekillenecek?

Kaynak: HABER MERKEZİ