Girne açıklarında yaşanan ve herkesi üzüntüye boğan gemi kazasının hukuki boyutu konuşuluyor.
"Gemiyi en son Kaptan terk eder" sözünün basit bir deyim değil hukuki bir zorunluluk olduğunu belirten Avukat Selman Yaray, gemi kaptanı ve işletmeci şirketin ağır hukuki yaptırımlara muhatap olacağını açıkladı.

"GEMİDE BULUNMASI ŞART DEĞİL. MAĞDUR OLAN HERKES AYRI AYRI DAVA AÇABİLİR"
Kanunlara göre gemi sahibi yani 'Donatan'ın; Kaptan ve mürettebatın yaptığı hatalardan doğrudan sorumlu olduğunu ifade eden Yaray, "Ancak bu sorumluluk geminin büyüklüğüne göre belirli bir sınırla kısıtlıdır. Geminin iç isteyişi ile ilgili tüm sorumluluk Gemi Kaptanı'ndadır. 'Gemiyi en son kaptan terkeder' sözü sıradan bir deyim değil hukuki bir kuraldır" dedi.
Bundan Kaptan'ın gemiyle birlikte batacağı anlamı çıkmayacağını vurgulayan Avukat Selman Yaray, "Kaptan herkesin güvenliğinden emin olmadan ya da gemi tamamen kurtarılamaz hale gelmeden gemiyi terk edemez. Ama şahit ifadelerinden burada terk ettiğini anlıyoruz. Eğer bir kaptan, insanları tehlikede bırakıp kaçarsa hem hapis cezası ve ağır tazminatlarla karşı karşıya kalır. Kaptanlık ehliyeti kalıcı olarak iptal edilebilir. Ama tabii ki resmin bütünü geminin kara kutusu ortaya çıktıktan sonra belli olacak" şeklinde konuştu.
"FİRMA YETKİLİLERİ VE DENETÇİLER DE DAVALARA MUHATAP OLACAK"
Can kayıpları yaşanan olayda geminin eski ve hasarlı olduğuna dair emareleri hatırlatan Yaray, "Ölenlerin yakınları, kazadan son anda kurtulanlar ve bu ölümden dönenlerin yakınları, mağduriyetlerini dile getirip maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Burada en büyük muhatap işletmeci şirket ve bu şirketi denetleme görevi bulunanlar olacak. Eğer işletmeci şirket, denetim görevi bulunanları gemiyle ilgili aldatmışsa; o zaman cezası daha da katlanacak" dedi.
Dünyadaki tüm gemilerin can ve mal güvenliğinin 1912’deki Titanic faciasından sonra hazırlanan ve sürekli güncellenen Uluslararası Solas Sözleşmesi'yle denetlendiğini söyleyen Avukat Selman Yaray, dedi.




