Almanya'nın Münih kentinde artan su tüketimi nedeniyle uygulamaya alınan kapsamlı su kullanım kısıtlamaları, su yönetimi ve kuraklık riskini yeniden gündeme taşıdı. Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, Avrupa Birliği'nin kuraklık karşısında uyguladığı sıkı su talep yönetiminin Türkiye açısından da önemli mesajlar içerdiğini belirterek, iklim değişikliğinin etkilerine karşı su arz güvenliğini güçlendirecek adımların gecikmeden atılması gerektiğini söyledi.

Dikkat çeken Kılıçdaroğlu değerlendirmesi: O konuda Erdoğan’la omuz omuza hareket eder
Dikkat çeken Kılıçdaroğlu değerlendirmesi: O konuda Erdoğan’la omuz omuza hareket eder
İçeriği Görüntüle

Chatgpt Image 15 Tem 2026 15 08 01

MÜNİH'TEKİ SU KISITLAMALARI

Almanya'nın Münih kentinde günlük su tüketiminin 360 milyon litrenin üzerine çıkmasının ardından belediye, içme suyu, yer altı suyu ve yüzey sularının kullanımına yönelik bağlayıcı tasarruf tedbirlerini yürürlüğe aldı. Düzenleme kapsamında özel havuzların doldurulması, çim ve yeşil alanların sulanması, araçların ticari tesisler dışında yıkanması ile teras, çatı, avlu ve yolların suyla temizlenmesi yasaklandı. Kurallara uymayanlara ise 50 bin euroya kadar para cezası uygulanabilecek.

DURSUN YILDIZ: "AB KURAKLIĞA KARŞI SU'DA SIKI TALEP YÖNETİMİNE GEÇTİ"

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, Avrupa'da yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklığın ardından birçok ülkenin su kullanımını sınırlandırdığını belirterek, "AB kuraklığa karşı su'da sıkı talep yönetimine geçti" dedi.

Yıldız, Avrupa'da alınan önlemlerin yalnızca kuraklığa karşı bir tedbir olmadığını belirterek, "Bu durum AB'de su arz güvenliğinin ne denli tehdit altında olduğunu gösteren çarpıcı bir örnek oldu. Bu durum aynı zamanda AB'de risk yönetiminin kriz oluşmadan katı bir şekilde uygulandığını da gösterdi" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'DE ARZ VE TALEP BİRLİKTE YÖNETİLMELİ"

Avrupa'da uygulanan sert su tasarrufu önlemlerinin Türkiye açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Yıldız, "Bu durum Türkiye'de de özellikle büyükkentlerimizde kurak dönemlerden önce arz ve talebin birlikte yönetilmesinin gerektiğini açıkça ortaya koymuştur" diye konuştu.

Türkiye'nin bu yıl yağışlı bir dönem geçirmesinin uzun vadeli güvence oluşturmadığını vurgulayan Yıldız, "Türkiye'nin bu yıl yaşadığı yağışlı dönem su arz güvenliğimizin garantisi değildir. Bu durum su yönetimini ve su kullanıcılarını rehavete düşürmemelidir" dedi.

Chatgpt Image 5 Tem 2026 15 11 24

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI DİRENÇ VURGUSU

İklim değişikliğinin etkilerinin Türkiye'de giderek daha fazla hissedildiğini belirten Yıldız, mevcut yasal ve kurumsal hazırlıkların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yıldız, "Türkiye'de iklim değişikliği etkisi ile aşırı meteorolojik olaylar artmaktadır. Bu belirsizliklere karşı yasal ve kurumsal olarak direncimizi artıracak tedbirlerin tümünü uygulamaya maalesef koyabilmiş değiliz" değerlendirmesinde bulundu.

Su arz güvenliğinin birçok sektörü doğrudan etkilediğine dikkat çeken Yıldız, "Bu durum başta su arz güvenliğimizi etkilemekte ve tarımsal üretim başta olmak üzere birçok sektörde kırılganlığımızı artırmaktadır" ifadelerini kullandı.

"BARAJLAR DOLU OLSA DA SUYU VERİMLİ KULLANMALIYIZ"

Önümüzdeki dönemde sıcak hava dalgalarının etkisinin artacağına işaret eden Yıldız, su kaynaklarının dikkatli yönetilmesi gerektiğini belirtti.

Yıldız, "Ülkemizde bölgesel kuraklıkların sıklığı ve şiddeti artarak sürecektir. Bu koşullar barajlarımız geçen yıla nazaran daha dolu olsa da, her zaman su yönetiminde verimli ve su kullanımında dikkatli olmamız gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır" dedi.

Su yönetiminde uzun vadeli planlamanın önemine işaret eden Yıldız, Türkiye'nin iklim değişikliğine karşı kırılganlıklarını azaltacak politikaların hızla hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Muhabir: Yaren Tekin