Türkiye’de kentsel dönüşüm projeleri, artan yapılaşma ve deprem riskine karşı güvenli şehirler oluşturma hedefiyle sürdürülürken, uygulamaların şehir planlaması üzerindeki etkileri yeniden tartışma konusu oldu. Uzmanlar, mevcut dönüşüm modellerinin bazı bölgelerde altyapı ve yaşam alanı planlaması açısından yetersiz kaldığını belirtirken, daha bütüncül ve planlı bir yaklaşım gerektiğine dikkat çekiyor.
Şehir Plancısı ve Kentsel Dönüşüm Uzmanı Nihat Yıldız, kentsel dönüşüm projelerine ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu.
Yıldız, kentsel dönüşümün iki ayrı model üzerinden ele alınması gerektiğini belirtti. Mevcut uygulamaların şehircilik açısından ciddi sorunlar barındırdığını söyleyen Yıldız, yapı bazlı dönüşüm projelerinin şehir planlamasına katkı sağlamadığını, ada bazlı dönüşüm modelinin ise geliştirilerek uygulanması gerektiğini ifade etti.
“KENTSEL DÖNÜŞÜM YAPI VE ADA BAZLI OLARAK AYRILMALI”
Kentsel dönüşüm sürecinin mevcut haliyle sağlıklı işlemediğini savunan Yıldız, sistemin iki temel kategoriye ayrılması gerektiğini vurguladı. Yapı bazlı ve ada bazlı dönüşüm ayrımının önemine dikkat çeken Yıldız, özellikle yapı bazlı uygulamaların şehir planlaması açısından ciddi eksikler barındırdığını belirterek, bu modelde sosyal alanların yeterince oluşturulmadığını ifade etti.
“YAPI BAZLI DÖNÜŞÜMDE SOSYAL ALANLAR YOK”
Yapı bazlı dönüşümün şehirde yoğunluğu artırdığını ve sosyal donatı alanlarının göz ardı edildiğini ifade eden Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü;
“Yapıyı yıkıp büyüterek yapılan dönüşümlerde ne otopark alanı ne yeşil alan ne de başka bir donatı alanı ayrılıyor. Deyim yerindeyse saflar sıkılaştırılıyor. Bunun şehircilik anlamında şehre bir katkısı olmadığı gibi zararı da var.”
“ADA BAZLI MODEL DAHA DOĞRU AMA ALTYAPI YETERSİZ”
Ada bazlı dönüşümlerin daha planlı olduğunu ancak altyapı eksiklerinin bulunduğunu belirten Yıldız, temel hizmetlerde sorun yaşandığını söyleyerek, “Ada bazlı uygulamalar daha doğru ama eksikleri var. En azından ada içinde yeşil alan ve otopark çözülebiliyor. Ancak su, kanalizasyon, elektrik ve enerji altyapısı artan nüfusa göre iyileştirilmeden projeler hayata geçiriliyor” ifadelerini kullandı.
“ALTYAPI YÜKÜ PROJE SAHİPLERİNE YANSITILMALI”
Yıldız, mevcut sorunların giderilmesi için net bir çözüm önerisi sunarak, kentsel dönüşüm projelerinde belirli bir büyüklük standardı getirilmesi gerektiğini ifade etti. En az 10 bin metrekarelik alan şartının zorunlu hale getirilmesini öneren Yıldız, ayrıca altyapı üzerindeki yükün tamamen kamuya bırakılmaması gerektiğini, bunun bir kısmının proje sahipleri tarafından karşılanmasının daha adil ve sürdürülebilir bir model oluşturacağını belirtti.
“YAPI BAZLI DÖNÜŞÜMLER İPTAL EDİLMELİ”
Mevcut sistemin yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunan Yıldız, yapı bazlı dönüşüm modelinin artık sürdürülebilir olmadığını belirterek bu uygulamaların tamamen sonlandırılması gerektiğini ifade etti. Yıldız, “Yapı bazlı dönüşüm projeleri iptal edilmeli. Ada bazlı dönüşümlere geçilmeli” sözleriyle önerisini net bir şekilde ortaya koyarken, apartman bazlı dönüşüm süreçlerinde zamanla oluşan uzlaşma kültürünün ada bazlı modellere de taşınabileceğini söyledi.
Şehircilik anlayışının bu yönde gelişmesinin hem planlama hem de yaşam kalitesi açısından daha sağlıklı sonuçlar doğuracağını vurguladı.





