CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'de partisinin düzenlediği "Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye Buluşması" programında konuştu. Karşıyaka'daki Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu'nda adalet ve hak arayışını sürdüren ailelerle bir araya gelen Kılıçdaroğlu, devlet kurumlarının adaleti sağlamakla yükümlü olduğunu belirterek sert mesajlar verdi. Kılıçdaroğlu, adalet arayışının herkes için sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

"DEVLET ADALETİ SAĞLAYAN BİR KURUMDUR"

Ailelerin yaşadığı acıları dinlediklerini belirten Kılıçdaroğlu, devlet kurumlarının görevine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Aileleri dinledik. Acıları dinledik. Acının ne olduğunu yaşayanlar daha iyi bilir. Ama bizler acıları dinlerken vicdanımızın sesini de dinliyoruz. Neden bu acılar, neden bu felaketler ve aileler neden bu kadar zor durumda kalabiliyor? Ülkede hakim derseniz hakim var. Savcı derseniz savcı var, güvenlik güçleri deseniz güvenlik güçleri var, onların görevi ne? Onların görevi adaleti sağlamak, haksızlıklarla mücadele etmek, eğer bunlar olayları kapatmak gibi bir rol üstleniyorlarsa devlet büyük yara alır. Devlet dediğimiz kurum, adaleti sağlayan bir kurumdur. Onun liyakatli kadroları adalet için mücadele ederler. Yargıçlar yemin ederler. Savcılar aynı şekilde haksızlıkları araştırırlar. Ama olayları örtmek için savcı, hakim, avukat, işbirliği yaparsa orada hukuk yara alır. Daha doğrusu adalet dediğimiz kavram son bulur"

Bahçeli'den dikkat çeken Amedspor açıklaması: "Bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalışmaktadır"
Bahçeli'den dikkat çeken Amedspor açıklaması: "Bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalışmaktadır"
İçeriği Görüntüle

"TUNÇ SOYER İÇİN DE ADALET ARIYORUZ"

Kılıçdaroğlu, tutuklu eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer için de adalet talebinde bulunarak, "Tunç Soyer için de adalet arıyoruz. Herkes için aradığımız gibi onun için de adalet arıyoruz. Umarız kısa süre içerisinde adalet gerçekleşir" dedi. Kılıçdaroğlu, milli bilinç kavramının geçmişi ezberlemekten ibaret olmadığını belirterek, "Milli bilinç geçmişi ezberlemek değil, geleceğe karşı sorumluluk taşımaktır" dedi. Adalet kavramının önemine de dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "Adalet kutup yıldızı gibidir. Bütün kainat onun etrafında döner" ifadelerini kullandı.

UYUŞTURUCU KONUSUNA DİKKAT ÇEKTİ

Konuşmasında Türkiye'nin önemli sorunlarından biri olarak uyuşturucuya dikkat çeken Kılıçdaroğlu, uyuşturucu kullanımının ailelerde oluşturduğu yıkımı anlattı. Kılıçdaroğlu, uyuşturucu bağımlısı çocuğu nedeniyle büyük acı yaşayan bir annenin kendisine anlattıklarını aktararak şu ifadeleri kullandı:

"Binlerce evladımız bu belanın içinde. Acıları yaşayan bir annenin bana anlattığını sizlere anlatmak isterim. Oğlu uyuşturucu alışmış bir anne: Eşim emekli, ben ev kadınıyım. Akşam evimizin kapısını kapatıyoruz. Çünkü oğlumuz geldiği zaman bizden para istiyor. Uyuşturucuya alışmış. Şikayet ediyoruz içeri alıyorlar 3-4 gün sonra bırakıyorlar. Evde satılmadık hiçbir şey kalmadı. Bir anne evladının ölmesini istemez ama ben anne olarak evladımın ölmesini istiyorum."

Uyuşturucu ile mücadelede yalnızca sokaktaki satıcılara yönelik operasyonların yeterli olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, asıl hedefin uyuşturucu ağının üst kademeleri olması gerektiğini söyleyerek, "Uyuşturucu baronları kol gezerken, ilk halkayı yakalamak yerine son halkaya bakıyoruz. Son halka ki evladımız dakikalar içinde uyuşturucu satanı bulabiliyor. Dakikalar içinde uyuşturucu alabiliyor. Binlerce evladımız ve binlerce sokaktan uyuşturucu satanlar var. Peki ilk halkada kimler var? Kimler getiriyor bunu? Afganistan'dan, Güney Amerika'dan karaları, denizleri, ülkeleri aşarak nasıl uyuşturucu Türkiye'ye geliyor? Kimler bunları koruyor?" açıklamasını yaptı. Kılıçdaroğlu, siyasi otoritenin uyuşturucu ile mücadeledeki sorumluluğuna da vurgu yaparak, "İktidar sahipleri uyuşturucu baronları ile mücadele etmezse sonuç alamayız, sokaktakini yakalıyoruz. Asıl yukarıdakini yakalamamız lazım. İlk halkada onları yakalamamız lazım. O zaman Türkiye'de bu kötü beladan kurtulmuş olacak. Bunun için de devleti yönetenleri sorgulamamız gerekiyor" dedi.

"MAKUL OLAN İNSANI, ADALETLİ İNSANI, VİCDANLI İNSANI YAŞATMAMIZ GEREKİYOR"

Kılıçdaroğlu, gençlerin eğitim, liyakat ve istihdam imkanlarına sahip olmasının Türkiye'nin geleceği açısından önem taşıdığını belirtti. Bir ülkenin hazinesinin gençleri ve insanları olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"O nedenle insanımıza, gençlerimize, kadınlara, çocuklara hangi yaş grubundan olursa olsun hepsine sahip çıkmak zorundayız. Gençlerin eğitimini, liyakatini, iş istihdamını ve kendi ülkesinde bir gelecek kurmasını bir milli güç meselesi olarak görüyoruz. Eğer bunu yapabilirsek Türkiye çok ama çok önemli aşamalar kat edecektir. Şeyh Edebali diyor ki insanı yaşat ki devlet yaşasın. İnsanı ama hangi insanı? Makul olan insanı, adaletli insanı, vicdanlı insanı yaşatmamız gerekiyor ki devlet varlığını gösterebilsin."

Adaletin sağlanması için uyuşturucu baronları, yolsuzluk ve çıkar ilişkileriyle mücadele edilmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Adalet derken hepimiz için adalet, dünyadaki bütün canlılar için adalet, adaleti herkes için istemeliyiz. Eğer böyle bir adalet anlayışını pekiştirebilirsek Türkiye'de pek çok sorunu çözmüş oluruz" dedi.

"NEREDE BİR ADALETSİZLİKLE KARŞILAŞIRSANIZ BANA MUTLAKA HABER VERİN"

Adalet arayan ailelerin mücadelesine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, Türkiye'de çok sayıda ailenin adalet arayışında olduğunu söyleyerek, "Anneleri dinledik, babaları dinledik, kardeşleri dinledik. Her birisi büyük bir acı yaşıyor. Ama çok az kişiyi dinledik. 100 binlerce aynı acıları yaşayan aileler var. Yüz binlerce hani on binlerce de demiyorum yüz binlerce adalet arayan aileler var babalar var anneler var dedeler var çocuklar var gençler var hepimizin mücadelesi adalet üzerine inşa edilmek zorundadır" dedi. Kılıçdaroğlu, konuşmasının en dikkat çeken mesajlarından birini ise adalet çağrısı üzerinden şu mesajı verdi:

"Adaleti sağladığımız zaman bu ülkede kardeşliği de huzuru da barışı da her şeyi sağlamış oluruz. Konuşan her bir kardeşimiz Türkiye'nin farklı coğrafyalarından ama hepsi adalet istiyor. Hepsi bu ülkede huzur içinde yaşamak istiyor. Bizim temel hedefimizde adaleti sağlamak. Sizden isteğim, nerede bir adaletsizlikle karşılaşırsanız bana mutlaka haber verin. Mücadele adalet mücadelesidir. Hak mücadelesidir. Erdem mücadelesidir. Kişilik mücadelesidir. Biz bunu yapmak zorundayız. Adaletli olmak bütün kötülüklere karşı mücadele etmek demektir. Siz bütün kötülüklere karşı mücadele ediyorsanız, adaletin peşinde koşuyorsunuz demektir. Kişi yargıç oldu diye adaletli olmayabilir. Savcı oldu diye adaletli olmayabilir. Kapanan dosyaları biliyoruz. Ama yeni bir savcı geldiğinde adaletin peşinde koşan bir savcı geldiğinde dosyanın yeniden açıldığını ve adaletin nasıl sağlandığını da görüyoruz."

Kılıçdaroğlu, adalet arayışının ortak bir mücadele olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

"Ne demişti Mevlana? Adalet kutup yıldızı gibidir. Yerinde sabit durur ama bütün kainat onun etrafında döner. Bütün kainatı, bütün Türkiye'yi adaletin önünde dönmeye davet ediyorum. Beraber mücadele edeceğiz. Birlikte mücadele edeceğiz."

"SİYASET VURGUN YERİ DEĞİLDİR"

Kılıçdaroğlu, siyasetin kişisel çıkar aracı haline getirilmemesi gerektiğini belirterek sert mesajlar verdi. Kılıçdaroğlu konuya ilişkin, "Siyasetçinin görevi adaleti sağlamaktır. Siyaset zenginleşme aracı değildir. Siyaset dosyaları kapatma alanı değildir. Siyaset vurgun yeri değildir. Siyaset halka hizmet etme alanıdır. Ben de söz veriyorum, adalet gerçekleşinceye kadar bu ülkede bedeli ne olursa olsun bu kardeşiniz o bedeli ödeyecektir. Adalet için bedel ödemekten asla kaçınmayacağız" ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ