"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
İçeriği Görüntüle

CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararıyla yeniden genel başkanlığa getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 1995 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Genel Müdürü olarak görev yaptığı döneme ait televizyon programı kaydı arşivden çıkarıldı. HBB kanalında Masum Türker’in sunduğu Platform programına konuk olan Kılıçdaroğlu, o dönem Refah Partisi bünyesinde yükselen bir siyasi figür olan Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasal iletişim tonunun gerisinde bir profil çizerken, sosyal güvenlik kurumlarının mali yapısına dair veriler paylaştı.

Whatsapp Image 2026 05 23 At 18.05.26

"SORUNLARIN BÜYÜKLÜĞÜ SSK’NIN BÜYÜKLÜĞÜYLE PARALEL"

Program sunucusu Masum Türker'in, "Başında bulunduğunuz ve en büyük kesimi ilgilendiren Sosyal Sigortalar Kurumu açısından Türkiye'de nasıl bir sosyal güvenlik yapılanması söz konusu olmalıdır? Sizin kurumunuzun ve kurumun muhatabı olan işçi kesimi ile ilişkileri ve nihayet emeklilik hakkında kısaca özetler misiniz?" sorusuna o dönemki SSK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi:

"Türkiye'de sosyal güvenlik sistemi denince genelde akla Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı geliyor. Ama genelde sosyal güvenlik şemsiyesi dediğimiz zaman; kimsesiz çocukları şemsiyesi altında barındıran İş ve İşçi Bulma Kurumu, yardımlaşma vakıfları, oldukça geniş bir şemsiye. Ama Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 20'sinin hiçbir sosyal güvenliği yok. Yani bu insanlar ne emeklilik, ne sağlık, ne de diğer sigorta dallarının hiçbirisinden yararlanamıyorlar. Sosyal Sigortalar Kurumu bu çerçeve içerisinde Türkiye'de yaklaşık 24 milyon kişiye sosyal güvenlik hizmeti veriyor. 7 ayrı sigorta dalında sigorta hizmeti veriyoruz. Bunlar ağırlıklı olarak emeklilik ve yine ağırlıklı olarak sağlık sigortası bizim iki ana kalemimizi oluşturuyor. Sorunlarımızın büyüklüğü, Sosyal Sigortalar Kurumu'nun büyüklüğüyle paralel aslında. Büyük bir kuruluş olması nedeniyle sorunların da doğal olarak büyük olması, derinleşmesi bugün sosyal güvenlik sisteminde sarsıntıların olmasına, hatta genel bütçe üzerine çok ciddi bir yük niteliğine bunların bürünmesi, kavuşması sosyal güvenlik sorununu son yıllarda kamuoyunun gündemine getiriyor."

NÜFUSUN YÜZDE 20’SİNİN SOSYAL GÜVENCESİ BULUNMUYORDU

Yayınlanan kayıtta, o dönem Kılıçdaroğlu’nun yönetimindeki SSK’nın 24 milyon kişiye hizmet verdiği belirtilirken, ülke nüfusunun yüzde 20’sinin tamamen sistem dışında kaldığı ve hiçbir güvencesinin olmadığı bizzat kurumun en üst yöneticisi tarafından ifade ediliyor. Sağlık ve emeklilik sistemindeki sarsıntıların genel bütçeyi etkilediğini vurgulayan bu açıklamalar, Türkiye’nin 1990’lı yıllardaki sosyal güvenlik altyapısını ve dönemin kurumsal sorunlarını açıklıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ