2019 yılında 440 bin ton seviyesine çıkan toplam canlı ağırlık, 2025’te 239 bin tona kadar geriledi. Veriler, kilogram başına düşen alım gücünün yıllar içinde önemli ölçüde eridiğini ortaya koyuyor.

2019 ZİRVE, SONRASI GERİLEME

Grafiğe göre 2019 yılında toplam 440 bin ton canlı ağırlık ithal edildi. Bu dönem, son yılların en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti.

Ancak 2020 itibarıyla düşüş başladı. 2020’de yaklaşık 360 bin ton seviyesine gerileyen ithalat, 2021’de kısmi bir toparlanmayla 370 bin ton bandına çıksa da 2022’den itibaren yeniden düşüş trendine girdi.

2022 SONRASI HIZLI EROZYON

2022’de yaklaşık 360 bin ton olan toplam ağırlık, 2023’te 295 bin tona, 2024’te 270 bin tona geriledi.

2025 verisine göre ise toplam ağırlık 239 bin ton olarak gerçekleşti. Böylece 2019’daki 440 bin tonluk zirveye kıyasla yaklaşık yüzde 45’lik bir düşüş yaşandı.

AYNI DÖVİZE DAHA AZ KİLOGRAM

Veriler, “Canlı Ağırlık İthalatı vs. Ödenen Döviz” karşılaştırmasında kilogram bazında alım gücünün gerilediğini gösteriyor.

2026 enflasyon tahmini belli oldu: Türkiye G20'de ikinci sırada
2026 enflasyon tahmini belli oldu: Türkiye G20'de ikinci sırada
İçeriği Görüntüle

Başka bir ifadeyle; ödenen döviz miktarı artarken ya da yüksek seyrini korurken, elde edilen toplam canlı ağırlık azalıyor. Bu durum, ithalat maliyetlerinin yükseldiğini ve birim başına maliyetin arttığını ortaya koyuyor.

ÜRETİCİ VE TÜKETİCİYE ETKİSİ

Kilogram başına artan maliyet, hem üretici hem de tüketici fiyatlarını doğrudan etkiliyor.

Üretici açısından daha yüksek maliyet

Tüketici açısından daha pahalı et fiyatları

Kamu açısından artan döviz yükü

Uzmanlar, uzun vadeli çözümün ithalata bağımlılığı azaltacak yerli üretim politikalarından geçtiğini belirtiyor.

6 YILDA 200 BİN TONLUK FARK

2019 ile 2025 arasındaki fark 201 bin ton olarak hesaplanıyor. Bu tablo, yalnızca miktarsal düşüşü değil, aynı zamanda kilogram bazında satın alma gücündeki erimeyi de gözler önüne seriyor.

Ortaya çıkan veriler, döviz karşılığında alınan canlı ağırlığın her geçen yıl azaldığını ve ithalatın verimliliğinin sorgulanması gerektiğini ortaya koyuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ