İsrail'in önce tanıma yönünde güçlü bir siyasi irade ortaya koyduğunu, ardından sürecin durduğunu söyleyen Paşinyan, Ermenilerin tarihsel hafızasının ülkeler arasındaki siyasi mücadelelerde bir araç haline getirildiğini savundu.
Paşinyan'ın çıkışı, İsrail hükümetinin 28 Haziran'da Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın sunduğu tanıma önerisini kabul etmesinin ardından yaşanan tartışmaların devam ettiği bir dönemde geldi. İsrail'deki süreç henüz Knesset aşamasını tamamlamış değil.

“SÜRECİ BAŞLATTILAR, SONRA AYNI KARARLILIKLA DURDURDULAR”
Paşinyan, İsrail yönetiminin tutumundaki değişime dikkat çekerek, “Oldukça yakın bir zamanda İsrail hükümeti ‘Ermeni Soykırımı’nı en büyük kararlılıkla tanıma sürecine başladı ve ardından aynı kararlılıkla o süreci durdurdu” ifadelerini kullandı.
Ermenistan Başbakanı'nın eleştirisinin merkezinde ise yalnızca İsrail'in tutumu değil, 1915 olaylarının farklı devletler tarafından güncel siyasi hesaplaşmaların parçası haline getirilmesi bulunuyor.
Paşinyan daha önce de İsrail'in tanıma girişimine mesafeli yaklaşmış ve Ermenistan'ın “Ermeni Soykırımı'nın silahlaştırılması” tartışmasının içerisine girmemesinin ülkesinin çıkarına olduğunu söylemişti.

PAŞİNYAN: ŞEHİTLERİMİZİN KALINTILARIYLA BİRBİRLERİNE VURUYORLAR
Paşinyan, uluslararası aktörlerin Ermenilerin yaşadığı tarihsel acıları birbirlerine karşı siyasi araç olarak kullandığını savunurken oldukça sert bir benzetmeye başvurdu.
Ermenistan Başbakanı, uluslararası aktörlerin “şehitlerin kalıntılarıyla birbirlerinin kafasına vurduğunu”, ancak bundan zarar gören tarafın yine Ermeniler olduğunu söyledi.
Paşinyan, Ermeni kurbanların hatırasının devletler arasındaki mücadelede adeta bir silaha dönüştürüldüğünü belirterek, sonuçlarına yine Ermeni toplumunun katlandığını savundu.
“ERMENİ SOYKIRIMI'NIN SİLAHLAŞTIRILMASINA SON VERMELİYİZ”
Paşinyan'ın açıklamasındaki en dikkat çekici siyasi mesaj ise “silahlaştırma” vurgusu oldu.
Ermenistan Başbakanı, tarihsel olayların başka ülkelerin güncel siyasi çıkarları doğrultusunda gündeme getirilmesine karşı çıkarak, “‘Ermeni Soykırımı’nı silahlaştırma sürecine son vermeliyiz” çağrısında bulundu.
Bu yaklaşım, Erivan'ın İsrail'in tanıma girişimine neden beklenenden daha mesafeli yaklaştığını da ortaya koyuyor. Paşinyan daha önce ABD'nin 2021'deki tanıma kararına olumlu karşılık vermişken, İsrail'in 2026'daki girişimine yönelik açıklamalarında özellikle siyasi araçsallaştırma riskine vurgu yaptı.

İSRAİL-TÜRKİYE GERİLİMİNİN GÖLGESİNDE GELEN KARAR
İsrail'in 1915 olaylarına ilişkin tutum değişikliğinin, Türkiye-İsrail ilişkilerinin ciddi biçimde gerildiği bir dönemde gerçekleşmesi de tartışmaların merkezinde bulunuyor.
İsrail hükümeti 28 Haziran'da tanımaya yönelik tasarıyı kabul ederken, kararın resmi devlet politikasına dönüşmesi için Knesset sürecinin tamamlanması gerekiyor. Paşinyan'ın açıklamalarında ise bu sürecin Ermenilerin tarihsel hafızasından ziyade ülkeler arasındaki güncel siyasi mücadelelerin parçası haline gelmesine yönelik açık bir rahatsızlık görülüyor.
Paşinyan'ın mesajı bu yönüyle İsrail'e yönelik sıradan bir diplomatik eleştirinin ötesine geçiyor: Erivan, Ermeni tarihinin Türkiye'ye veya başka bir ülkeye karşı kullanılabilecek jeopolitik bir koz haline getirilmesini istemediğini açık biçimde ortaya koyuyor.




