Ankara’daki su sıkıntısı üzerinden hedef alındığını söyleyen ABB Başkanı Mansur Yavaş, tartışmanın siyasal polemiklere çekilmesini eleştirdi. Nefes gazetesi yazarı Mehduh Bayraktaroğlu’nun aktardığı görüşlerde Yavaş, konunun kişisel ya da yerel bir yönetim meselesi olarak sunulmasının gerçekleri çarpıttığını ifade etti.
“POLEMİK DEĞİL, İŞ ÜRETME DERDİNDEYİZ”
Yavaş, bazı siyasi aktörlerin Ankara’daki su sorununu tartışma başlığına dönüştürmek istediğini belirterek, “Bizim siyaset anlayışımızda polemik yok, iş yapmak var” dedi. Kendisine yöneltilen “su krizinden sorumlu” iddialarını asılsız olarak nitelendiren Yavaş, bu söylemlerin bilinçli bir dezenformasyon çabası olduğunu savundu.
“MESELE SADECE ANKARA DEĞİL”
“Ankara’da su sıkıntısı yaşanmıyor mu?” sorusuna yanıt veren Yavaş, sorunun tekil olmadığını vurguladı. “Yalnızca Ankara ya da Türkiye değil, dünya genelinde bir iklim kırılması yaşanıyor” diyen Yavaş, yağış rejimlerindeki değişimin ve artan tüketimin krizi derinleştirdiğini dile getirdi.
2050 TARTIŞMASI VE DEZENFORMASYON VURGUSU
Daha önce gündeme gelen “2050’ye kadar Ankara’nın su sorunu çözüldü” söylemlerine de değinen Yavaş, “Suyun damlası yokken bu tür iddialar ortaya atılıyor. Kamuoyuna sunulan bilgiler doğru değil, yanıltıcı” ifadelerini kullandı.
“KURAKLIK KAPIDA DEĞİL, İÇERİDE”
Bayraktaroğlu da yazısında Ankara’nın su sorununun artık belediyenin sınırlı imkânlarıyla çözülebilecek noktayı aştığını vurguladı. Baraj doluluk oranları, nüfus artışı ve tüketim alışkanlıklarının krizi kalıcı hale getirdiğine dikkat çekerek, kuraklığın “kapıda değil, kapıdan içeri girmiş” bir gerçeklik olduğunu yazdı.
ORTAK ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Bayraktaroğlu’na göre Ankara’nın kısa vadede rahatlaması için merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında siyaset üstü bir iş birliği gerekiyor. Bu süreçte “moderatör” rolünü üstlenebilecek isim olarak da Mansur Yavaş öne çıkıyor. Yavaş’ın mesajı ise net: Su krizi kişilere indirgenerek çözülemez; iklim gerçeğiyle yüzleşen, ortak ve bilimsel politikalar şart.




