ABD–İsrail ile İran arasında süren çatışmaların gölgesinde Türkiye’de güvenlik ve savunma politikaları yeniden tartışma konusu olurken, muhalefetten de dikkat çeken değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi İsmail Yücel, Türkinform’a yaptığı açıklamada Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendirdi. Yücel, “Orta Doğu’da yaşanan son gelişmeler bölgesel gerilimi tehlikeli bir şekilde tırmandırmaktadır. Egemen bir devlet olan İran’a yönelik askeri müdahaleler, uluslararası hukukun temel ilkelerini yok saymaktır. Bu tür adımlar, zaten kırılgan olan bölgesel dengeleri daha da istikrarsız hâle getirme riski taşımaktadır” dedi.
“TELAFİSİ OLMAYAN KIRILMALARA SEBEP OLUR!”
İran’da bir kız ilkokulunun hedef alındığını ve 160 masum kız çocuğunun yaşamını yitirdiğini anımsatan Yücel, “Saldırıların daha ilk gününde füzelere hedef yapılarak 160 masum kız çocuğunun katledilmesi utanç verici bir insanlık suçudur. Türkiye’nin önceliği; çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını önleyen, diplomasi ve uluslararası hukuk zeminini güçlendiren bir yaklaşım olmalıdır. Ancak, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirilen bu saldırılara karşı aziz milletimizin duygularına, hassasiyetine uygun bir yerde durmalıyız. Cumhurbaşkanı ve iktidar yetkililerinin sessiz kalması ileride telafisi imkânsız kırılmalara sebep olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
ÇOK BOYUTLU DIŞ POLİTİKA ÖNERİSİ
İYİ Partili Yücel, Türkiye’nin savaştan nasıl etkilenebileceği ile ilgili de şu görüşleri paylaştı:
“İran ve Gazze merkezli çatışmalar, Orta Doğu’nun güvenlik mimarisini yeniden şekillendiren gelişmelerdir. Türkiye açısından bu süreç; güvenlik risklerinin artması, enerji fiyatlarında dalgalanma ve ticaret yollarında belirsizlik gibi sonuçlar doğurabilir. Bununla birlikte Türkiye’nin diplomatik kapasitesi ve bölgesel aktörlerle kurduğu ilişkiler, barış ve arabuluculuk rolü üstlenmesi açısından önemli fırsatlar da sunmaktadır. Bu nedenle Türkiye’nin akılcı, dengeli ve çok boyutlu bir dış politika yürütmesi her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.”
“TÜRKİYE’NİN ÇOK KATMANLI SAVUNMA MİMARİSİ KURMASI ŞART”
Geçtiğimiz günlerde İran’dan gönderilen füzelerin Türkiye sınırlarına düşmesi ile ilgilide Yücel, “Bölgede füze ve hava tehditlerinin giderek arttığı bir dönemde güçlü bir hava savunma sistemine sahip olmak artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Türkiye’nin kendi hava savunma kapasitesini geliştirmesi ve çok katmanlı bir savunma mimarisi oluşturması hayati önem taşımaktadır. Bu çerçevede savunma sanayi projelerinin hızlandırılması ve caydırıcılığın güçlendirilmesi Türkiye’nin güvenliği açısından kritik bir zorunluluktur” ifadesini kullandı.





