Ceza mahkemesinin verdiği mahkûmiyet kararının kesinleşmesiyle birlikte sanık açısından yargılama süreci sona ererken, artık hükümlü bakımından cezanın nasıl infaz edileceği gündeme geliyor. Ancak kesinleşen her hapis cezasının infazında aynı yöntem uygulanmıyor.

Avukat Ümit Gürkal Egemen, kesinleşen mahkûmiyet kararından sonra yapılacak işlemlerin cezanın türü ve süresi, suçun kasten veya taksirle işlenmesi ve hükümlünün özel durumuna göre değişebildiğine dikkat çekiyor.

KESİNLEŞEN HAPİS CEZASINDA ÇAĞRI KÂĞIDI NE ZAMAN GELİR?

Ümit Gürkal Egemen'in aktardığı bilgilere göre, kesinleşen mahkûmiyet hükmünün Cumhuriyet Başsavcılığının ilgili infaz birimine ulaşmasının ardından cezanın infazına ilişkin işlemler başlıyor.

Kasten işlenen suçlarda 3 yıl veya daha az, taksirle işlenen suçlarda ise 5 yıl veya daha az hapis cezası söz konusu olduğunda, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde hükümlünün ceza infaz kurumuna teslim olması amacıyla çağrı kâğıdı gönderilebiliyor.

Cagri Kagidi

71 ilde dev operasyon! 807 kişi tutuklandı!
71 ilde dev operasyon! 807 kişi tutuklandı!
İçeriği Görüntüle

Egemen, bu noktada çağrı kâğıdının tebliğ edilmesinden sonra başlayan 10 günlük sürenin özellikle önemli olduğunu belirtiyor. Hükümlünün, hapis cezasına ilişkin çağrı kâğıdının tebliğinden itibaren 10 gün içinde Cumhuriyet Başsavcılığına başvurması gerekiyor. Adli para cezasında ise ödeme emrinin tebliğ edilmesinden itibaren 30 günlük süre bulunuyor. Bu sürelerin geçirilmesi halinde hükümlünün karşılaşacağı sonraki infaz işlemleri bakımından farklı sonuçlar ortaya çıkabiliyor; hapis cezasında süresi içinde başvuru yapılmaması halinde hakkında yakalama emri çıkarılabiliyor.

3 YILDAN FAZLA HAPİS CEZASINDA YAKALAMA KARARI ÇIKABİLİR

İnfaz sürecindeki önemli ayrımlardan birinin cezanın süresi olduğunu belirten Avukat Ümit Gürkal Egemen, kasten işlenen suçlarda 3 yıldan, taksirle işlenen suçlarda ise 5 yıldan fazla hapis cezalarında farklı bir uygulama bulunduğuna dikkat çekiyor.

Bu durumda, kanunda belirtilen şartlar doğrultusunda hükümlü hakkında doğrudan yakalama emri düzenlenebiliyor.

Egemen'e göre bu nedenle kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararından sonra yalnızca “kaç yıl ceza aldım?” sorusuna odaklanmak yeterli değil. Suçun kasten mi yoksa taksirle mi işlendiği ve infaz bakımından hangi hükümlerin uygulanacağı da ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Hapis Cezası

İNFAZIN ERTELENMESİ NEDİR?

Kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişilerin merak ettiği konulardan biri de infazın ertelenmesi.

Avukat Ümit Gürkal Egemen, infazın ertelenmesi ile mahkeme tarafından verilen cezanın ertelenmesinin aynı hukuki kurumlar olmadığının altını çiziyor.

Cezanın ertelenmesi, mahkemenin hüküm kurduğu aşamada belirli şartların bulunması halinde uygulanan bir kurumken, infazın ertelenmesi kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün yerine getirilmesinin belirli şartlar altında ileri bir tarihe bırakılması anlamına geliyor.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da belirlenen şartların bulunması halinde infazın ertelenmesi mümkün olabiliyor. Egemen, bu imkanın her hükümlü bakımından otomatik olarak uygulanmadığını ve kişinin durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

ADLİ PARA CEZASI ÖDENMEZSE NE OLUR?

İnfaz sürecinde yalnızca hapis cezaları değil, adli para cezaları da farklı bir prosedüre tabi tutuluyor.

Ümit Gürkal Egemen'in verdiği bilgilere göre adli para cezasında hapis cezasındaki çağrı kâğıdı uygulamasından farklı olarak ödeme emri düzenleniyor. Ödeme emrinin hükümlüye tebliğ edilmesinin ardından kanunda öngörülen süre içerisinde ödeme yapılması gerekiyor.

Adli Para Cezası

Adli para cezasının mahkeme kararında belirlenen şekilde ödenmemesi halinde ise ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapse çevrilebiliyor.

Ancak Egemen, adli para cezasının hapse çevrilmesinin her durumda kişinin doğrudan cezaevinde kalacağı anlamına gelmediğine de dikkat çekiyor. Kanunda öngörülen şartların bulunması halinde hapse çevrilen cezanın kamuya yararlı bir işte çalıştırılma yoluyla infaz edilmesi mümkün olabiliyor.

Bu sistemde bir günlük hapis cezası karşılığında iki saat kamuya yararlı işte çalışma esası uygulanıyor.

TEBLİGAT ADRESİNE DİKKAT: SÜRE KAÇIRILABİLİR

Avukat Ümit Gürkal Egemen'in özellikle dikkat çektiği konulardan biri de tebligat adresi.

Hükümlünün yargılama sırasında mahkemeye bildirdiği adresten taşınması halinde adres değişikliğini ilgili mercilere bildirmemesi, kendisine gönderilen infaz işlemlerine ilişkin tebligatlardan haberdar olmamasına yol açabiliyor.

Egemen, kişinin tebligattan fiilen haberdar olmadığını düşünmesinin, sürecin otomatik olarak durduğu anlamına gelmediğini belirtiyor. Bu nedenle kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan kişilerin adres bilgilerinin güncel olması ve kendilerine ulaşan resmi belgelerdeki süreleri dikkatle takip etmesi önem taşıyor.

İNFAZ SÜRECİNDE HANGİ SÜRELER KRİTİK?

Ümit Gürkal Egemen, kesinleşmiş cezanın infazında en önemli konulardan birinin tebligat tarihleri olduğunu vurguluyor.

Çağrı kâğıdı gönderilen hapis cezalarında 10 günlük süre, adli para cezasında ise ödeme emriyle başlayan süre, hükümlünün sonraki aşamada karşılaşacağı işlemler açısından önem taşıyor.

Bu nedenle kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı sonrasında yalnızca cezanın miktarına bakılmaması gerekiyor. Suçun niteliği, cezanın süresi, kararın kesinleşme tarihi, çağrı kâğıdı veya ödeme emrinin tebliğ tarihi ve hükümlünün özel koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Avukat Ümit Gürkal Egemen, infaz hukukunda uygulanacak yöntemin somut olayın özelliklerine göre değişebileceğini belirterek, kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarında sürelerin kaçırılmaması ve kişinin kendi durumuna ilişkin hukuki değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekiyor.

Kaynak: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun