Devlet tarafından kapatılmayan ancak öğrencilerin tercih etmemesi nedeniyle fiilen işlevsizleşen bölümler; akademik kadrodan fiziki altyapıya kadar kamu kaynaklarının ne kadar verimli kullanıldığı sorusunu beraberinde getiriyor.
2025 ve 2026 YKS yerleştirmelerine ilişkin tabloda, çok sayıda devlet üniversitesindeki Fen Bilgisi Öğretmenliği programlarının yanı sıra Çevre Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Malzeme Bilimi ve Mühendisliği ile Kimya Öğretmenliği gibi programlara iki yıl üst üste öğrenci yerleşmediği görülüyor.
Ortaya çıkan durum yalnızca “tercih edilmeyen bölümler” meselesi değil. Çünkü öğrencisi bulunmayan bir programın akademik ve idari yapılanmasının sürdürülmesi, yükseköğretimde atıl kapasite ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı tartışmasını da beraberinde getiriyor.

TABELA VAR, ÖĞRENCİ YOK
Tablonun en çarpıcı tarafı, söz konusu programların resmen kapatılmış olmaması. Üniversite bünyesinde varlığını sürdüren bir program; akademik kadro, ders planlaması, idari süreçler, fiziki alan ve bazı bölümlerde laboratuvar ve teknik altyapı anlamına geliyor. Buna karşılık programa iki yıl boyunca yeni öğrenci gelmemesi, bu kapasitenin giderek daha büyük bölümünün atıl kalması riskini doğuruyor.
Başka bir ifadeyle devlet bölümü kapatmıyor ancak öğrenci tercihlerindeki değişim bölümü fiilen etkisiz hale getiriyor.
AKADEMİSYEN DEĞİL, AKADEMİK PLANLAMA TARTIŞILIYOR
Buradaki “akademik israf” kavramının akademisyenlerin varlığı üzerinden değerlendirilmesi ise yanlış olur. Asıl sorun, yıllarca eğitim ve araştırmaya yatırım yapılarak yetiştirilen akademik insan kaynağının öğrencisi bulunmayan programlarda yeterince etkin kullanılamaması.
Doktora eğitimini tamamlamış, belirli bir alanda uzmanlaşmış ve bilimsel üretim kapasitesine sahip akademisyenlerin atıl kapasite içerisinde bırakılması da başlı başına bir kaynak kaybı.
Dolayısıyla tartışılması gereken akademisyenlerin sayısı değil; akademik kapasitenin ülkenin ihtiyaçlarıyla ne ölçüde örtüştüğü.
AYNI BÖLÜM, ÇOK SAYIDA ÜNİVERSİTE, SIFIR ÖĞRENCİ
Özellikle Fen Bilgisi Öğretmenliği programlarında ortaya çıkan tablo dikkat çekiyor. Görseldeki verilere göre Aksaray'dan Amasya'ya, Bayburt'tan Düzce'ye, Ordu'dan Sivas'a kadar çok sayıda üniversitedeki aynı programa iki yıldır öğrenci yerleşmiyor.
Bir programın tek bir üniversitede öğrenci alamaması yerel koşullarla açıklanabilir. Ancak aynı bölümün farklı şehirlerdeki çok sayıda üniversitede aynı sorunla karşılaşması, meselenin artık bireysel üniversite tercihlerinin ötesine geçtiğini gösteriyor.
Bu durum, yükseköğretimde bölüm ve kontenjan planlamasının istihdam beklentileri, demografik değişim ve öğrenci talebiyle ne ölçüde uyumlu olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
DEVLET KAPATMIYOR, ÖĞRENCİLER FİİLEN KAPATIYOR
Asıl dikkat çekici dönüşüm de burada yaşanıyor. Geçmişte bir bölümün geleceği büyük ölçüde idari kararlarla belirlenirken bugün öğrencilerin tercih davranışları bazı programların kaderini doğrudan etkiliyor. Gençler mezuniyet sonrasında iş imkânı göremedikleri veya gelecek vadetmediğini düşündükleri programları tercih listesinin dışında bırakıyor.
Sonuçta hukuken açık, tabelası yerinde ancak yeni öğrencisi olmayan bölümler ortaya çıkıyor. Devletin kapatmadığı bölümleri, öğrenciler tercih etmeyerek fiilen kapatıyor.

KAMU BÜTÇESİYLE ATIL KAPASİTE SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Üniversitelerdeki her bölüm yalnızca bir eğitim programından ibaret değil. Akademik personelden binalara, laboratuvarlardan ekipmanlara, idari personelden enerji ve bakım giderlerine kadar geniş bir maliyet zincirinin parçası.
Bu nedenle iki veya daha fazla yıl boyunca öğrenci alamayan programların mevcut haliyle süresiz biçimde korunması, kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından sorgulanmaya açık.
Burada çözümün her öğrenci kaybeden bölümü doğrudan kapatmak olması da gerekmiyor. Üniversiteler arasında program birleştirme, belirli alanları belli üniversitelerde ihtisaslaştırma, akademisyenleri araştırma merkezlerine yönlendirme, kontenjanları yeniden planlama veya ihtiyaç duyulan yeni disiplinlere akademik geçiş imkânı sağlama gibi seçenekler bulunuyor.





