Haziran ayında sağlanan mutabakatın ardından hız kazanan diplomatik süreçte yeni rota Pakistan olarak belirlendi. Yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve nükleer konunun ele alınacağı kritik görüşmeler öncesinde, Tahran tarafındaki heyet detaylarının ise 9 Temmuz'da sona erecek cenaze törenlerinin ardından kesinleşeceği öngörülüyor.
DİPLOMASİDE YENİ ROTA: PAKİSTAN
Daha önce İsviçre'de gerçekleştirilen ancak İsrail'in bölgesel saldırıları ve taraflar arasındaki teknik anlaşmazlıklar nedeniyle tıkanan görüşmelerin ardından, Pakistan'da yapılacak toplantı kritik bir öneme sahip. 14 Haziran'daki mutabakat çerçevesinde 60 günlük müzakere süreci işlerken, Doha'daki ön görüşmelerin ardından tarafların bu kez Pakistan'da masaya oturması planlanıyor. Görüşmelerin ana gündemini ekonomik yaptırımların geleceği ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik yönetimi oluşturacak.
İRAN'DA HEYET BELİRSİZLİĞİ VE YAS SÜRECİ
Tahran cephesinde ise diplomasi trafiği yas süreciyle eş zamanlı yürüyor. Eski lider Ayetullah Ali Hamaney için düzenlenen ve 9 Temmuz’da sona erecek olan cenaze törenleri nedeniyle, müzakerelere katılacak İran heyetinin kimlerden oluşacağı henüz netleşmedi. Resmi açıklamanın cenaze sürecinin tamamlanmasının hemen ardından yapılması bekleniyor. Bu durum, Tahran yönetiminin hem yas sürecini hem de dış politika hamlelerini hassasiyetle yönetmeye çalıştığını gösteriyor.
ÇATIŞMALARIN GÖLGESİNDE MÜZAKERE ARAYIŞI
Haziran mutabakatına rağmen Hürmüz Boğazı'nda yaşanan askeri gerilimler ve tarafların güven artırıcı önlemlerde yaşadığı zorluklar, müzakere sürecinin en büyük engeli olmaya devam ediyor. 21 Haziran'da İsviçre'de tıkanan görüşmeler sonrası taraflar, Temmuz başında Katar'ın ara buluculuğuyla Doha'da dolaylı temaslar kurmuştu. Pakistan'daki buluşma, tarafların bu zorlu şartlar altında doğrudan masaya oturma iradesini test edecek bir zemin olarak görülüyor.
BÖLGESEL İSTİKRAR İÇİN KRİTİK EŞİK
Gündemdeki konuların ağırlığı, görüşmelerin bölgesel yansımaları için de belirleyici olacak. Dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, İran ekonomisi üzerinde rahatlatıcı bir etki yaratması beklenirken, nükleer konu ve Hürmüz Boğazı'nın yönetimi üzerine varılacak bir uzlaşı, Orta Doğu'daki tansiyonun düşürülmesi adına tarihi bir dönüm noktası olabilir. Ancak bölgesel çatışmaların devam ettiği bir ortamda, tarafların ne kadar esnek davranabileceği büyük bir merak konusu.



