Türkiye'nin "çok kabiliyetli ve Batı ile entegre" bir müttefik olduğunu vurgulayan Whitaker, Kongre'nin endişelerine rağmen Trump'ın doğru şartlarda bir anlaşma sağlayacağına inandığını belirtti. Satış sürecinin yasal şartlara ve zamana bağlı olduğunu hatırlatan Büyükelçi, S-400 konusunun hala kritik bir ön koşul olduğunun altını çizdi.
"TÜRKİYE ÇOK KABİLİYETLİ BİR MÜTTEFİK"
NATO Zirvesi sonrası değerlendirmelerde bulunan Matt Whitaker, Türk ordusunun yeteneklerine ve Batı savunma dokusuyla olan entegrasyonuna dikkat çekti. ABD ile Türkiye arasındaki stratejik ilişkinin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Whitaker, F-35 programının yeniden masaya yatırılmasının müttefiklik ilişkileri adına olumlu bir adım olabileceğini işaret etti.

TRUMP'IN MÜZAKERE STRATEJİSİ
Whitaker, F-35 satışının önündeki en büyük engelin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemleri olduğunu bir kez daha hatırlattı. Başkan Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bu durumu aşmak için müzakereleri yürüttüğünü belirten Whitaker, "Başkan Trump, doğru anlaşmanın yapılmasını sağlayacaktır" diyerek yönetimin konuya yaklaşımını özetledi. Satışın önündeki yasal engellere rağmen, yönetimin çözüm odaklı olduğunu gösterdi.
TESLİMAT SÜRECİ ZAMANA YAYILACAK
Büyükelçi Whitaker, bir anlaşmaya varılsa bile teslimatın "hemen yarın" olmayacağını vurguladı. Sürecin yasal şartların yerine getirilmesi, programın teknik gereklilikleri ve teslimat takvimi çerçevesinde zamana yayılacağını belirten Whitaker, Türkiye'nin programa geri dönmesi için gereken adımların atılması gerektiğine işaret etti.
KONGRE'NİN ENDİŞELERİ VE S-400 KRİTERİ
2020 yılında Kongre tarafından kabul edilen ve Türkiye'nin S-400'ler nedeniyle F-35 programından çıkarılmasını zorunlu kılan yasaya değinen Whitaker, ABD'nin güvenlik endişelerinin devam ettiğini kabul etti. Ancak Trump yönetimi ile Kongre arasındaki yaklaşım farkının, Türkiye ile yürütülecek yeni bir diplomatik trafikle aşılabileceği yönündeki beklentiler güçleniyor.





