Ankara'nın ev sahipliği yaptığı NATO Liderler Zirvesi'nde liderlerin verdiği aile fotoğrafı, diplomatik kulislerde en çok konuşulan karelerden biri oldu. Zirveye katılan ülkelerin büyük bölümü tek lider tarafından temsil edilirken, Çekya'nın hem Cumhurbaşkanı Petr Pavel hem de Başbakan Petr Fiala ile Ankara'ya gelmesi dikkat çekti. İki liderin farklı uçaklarla başkente ulaşması ve aile fotoğrafında birbirlerinden uzak noktalarda yer alması, ülkedeki siyasi anlaşmazlığın uluslararası platforma yansıdığı yorumlarına neden oldu.

ÇEKYA ZİRVEYE İKİ AYRI LİDERLE KATILDI
NATO Liderler Zirvesi'nde alışılmışın dışında bir tablo ortaya çıktı.
Çekya, zirvede hem Cumhurbaşkanı Petr Pavel hem de Başbakan Petr Fiala'nın yer aldığı iki ayrı heyetle temsil edildi. Bu durum, zirvenin en dikkat çeken diplomatik gelişmelerinden biri olarak değerlendirildi.

LİDERLER FARKLI UÇAKLARLA ANKARA'YA GELDİ
Çekya Başbakanı'nın heyeti Ankara'da Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından karşılandı.
Kısa süre sonra Esenboğa Havalimanı'na inen Cumhurbaşkanı Petr Pavel'i ise Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy karşıladı.
İki liderin aynı ülkeyi temsil etmelerine rağmen farklı uçaklarla Ankara'ya gelmesi, siyasi kulislerde çeşitli değerlendirmelere yol açtı.

KATILIM TARTIŞMASI MAHKEMEYE TAŞINMIŞTI
Çekya'da NATO Zirvesi'ne kimin katılacağı konusu daha önce siyasi krize dönüşmüştü.
İddialara göre Başbakan'ın, Cumhurbaşkanı'nın zirve heyetinde yer almasına sıcak bakmaması üzerine konu Anayasa Mahkemesi'ne taşındı.
Mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararının ardından Cumhurbaşkanı Petr Pavel'in de resmi heyette yer almasının önü açıldı.

AİLE FOTOĞRAFINDAKİ MESAFE DİKKAT ÇEKTİ
Zirve sonunda çekilen geleneksel aile fotoğrafında iki liderin birbirinden oldukça uzak noktalarda konumlanması da gözlerden kaçmadı.
Diplomatik çevrelerde bu görüntü, Çekya'da yaşanan siyasi gerilimin sembolik bir yansıması olarak yorumlandı.
PAVEL'DEN "ANAYASAL SORUMLULUK" VURGUSU
Eski bir general olan Cumhurbaşkanı Petr Pavel, zirve öncesinde yaptığı açıklamada NATO liderleriyle doğrudan temas kurmanın anayasal sorumluluğunun bir parçası olduğunu ifade etmişti.
Pavel, Ankara'da müttefik ülkelerin liderleriyle birebir görüşmeler gerçekleştirmeyi ve ittifakın geleceğine ilişkin değerlendirmeleri ilk elden dinlemeyi amaçladığını dile getirmişti.





